Siyonizm, kadınlarını niçin kullanır?

Abone Ol

Tarihte Yahudi kadınların, tarihin önemli kişilikleri ile ilgili ilginç sonuçları var. Sinemalarda da bunun örneklerine sık rastlarız. Yazılarımızda sık vurguladığımız gibi, "örnekler örnek olmak içindir" deriz. Nedenine gelince, "örnek" denilen veriler tek olarak gösterilseler de bunlar temsil noktasındadırlar.

Yahya Peygamber in başının kesilmesi ve bir tepside "Salome" adlı bir Yahudi kızın kurbanı olması da bir örnek. Hazret-i Yahya kralın kızının isteklerini reddettiği için zindana atılıyor sonra da başı kesilerek bir tepside ona sunuluyor.

Oscar Wilde Fransa da iken yazdığı Salome adlı piyesi sahneleniyor, eserin ve oyunun İngiltere ye girmesi yasaklanıyor. Oscar Wilde ın seçkin ailelerden birinin oğluyla sapkın ilişkisi olduğu gerekçesiyle ağır kürek ve hapis cezasına çarptırılıyor. Hayatı zehir oluyor ve yokluk, sefalet içinde çok genç yaşta ölüyor. Oscar Wilde çok ağır cezalandırılırken saraya yakın lordlar ailesindeki kişiye herhangi bir ceza verilmiyor.

Bizim tarihimizde bunun en çarpıcı örneği İttihat ve Terakki üçlüsünden Cemal Paşa dır. Suriye de ordu komutanlığı sırasında kendisine musallat edilen, olan ve kabul gören bir Yahudi Kadın var: Sara. Bu kadın Cemal Paşa ile olduğu sıralarda bütün önemli bilgi ve belgeleri Akdeniz de bulunan İngiliz donanmasına ulaştırıyor. Kanal Savaşı nın kaybedilmesinde, İngilizler ve Yahudiler lehine bitmesinde de Yahudi kadın Sara nın rolü büyük. Suriye de, Arapların ileri gelenlerini, âlim ve şairlerinin idam edilmelerinde de önemli bir rolü var. Bu durum fark edilince, bir içki fabrikasında kıstırıldığında intihar ediyor Sara.

Yakın zamanda Abede siyasasında ilginç olaylar var. Bunlardan biri de Abede nin bir dönem başkanlığını yapan Bill Clinton.  Anımsanacağı gibi kendisine musallat olan, edilen ve bu tuzağa düşen Clinton bir anda darmadağın oldu, edildi.

Bu yazıyı niçin yazma gereği duyuyoruz.

Siyonizm in önemli temsilcilerinden ve bugünlerde itibarı bir hayli yüksek olan Şimon Peres de Hürriyet gazetesinde Defne Barak ile yaptığı söyleşide, dikkatimizi çeken bir bölüm. Bu yazı birden bir şafak attırdı. Nasıl mı Birlikte okuyalım.

"Fransa First Lady si  Carla Bruni ve İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Paris ziyareti sırasında tanıştılar. Peres, tabiî önceden Carla nın Paris in aydın çevrelerine mensup eski Yahudi erkek arkadaşlarını tanıyordu. Carla o gece, mor bir tuvalet giydi, kıyafetinin altında iç çamaşırı olmadığını saklamadı. Kameralara gülümserken, Peres e "Ben cheese (peynir) demem seks derim dedi." [18 Haziran, 2008 Çarşamba] Haberin devamı var. Fakat bizi burada ilgilendiren önemli bir cümle var. "Peres, tabiî önceden Carla nın Paris in aydın çevrelerine mensup eski Yahudi erkek arkadaşlarını tanıyordu." demekte.

Şimon Peres gelecek hafta Fransa Devlet Başkanı "Nicolas Sarkozy" ile İsrail de bir görüşme yapacak. Bu görüşmede "Türkiye için Sarkozy den ricada ve himmette bulunacak". Bu kalemin sahibi, bu köşede daha önce Şimon Peres in Türkiye ile ilgili düşüncelerini yazmıştık. Bu kısa röportajda gene önemli vurguları var. Türkiye ne kadar da önemli onlar için.

"Türkiye nin AB üyesi olmasını yüzde 100 destekliyorum. Bu önemli. AB Hıristiyan deklarasyonu ile kuruldu, üç kurucu üyesi Katolikti. Komünizme karşı kuruldu, ancak Komünizm çoktan öldü. Sarkozy e (Merkel ve diğerlerine) şöyle diyeceğim. Avrupa ya Türk işçi göndereceklerine siz Türkiye ye daha fazla iş yollayın. Sağlıklı ilişki kurun. İslâm da iki ekol vardır. Biri Türkiye tarafından benimsenmiştir. Diğeri İran tarafından. Sarkozy ve diğer liderlere; Türkiye ye yardım etmezseniz, İran a yardım etmiş olursunuz diyeceğim.

Konuşmanın başka bölümleri de var. Üzerinde durulmayı ve analiz edilmeyi gerektiren. Bu yazımızda, şimdilik, "Dünya İmparatorluğuna soyunmuş olan" Şimon Peres in takındığı tutum. Orta Doğu üzerinde yürüttüğü politika. Türkiye biçtiği rol. Bu rolde Avrupa yı da Abede yi de çekip çevirirken kadınların üstlenmiş olduğu rol. Abede seçimleri öncesi Barak Hüseyin Obama ya aba altından kadın gösterildi bile. Nedense bu gibi ilişkileri de hep kadınlar üzerinde yürütüyor ve başarıyorlar da.