Siyonistler en fazla kendilerine zarar verirler

Abone Ol

Herhangi bir Müslüman, bütün insanların Hazreti Adem’in torunu olduğunu, Onun da topraktan yaratıldığını, toprağın toprağa üstünlük yapmasının anlamsız olduğunu, ancak bütün insanlığın takva yarışıyla öne geçmesi gerektiğine inanır.

Irk, renk ve dil ayrımının üstünlük veya alçaklık sebebi olmadığını bilir.

Suçu sabit olmadığı sürece her insanın suçsuzluğuna, kanının, canının, malının, namusunun korunması gerektiğine inanır. Onun içindir ki 1400 yıllık zaman içinde hiç geri adım atmadan dünyada yükselen değer hep, İslam olmuştur.

Osmanlı’nın yıkılmasıyla birçok devlete bölünmesiyle devlet olarak gerilemişiz ama bu savrulmayla biz, yine dünyanın her tarafında milyonlarca gayri Müslim’in İslam’a girmesine sebep olmuşuz ve birey/fert olarak çoğalmaya devam etmişiz.

Her türlü karalamalara rağmen, “Bir insan bu kadar kara yürekli olamaz” diyerek Danimarka örneğinde olduğu gibi karalanan İslam’ı araştırmaya giren üniversite öğrencilerinden bir yılda beş bine yakın Danimarkalının Müslüman olduğunu gazetelerden okuyuverdik.

Yahudiler, tarihin en eski milletlerinden olmasına rağmen İspanyol çingenelerinin sayısı kadar bile olamamalarının sebebi, kendilerinden başkasını insan olarak kabul etmemeleri, doyumsuz hırs ve şiddet taraftarı olmaları nedeniyle hep kendilerini kırdırmışlar veya sürdürmüşler. Onlardan bir kaçı:

1290 yılında İngiltere’de birçok Yahudi idam edildikten sonra geri kalanları sürgün edilirler.

1306’da Fransa’dan,

1370’de Belçika’dan sürülürler.

1380’de Çekoslovakya’dan sınır dışı edilirler.

1394’de geri gelen Yahudiler tekrar sürgün edilirler.

1420’de Macaristan’da bir tek Yahudi kalmamak üzere sürülürler.

1444 yılında Hollanda’da çıkarılırlar.

1492’de İspanya’dan sürülürler.

1510 yılında Rusya’dan çıkarılırlar.

1540 senesinde İtalya’dan sürgün edilirler.

1551’de Almanya’da sınır dışı edilirler.

1562’de Çekoslovakya’ya geri gelenler tekrar kovulurlar.

1582’de yine gizlice Fransa’ya sızanlar tekrar ülkeden çıkarılırlar.

1744 yılında Çekoslovakya’ya gizlice girenler yeniden sürgün edilirler.

1919’da Ukrayna’dan çıkarılırlar.

“Yahudi Sorununun Nihai Çözümü”nü Alman Nazileri beş milyon Yahudi’yi öldürmede görürler.

Yukarıda tarih ve adını verdiğim devletlerde içişleri bakanlıkları önce adres tespiti yapmış, maliye bakanlıkları çeşitli dalaverelerle mallarına el koymuş, Hıristiyanlarla ortak oldukları şirketler, Yahudileri şirketten kovmuş, işten çıkarmış... Beş milyonu öldürülmekten sonra arta kalanları Filistin’e sürgün etmişler.

Almanların yaptıklarını bilmeyen yok.

Bütün bu devletlerden kaçabilenlerin tek sığınağı Osmanlı olmuş.

1940’lı ve ellili yıllarda Yahudi ve Hristiyanlara bir çok haksızlık yapıldığını ileri sürenler şunu bilsinler ki, mağdurlara yardım elini uzatan Osmanlı, İslam’a göre hareket etmeye çalışıyordu.

1924 ten beri Türkiye’de uygulanan kanunlar, Avrupalıların kanunlarının tercemesidir.

Dünyanın bütün mağdurlarına kucak açan Müslümanların birinci kıblesine saldıran Siyonistler, son sığınaklarına da saldırıyorlarsa kuzey kutbunda bile beyaz ayılar onlara sığınma hakkı tanımazlar.

Rabbimiz, Yahudileri anlatırken hem onlara hem bize öğüt olsun diye şöyle buyurur:

“Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötülük yaparsanız, kendinize (kötülük yapmış olursunuz).” (İsra süresi ayet 7)