Herkes biliyor ki, Batının ebedi dostları yok, ebedi
çıkarları vardır. Böyle bir batı varken dünyaya adaletin ve huzurun gelmesi
mümkün değildir. Sonuç olarak batı kendi halkının menfaatlerini korumak ve
halkının refahını arttırmak için İslam ülkelerinin yer altı zenginliklerini
kendi ülkesine akıtmak zorundadır. Bunu yaparken sömürerek ve köleleştirerek
yapmıştır. Amerika nın petrol rezervleri hızla azalmaktadır. Amerika nın
küresel üstünlüğü, Avrasya ve özellikle Ortadoğu enerji kaynaklarının
kontrolüne bağlıdır. Amerika, bu amaçla Irak ta başlattığı kaosu dünyaya
yayabilir. Gelişmiş ülkeler tarafından bilinen bir gerçek var ki, 21.Yüzyılın
yarısında büyük enerji açıkları meydana gelecektir. Bundan dolayıdır ki, Kuzey
Afrika ve Ortadoğu bölgesinin küresel enerji tüketimini karşılayan en önemli
coğrafya olacağı kesindir. BOP un, aslında bölgenin sahip olduğu enerji
kaynaklarını ve ulaştırma hatlarını kontrol amaçlı geliştirilmiş bir proje
olduğu anlaşılmaktadır. ABD için durum böyleyken, bu durum Avrupa içinde farklı
değildir. Sonuç olarak Avrupa nın da enerjiye ihtiyacı vardır. Türkiye nin
enerjiye ihtiyacı yok mudur Tabi ki vardır! Yıllardır ülkemizde uygulanan
politikalar yüzünden komşularımızla ilişkilerimiz gelişmemiştir. Rusya ile
görüşme Komünizm gelir. İslam ülkeleriyle görüşme Şeriat gelir! Diyerek
bizi içimize kapattılar. Biz içimize kapanırken, İngiliz Shell Arap dünyasıyla
petrol anlaşmaları yapıyordu. Batı ülkeleri enerji anlaşmaları yaparak ve
enerji nakil yollarını tutarken, İçimizdeki hainler, kaos çıkararak darbe
yapıyorlardı. Türkiye nin büyümesini değil de küçük olsun, benim olsun
mantığıyla hareket edip durdular.
Gözyaşı dinmeyen İslam ülkelerinin tarihine baktığınızda
batı tarafından sömürülen ülkeler olduğunu görürsünüz. İstanbul un doğusunda
bitmeyen oyun yüzyıllardır sürmektedir. Birlik ve beraberliği yakalayamadığımız
sürece de bu oyun oynanmaya devam edecektir. Almanya nın geleceği nerede
yatıyor Doğu da Türkiye de Mezopotamya da Alman yayılmacılığının öncü
propagandacısı Dr. Paul Rohrbach ın sözlerinden de anlaşılmaktadır ki, batı
geleceğini doğu da gördüğü sürece asla doğudan vazgeçmeyecektir. Gezi
eylemlerinin arka planında Almanya nın etkin olmasının sırrı bu sözde saklıdır.
Avrupa sahip olduğu refahı kaybetmektedir. Elde ettiği refah Afrika ve
Ortadoğu yu sömürmesiyle elde etmişti. Fakat küreselleşen dünyada halklar
uyanmış ve kendi bağımsızlıkları canları bahasına korumaya kararlıdırlar.
Mısır da darbe karşıtlarının meydanları terk etmedikleri bunun bariz
örneklerinden biridir.
İngilizlerin önerisiyle 22 Mart 1945 te Mısır ın girişimi
ile 7 Arap ülkesi tarafından Arap Birliği kurulmuştur. Bugün üye sayısı 22
olan Arap birliği Son 30 yıldır Araplar arasındaki problemlere, mezhep
çatışmalarına ve iç savaşlara hiçbir katkı sağlayamamıştır. Birlikte ilk ciddi
çatlak Mısır ın İsrail ile 1978 de yaptığı Camp David antlaşmasından sonra
gerçekleşti. Bundan dolayı kurucu üye olan Mısır ın üyeliği askıya alındı. Mısır ın Arap konseylerinde bulunmaması liderlik
boşluğu ortaya çıkarmıştır. Bu boşluk bölgesel çıkarları temsil eden güçlü
kuruluşlar meydana getirdi ve bunlar da, Arap dünyasını küçük kapalı siyasi
çevrelere böldü. Petrol üreten kabileleri temsil eden Körfez İşbirliği
Konseyi bunlardan ilkiydi. Bunu, genellikle Güney Avrupa ile bağlantılara önem
veren Kuzey Afrika Arap ülkeleri örgütü Mağrib Konseyi izledi. Irak, Ürdün,
Mısır ve Yemen i birleştiren Arap İşbirliği Konseyi diğer kuruluşlara tepki
olarak doğmuştur. Ve böylece kendi içerisinde Arap birliği bölünmüş, Batının
sömürebileceği ve istediği gibi kaos oluşturabileceği bir hale gelmiştir.
Kısacası Yumuşak lokma haline getirilmiştir.
Derhal ve hızlı bir şekilde İslam Birliği kurulmazsa Arap
halklarının mutsuzluğu, Batı halkları ile birkaç kralın mutluluğuna
dönüşecektir. İslam Birliği nin kurulması için kaç bin Müslüman ölmesi
gerekiyor Amerika ve onun oluşturacağı koalisyon güçleri, Suriye ye vurmaya
hazırlanıyor! Bu savaşın galibi kim olacak sanıyorsunuz. ABD nin amacı belli:
Suriye de ne Müslüman gruplar, ne de İran-Hizbullah inisiyatifi ele geçirsin.
Aynı Afganistan ve Irak gibi Suriye yi de sonu belirsiz bir kaosa
sürüklenebilir. Suriye de herkes kaybetti. En başta Türkiye, İran, İslamcılar,
Şimdilik krallar, emirler, şeyhler, İsrail ve belki de bölgede yerleşmeyi
planlayan post modern Haçlılar kazanmış görünüyor. Suriye de sivil muhalefet
silahlandırılmamış olsaydı, diplomatik yollar denenseydi belki Suriye de sonuç
çok farklı olacaktı. Suriye de ve Mısır da demokratik düzen kralları korkuttu.
Sıra onlara gelebilirdi. Onlar mevcut sistemi korumak istiyorlardı. Ne
gelirleri ne de krallıklarının sonu gelmemeliydi. İslam dünyası bir olup bu
sorunları çözemiyorsa, Bu durum Batılı güçlerin asker işgalini biraz daha
güçlendirir. Bu da İsrail in kazanması demektir. İngiltere, Suriye ye müdahale
etmek istemedi. Çünkü Suriye bataklığına girdiğinde çıkamayacağını gördü. Bunun
yanı sıra savaşın bir ekonomik yükü de olacaktı. Malumunuz Avrupa da ekonomik
sıkıntı devam etmektedir. Amerika, dünyanın en büyük sömürücüsü olan
İngilteresiz kaldı Rusya ise; müdahale edilmesine yeşil ışık yaktı. Bunun
nedeni, İngiliz The Telegraph gazetesinde çıkan Ambrose Evans-Pritchard imzalı
bir habere göre Suudi Arabistan, Suriye yi bırakması durumunda Rusya ya gizli
bir petrol anlaşması teklif etti. Gazete bu iddiasını, Suudi Arabistan
istihbaratının başındaki isim olan Prens Bandar bin Sultan ın Rusya Devlet
Başkanı Vladimir Putin le kapalı kapılar ardında yaptığı bir görüşmeye
dayandırıyor. Bu iddia doğruysa gerçekten vahim bir durum söz konusu. Suudi
Arabistan krallığını korurken, Rusya ise petrolü bedavaya getirmeye
çalışmaktadır. Erbakan hoca boşuna dememiş Siyonizm timsah gibi, alt çenesi
Avrupa Birliği dir. Kuyruğu İsrail dir. Gövdesi bir takım Müslüman ülkelerin
yöneticileri, medyacıları, işadamları, işbirlikçileridir. Siz bu ifadenin neresindesiniz