HAZRETİ Peygamber, bir kabilenin talebi üzerine
sahabelerinden bir kısmını İslam ı öğretmeleri için göndermişti. Ancak Maun
kuyusu denen yere gelindiğinde, sahabelere tuzak kurulmuş ve yetmiş sahabeden
biri hariç hepsi şehit edilmişti. Şehadeti bekleyenlerden biri de Amir bin
Füherrre idi Derin bir sessizlik hakimdi. Amir Bin Füherre, dava kardeşleri
gibi tuzağa düşürülmüş ve şehadeti bekliyordu. Maddi dünyanın gözlüğü ile
baktığınızda, ölüme giden kişinin korku ve tedirginlik içinde olduğunu ve
etrafına yalvarmaklı gözlerle baktığını düşünebilirsiniz. Kolay değil, insanın
en değerli varlığı canıdır . Ama o, kendisini İslam a çağırdığı Cabbar bin
Sülma nın yüzüne bakıyor ve yüreği ile korkusuzluğunu haykırıyordu Arkadaşları
şehadetin yolunu çoktan tutmuşlardı, o da az sonra bu kervana katılacaktı
Kendisini şehit etmek için bekleyen kişinin yüzüne baktı ve Vallahi kurtuldum,
işte şimdi kazandım diye bağırdı Bu ses, bu çıkış, oradakilerin bütün
belleğini alt üst etmiş ve başında bekleyen Cabbar bin Sülman, kazanacak taraf
ben değil miydim diye düşünmeye başlamıştı. O ise asıl şimdi kazandım diyerek
gerçek zafere yani şehadete yürümüştü. Elbette kazanan şehitlerdi ve onlar
Allah ın rahmeti ile mükafatlandırılmışlardı
Mısır da kardeşlerimizin şehadet haberlerini aldığımda,
Vallahi şimdi kazandım diye bağıran o sahabenin sesini işitir gibi oldum Göz
vardır kaybedenle kazananın ayırdına varır ve kazanın yanında yer alır. Göz
vardır şaşı bakar ve kayıpları kazanç gibi görür. Kör dünyanın önünde şehit
edilen kardeşlerimiz, kazananlar kervanına katılırken geride kalanlar küçük bir
dünya menfaati için sürüklenmeye devam ediyorlar. Ama bilinen bir gerçek var;
kazanan onlar .
Diktatörlerin silahları, şehitlerin bıraktığı mesajları
ile geçerliliğini kaybediyor Ölümün öldüğü yerde korku yoktur çünkü Korkmayan
insana siz ne yaparsınız
Eğer silahlarınız, tehditleriniz, aç ve yoksun bırakmanız
ve her türlü baskı ve dayatmalarınız, Lailahe İllallah diye yola çıkan bir
toplumu yollarından çeviremiyorsa siz bu insanları nasıl vazgeçirebilirsiniz
Eğer, inanan bir topluluk, kefenlerini alıp, karanlığı
yırtarak yürüyor ve ölüme meydan okuyorsa siz bu insanlarla nasıl müdahale edebilirsiniz
Her şeyden vazgeçip Hakk ın yoluna koşan bir topluluğu ne
ile korkutabilirsiniz Nasıl vazgeçirebilir ve neler yapabilirsiniz En
gelişmiş savaş teçhizatlarınızı dahi hiçe sayan bu insanlar karşısında bütün
çarelerinizin tükendiğini hissediyor ve zayıflığınızı öldürerek ortaya
koyuyorsunuz öyle değil mi Çok yazık!
Gece, yalnızlık, ölüm ve kan ! Allahım bu şafak vaktinde
hakkı ayakta tutmak için yollara çıkanların sen yardımcı ol!
Bir müslümanın onuruna, şahsiyetine ve varlığına yapılan
saldırı bütün İslam aleminin kolektif bilincine ve hafızasına yapılmaktadır. Bu
yönüyle Mısır da ve dünyanın en ücra köşelerinde Müslümanlara yapılan haksızlık
hepimize yapılmaktadır. Zira saldırı bu insanların bedenlerini değil bizatihi
inandıkları değerleri hedef almaktadır.