Uzun zamandır aklımdaydı. Fırsat bulamamıştım bir türlü
yazmaya. Ara sıra yazılarımın arasında bahsi geçse de yarım kalmıştı her
seferinde. Çağımızın en büyük vebalarından birinden bahsediyorum. Özgürlük
diyorlar adına. Ne demek olduğunu bilmiyorlar. Bilseler hiç yaparlar mıydı
Günümüzde kullanım alanlarına bakalım isterseniz.
Özellikle gençlerin kanını zehirliyor bu kelime. Eve geç gitmeyi, gece
yarılarına kadar dışarıda takılmayı özgürlük sayıyor. Kendisini şekilden
şekle sokmayı, kulağında dört delik açmayı. Bunlar hadi masum diyelim. Cinsel
ahlaksız tercihlerini de bu kelimenin ardına itiyor. Bir kadın metalaşmasının
normalini bu kelimenin bünyesinde bulduğunu sanıyor. İnsan olmaya muhalefet
eden her durumun tanımı olmuş özgürlük ! yazık.
İçgüdüyü tanımlamak için Sigmound cuğuma sığınanların
ahır kalabalığı yapmasını yadırgamak hata belki. İçgüdüsel olanla tercihleri
birbirine karıştırdı densiz. Kadınları soydu, gençleri ahlaksızlaştırdı,
sapıkları ve sapkınları besledi fikirleriyle. Zehirledi desem daha doğru olacak
sanırım. Oysaki açmak değil, örtmektir içgüdüsel olan. Bizi yaratan, ilk
insanın halinden vermişti bu tanımı; Cennetten çıkarılınca onlara mahrem
yerleri gösterildi. Utanarak yapraklarla örtmeye çalıştılar! mini etek giyen
özgürlerin ikide bir eteğini çekiştirmesi de bu yüzdendir. Sapkınların yaptığı
ise insanlığa ve fıtrata savaş açmaktan başka bir şey değildir!
Sadece sapkın mevzular değil özgürlük kelimesinin
ardına saklanan. Herkes her fikrini istediği gibi dile getirebilir
zannediliyor. Bizi birey yapmaya çalışan sistem, tek başına bıraktığı insanın
karakterini daha kolay bozabiliyor çünkü. Özgürlük alanı geniş bir alandır. Ve
ne yaparsanız yapın sizin özgülüğünüzden mutlaka bir başkası zarar görür. Bu
kelime insani değildir çünkü. Özgürlük dediğiniz şey şeytanın cennet
konuklarına yasak meyveyi yedirmesidir!
Özgürlük kelimesinin kuşatıcı bir tanımı yoktur. Kaideler
silsilesine bağlı değildir. Kaidesi olmayanın kuramı olabilir mi Sadece
içgüdüleriyle hareket eden canlılar sadece hayvanlardır. İnsanı hayvandan
ayıran ise kaideler ve tercihlerdir. Kul olabilmenin en büyük özgürlük
olduğunu söylesek yanılmış olmayız.
Kulluk gemide olmak, özgürlük dağa güvenmektir!
Kul olmayı gericilik ve yobazlık addediyorlar bir de.
Utanmıyorlar. Özgürlük dediğiniz de bir nevi kulluktur. Toplumsal düzeni
bozmaya çabalayan, insani tavırlara savaş açan şeytana kulluk yapmaktır
aslında. İnsana yakışmayan hiçbir tavır, onu hayvandan ayıran özelliklerin yok
sayılması süslü tanımlarla masumlaşamaz.
Kulluk, Hicret e razı olmak, özgürlük putlara
güvenmektir!
İradesini pazara çıkarmış, kalabalığın yaşadığı şekli
muasır medeniyet zannederek yaşamaya koyulmuş insancıkların bir süre sonra
akıllarını hiç kullanamadıklarını, refleksleriyle hareket ettiklerini
görürsünüz. Sayısal çoğunluğunu, popüleriteyi kaide kabul ettiğinde, bireysel
çıkarlarının önceliği gözünü perdelediğinde ve muteber sayıldığında özgürlük
dediği kavramı yüceltmesi de kolaylaşır. Teknoloji bu kadar gelişmemişken
insanlar seneler boyu ve nesiller boyu geleneklerini aktarabilmişlerdir. Düzen,
böyle kaim olur. Teknolojinin geldiği nokta ise sadece emperyal bir kafanın,
Özgürlük kelimesi altında savaş ilan etmesi ve yenilgiye gönüllü olmamızı
sağlamasından başka bir şey değildir! 20 sene öncesinin adli olaylarıyla bugün
yaşananları karşılaştırsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Biz bu kadar
ahlaksızlığı nereden öğrendik Eşcinselliği, aile dışı ilişkileri, kadının
yaşam alanlarını genişletmeyi, gençleri flörte bulaştırmayı, gece hayatını,
alkolü, uyuşturucuyu nasıl öğrendik Tüm bu saydıklarımı savunanlar özgürlük
kelimesinin ardına saklanarak yaptılar mı, yapmadılar mı
Kadının özgürlüğünü savunan yok. Sizi aldatmışlar. Pazar
oluşturmak diye bir şey var. Kadınlara sürekli çirkin olduklarını hatırlatarak
kozmetik satmak var. Kışın hamur işi ekleri verip, yazın bikiniye sığmak için
plates eki satmak var. Yani sana biçilen özgürlüğün banknot değeri var. Kusura
bakma ama sen özgür değil, kapital sistemin kölesisin.
Gençlerin özgürlüğünü düşünen yok. Ne kadar erken flörte
başlarsanız o kadar erken başlarsınız sevgililer günü kutlamaya. Tarihini,
hediyeyi, hangi filme gidileceğini bile başkasının belirlediği bu tüketim
tezgâhının adı nasıl olur da Özgürlük olur Benim aklım almıyor.
Sizde yapabilirsiniz bu sağlamayı. Adına Özgürlük denen
ne kadar mefhum varsa mutlaka banknota ulaşırsınız. Geriye de aklını
kullanmaktan aciz, içgüdüleriyle yaşadığını ve özgür olduğunu zanneden köleler
kalır.
Size bir sır vereceğim ama aramızda kalmasın! İnsanı
insan yapan en büyük özgürlük, kulluktur! Sakın ha herkese anlatın
Kalbinizin sahibine emanet olun
Eyvallah!!!