Siyonizm Türkiye’yi ortadan kaldırmak istiyor

Abone Ol

Simdilerde kimle karşılaşsam, “Meğer Erbakan Hoca çok haklıymış. Yıllar önce sanki bugünü görmüş gibi konuşmuş. 20-25 sene önceki konuşmalarını izledim, değerlendirmeleri bugünü görmüş gibi…” diyorlar.

Peki, Erbakan Hoca, yıllar önce neler ifade etti. İşte, farklı tarihlerde Milli Görüş liderinin konuşmalarından bir demet:

* “Biz yıllardır milletimizi uyarıyoruz. Biz Milli Görüşçüler, yıllardan beri Amerika’nın İsrail’in asırlık hedeflerine hizmet ettiğini, tek kutuplu bir dünya olmanın imkânlarını kullanarak İsrail’in “Arz-ı Mev’ud’ politikasının gerçekleştirilmesine yardım ettiğini, Amerikan müdahalesinin, Filistin, Afganistan, Irak’la sınırlı olmadığını, sırada Suriye , İran , Suudi Arabistan , Mısır ve Türkiye’nin bulunduğunu söylemekteyiz.”

* “Uykuda olanlar veya işbirlikçiler, bu sözlerimizi hep “komplo teorisi’ şeklinde itham ettiler. İşte şimdi “takke düştü, kel göründü’.

* “ ABD , İngiliz ve İsrail üçlüsü mezhep çatışması çıkarmak istiyor. Dış politikadaki anlayış ve uygulamalar sebebiyle Müslüman ülkelerde ve öncelikle Arap âleminde, Türkiye aleyhine bir hava süratle gelişmektedir.”

* “Türkiye, Amerika ve İsrail’le birlikte, Irak’ı parçalamak ve bir bölümünü işgal etmekle Amerika, İngiliz, İsrail üçlüsünün Ortadoğu planlarına destek olmuş oluyor…

* “Bugün apaçık ortaya çıkmıştır ki, sözüm ona dost ve müttefik Amerikalı, İngiliz ve İsrailliler, İslam âlemindeki bütün etnik ve mezhep kesimlerini birbirleri aleyhine kışkırtmaktadırlar. Bu kışkırtmalardan Türkiye de hissesini almaktadır.”

* “Hahamlar heyetinin taktiği yumuşak lokma metodudur. Bu taktik; Türkiye’yi işsiz bırakacağız, aç bırakacağız, borca esir edeceğiz, dininden uzaklaştıracağız, böleceğiz, Büyük İsrail’e vilayet yapacağız... 7 maddelik HaimNahum doktrini budur. Bu plan, yumuşak lokma metodu ile Türkiye’yi yutalımdır. Siyonizm dünya hâkimiyetini kurmak için mutlaka Türkiye’yi ortadan kaldırma niyetindedir.”

* “Yahudi lobisi, Suriye’nin işgal edilmesini istiyor. Bir süre önce, Amerikan Temsilciler Meclisi, “Suriye’yi Cezalandırma Yasası’nı onayladı. Yasa 4’e karşı 398 oyla kabul edildi. Dört karşı oy kullanan temsilciler, “Suriye hakkında ileri sürülen iddiaların doğru ve gerçekçi olmadığını savunurken, Yahudi lobisinin etkisinde olan Haçlı-Siyonist ittifakı, Suriye’nin derhal işgal edilmesini istiyordu.”

* “Irak’ın işgali için ortaya atılan uydurma, yalan gerçeklerin benzerleri şimdi Suriye için söylenmektedir. Güya Suriye Filistinli terörist (!) grupları ve Irak’taki teröristleri destekliyormuş, Suriye, Arapları Amerika’ya karşı kışkırtıyormuş.”

* “Suriye, Irak’ın akıbetine uğramamak için sessiz kalıyor. Bütün bunlar olurken; Suriye ordusunu alarma geçirdiği halde hiçbir karşılık vermemekte ve olayı diplomatik yolla çözmeye çalışmaktadır.”

* “Sebepler: - İsrail karşısında güçsüzdür ve yenilmeyi göze alamamaktadır. - ABD’nin bir bahane aradığını bilmekte, bunu da ona vermek istememektedir. - Irak’ın akıbetine uğramak istememektedir. Kısacası kum fırtınası geçene kadar kendini devesinin altında korumaya çalışmaktadır.”

* “Nihai hedef Arz-ı Mev’ud ve 2. Sevr. Dış mihraklar bir yandan Arz-ı Mev’ud’u adım adım İsrail’e katmak için çalışırken, öbür yandan da Türkiye’mizi güçsüzleştirmek, (mazaallah) yumuşak lokma haline getirip bölmek, 2. Sevr’i uygulamak için ellerinden gelen her türlü gayreti göstermektedirler.”

BAKAN DEMİRCAN’IN GECE MESAİSİ

Hastaneler… Doktorlar… Randevular… Sağlık hizmetleri… Vatandaşın özellikle eğitim ve sağlıkla ilgili şikâyetleri bitmek tükenmek bilmiyor.

Ama bu şikâyetleri ve eksikleri en aza indirgemek için devlet-hükümet yetkilileri de belli bir çaba ve gayretin içindeler.

Mesela Sağlık Bakanı Ahmet Demircan. Demircan, geçenlerde kimseye haber vermeden Başkent’te bazı hastanelere, -baskın demeyelim ama- ani denetimlerde bulundu. Yanında özel kalem müdürü, basın müşaviri ve sınırlı sayıda bakanlık çalışanı ile birlikte…

Genelde bu türden ziyaretlerde hastane yönetimi önceden bilgilendirilir, gerekli hazırlıklar yapılır, kırmızı halılar önceden serilir, uç bir çıkış olmaması için bakanın uygun katları ziyaret edilmesi istenirdi. Ama Bakan Demircan, habersiz bir şekilde Ankara’nın 4-5 hastanesini ziyaret etti, doktor, sağlık çalışanları ve hasta/hasta yakınları ile görüştü, muhabbet etti, direkt dert dinledi. Eksikleri yerinde tespit etti.

***

Bu, neresinden bakarsanız bakın olumlu ve yerinde bir tutum. Benim merak ettiğim ise şu: Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, bu ziyaretlerinden hangi duygu ve düşüncelerle ayrıldı? Zira, dışarıya bu ziyaretlerle ilgili bir demeci, değerlendirmesi fazla yansımadı da…

LÜTFİ KİBİROĞLU’NA RAHMETLE…

* Milli Görüş camiasının önemli isimlerinden birisiydi.

* Şahidiyim; halk adamıydı, sevilen bir politikacıydı.

* Milli Selamet Partisi (MSP) Şehremini mahalle teşkilatında başlayan siyaset yolculuğu hayli renkli sahnelerle devam etti.

* Belediye başkanlığı döneminde önemli hizmetlere imza attı.

* Uzlaşmacıydı. Nüktedandı. Espritüeldi…

* Hakk’ın hâkimiyeti için varını yoğunu seferber etti. ‘Cansuyu’nun bu noktaya gelmesinde büyük emekleri oldu.

* “Lütfi Kibiroğlu kimdir?” diye sorulsa, el-cevap; “Davasını sahiplenen yılmaz bir mücahitti…”

***

Bir varız, bir yokuz… İmtihan makamındayız… Lütfi Kibiroğlu’na Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum… Mekânı cennet olsun inşallah.