Siyonizm ve emperyalizm durmuyor, insanlık özellikle Müslümanlar uyuyor

Abone Ol

Bu uzun başlık, yazılacak olanların tamamını bir bakıma özetliyor. Bir slogan atar gibi yapıp altını doldurmadan kabuğumuza çekilmek gibi bir durum söz konusu oluyor. Sabrımız ve kalemimiz bizim silahımız. Her bir insanın yapabilecekleri var. Bu da bizim görevimiz. İnsanlığın uyanışı için bir çaba içindeyiz. Ne yazık ki bunun etkisi de bir yere kadardır. Ancak bu böyle oluyor diye oturup susacak değiliz. Gücümüzü hemen her alanda ortaya koymakla yükümlüyüz. Çünkü bu büyük dramın oluşmasında her insanın payı var. Susanlar, ilgisiz kalanlar, umursamayanlar, önemsemeyenler ve hatta sevinip de dünyalarını yaşayan herkes için sorumluluk bulunuyor.

Müslümanlar ise kendilerine yükümlenen sorumluluk ile daha çok sorumludurlar. Çünkü kendilerine verilen bir görev var. Nasıl ibadetlerini yapıyorsa insanlık için, insanlık adına hemen her alanda varını yoğunu ortaya koymak zorunda.

Üstelik kimi şu sağcı, muhafazakâr, Batı ruhunu özümsemiş olanlar, işin tuhafı bunu bile bir senaryo gibi görüyorlar. Güya Filistinli mücahitler kasıtlı olarak bu direnişi başlatmışlar. Güya liderlerini ve önderlerini öldürsünler diye, hatta Siyonizm’in hizmetindedirler diye. Bunu yapanlar da güya aklı başında olanların öncülük etmesinden kaynaklı. Siyonizm ve emperyalizm olgusunu hiç düşünmeden, göz önüne getirmeden bu soysuz düşünüşlerini ifade edebiliyorlar. Burası biraz değil, çokça öfkeli oldu.

Sabır da bizim güçlü bir silahımız. Direniş ve yaşayış açısından. Üstad Necip Fazıl’ın Sabır Taşı adında bir piyesi var. Sabrın da sınırları bir yere kadardır. Durup beklemek, teslim olmak için değil, gücünü ortaya koyup direnmek adına sabır. Zorluklara ve çileye dayanmak ve direnmek için sabır.

Bu aralar Siyonizm Cenin bölgesine yöneldi. Adım adım diğer bölgelerde kendine göre temizlik yapıyor. Bir babanın şehit olan üç çocuğunun başında kimi kolları arasındaki çaresizlik karesini görünce insanın içi parçalanıyor. Bu bir baba, yürek acısı çok ağır. Bu, sadece onun çocuklarıyla ilgili değil. Aksa Tugaylarından gelen kimi görüntüler iç parçalayıcı. Sokakta cenazeler, yıkılan evler, binalar... Amaçları Filistin bölgesinin tamamını temizlemek. Buna karşın Filistinli mücahitler artık Müslümanlardan ve hele hele liderlerinden umutlarını iyice kesmişler. Onlardan bir şey çıkmayacağını biliyorlar.

İletişim araçları da Siyonizm’in elinde olunca bilgiler sağlıklı ulaşmıyor. İnsanlık bir anlamda tam anlamıyla neler olup bittiğinin farkına bile varamıyor. Hele Müslümanların ideolojik körlükleri, saplantıları da onları tam anlamıyla duyarsızlıklara itiyor. Böyle olunca insanlığın Müslümanlardan hem umutları hem de beklentileri kalmıyor.

Tabii ki soylu insanlar var, bunları kendine dert ediniyorlar. Onların özel çabaları olmasa bu insanlar hepten sahipsiz kalacaklar. Batı’da direnen kesimler bu anlamda çok değerlidirler. Onların çabası Müslümanlardan çok daha etkili oluyor. Eğer bu dalga insanlığın geneline yayılırsa bunlar telaşlanacaklar. Asıl alev alması gereken Müslümanlar, çünkü onların sorumlulukları çok daha fazla. Sadece kendileri adına değil, insanlık adına önemli. Allah’a karşı olan sorumluluklarından ötürü önemli. Kendilerini sahih kul bilenler bu aşk ateşini donanırlar. Her alanda eylemleriyle var olurlar, insanlık da onların bu hâlini görür, bu büyük dalgaya katılırlar.

Siyonizm ve emperyalizm yerinde durmuyor. Amerika’daki başkanlık seçiminde adaylar âdeta asıl hedefleri İsrail imiş gibi davranıyorlar. Demeçleri, çabaları bu yönde. Zaten emperyal ABD bu tutum içinde olmasa Siyonist Yahudiler hiçbir şey yapamazlar. Asıl hedef emperyalizm ve onların uzantıları olmalı. Müslümanlar, güçlerini birbirlerine karşı kullanmasalar, bölünüp parçalanmasalar onlar bu kadar rahat olamazlar. Çünkü onların tek amacı çıkarlarıdır. Çıkarlarına gelecek her türlü zarardan çekinirler. Ama ne yazık ki onlara her yönden teslim olunduğundan eller kollar bağlı kalınıyor.