Siyonist rejimin yayın organlarından Kanal 12’nin haberine göre, işgal ordusunun sözcüsü Effie Defrin, düzenlediği basın toplantısında içinde bulundukları çaresizliği itiraf etti.
Gazze ve Lübnan’daki direniş karşısında ağır kayıplar veren işgal ordusunun ciddi bir personel krizi yaşadığını belirten Defrin, "Asker sayısında büyük bir eksiklik var ve bu durum bizim için artık sürdürülemez bir noktaya geldi" ifadelerini kullandı.
- HAREDİ TARTIŞMASI BÜYÜYOR!
Ordudaki asker açığının 12 ila 15 bin arasında olduğunu vurgulayan Defrin, çözüm için gözleri "Harediler" olarak bilinen ultra-Ortodoks Yahudilere çevirdi.
Yıllardır askerlikten muaf tutulan bu kesimin orduya alınması için acil yasal düzenleme gerektiğini savunan Defrin, rejimin içindeki siyasi çatlağı da derinleştirdi.
- “ORDU ÇÖKECEK!”
Sadece sözcüler değil, işgal rejiminin en üst düzey askeri isimleri de alarm veriyor.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada personel krizinin bir "beka meselesi" haline geldiğini söylemişti.
Zamir, "Eğer bu personel krizine acil bir çözüm bulamazsak, ordu kendi içinde çökecek" uyarısında bulunarak, işgal güçlerinin fiziksel ve psikolojik olarak tükendiğini tescillemiş oldu.
- NETANYAHU İKİ ATEŞ ARASINDA!
Sözde Başbakan Binyamin Netanyahu, bir yandan bölgedeki ateşi körüklerken diğer yandan içerideki siyasi baskılarla boğuşuyor:
Hükümetin ortağı olan dini partiler, Haredilerin askerlik muafiyetinin devam etmesi için Netanyahu’ya şantaj yapıyor.
Muhalefet kanadı ise "ayrımcılığın bitmesini" ve tüm kesimlerin zorunlu askerliğe dâhil edilmesini isteyerek hükümeti köşeye sıkıştırıyor.
Halkın tepkisi ve cephedeki ağır kayıplar birleştiğinde, Siyonist rejimin "yenilmezlik" efsanesinin yerini büyük bir panik ve dağılma sürecine bıraktığı görülüyor.
Netanyahu ve çetesinin bölgeyi ateşe atma çabası, bumerang gibi dönüp kendilerini vuruyor.
Bir yanda cephedeki ağır kayıplar, diğer yanda "kim askerlik yapacak?" kavgasıyla sarsılan işgal rejimi, tarihinin en büyük iç krizlerinden birini yaşıyor.