Siyasette merkez neresi?

Abone Ol

Birileri sürekli olarak merkez reklamı yapıyor. Onlara göre merkezin dışında kalanlar ya marjinal ve radikal ya da aşırı olarak nitelendiriliyor. Böylece bir parti marjinal, radikal ya da aşırı olarak nitelendirildi mi işi bitiyor. Çünkü, yine bu nitelendirmeleri ortaya sürenler söz konusu kavramlara daha işin başında olumsuz bir anlam yükledikleri ve böyle takdim ettikleri için de toplum genel olarak merkeze yönelip bir takım suçlamalardan kurtulma psikolojisine kapılıyor.

Peki siyasette merkez nedir

Bir parti topluma nasıl bir program sunarsa marjinal ya da merkez parti olarak nitelendirilebilir Bu arada merkez sağ ve merkez sol nitelendirmelerini hiç ciddiye almadığımı belirtmek istiyorum. Aynı noktada birleşmiş sağ ile sol partinin artık sağı solu kalır mı Bir başka ifade ile yakın zamana kadar kendisini sağ ya da sol olarak tarif eden partiler bir süre sonra geçmişteki tariflerini bırakarak yerlerini merkez olarak belirliyorlarsa artık onların sağcılığı da solculuğu da geçmişte kalmış demektir. En azından olaya ben böyle bakıyorum. Bunun dışında bazı partilerin merkez sağ ya da merkez sol olarak tarif ediliyor olmaları sanki iki farklı görüşe mensup partiler varmış gibi topluma takdim edilerek toplumun kandırılması anlamına geldiğini düşünüyorum.

Elbette, merkez sağ ve merkez sol partilerin söylemlerinde birtakım farklılıklar olabilir. Ancak, bu farklılıklar esasa taalluk etmez. Detaylarda birtakım farklılıklar sergilerler ki millet oynanan oyunu farketmesin.Günümüzde CHPmerkez sol, AKP ile DP (DYPve Anavatanın birleşmesi ile ortaya çıktı)merkez sağ olarak kendilerini tarif ediyorlar. Peki bunların dış politika ve ekonomik uygulamalar bakımından birbirlerinden köklü bir ayrılıkları var mı Tüm seçmenlerin bunun üzerinde durmaları ve düşünmeleri gerektiğine vurgu yapmak istiyorum. Ciddi bir gözlem gösterir ki merkez sağ ile merkez sol bir elmanın iki yarısı gibidirler ve aralarında genel uygulamalar açısından ciddi hiçbir fark yoktur. Bunların üçü de Batıcı (ABD ve ABden yana) üçü de IMFci ve Dünya Bankacıdır. Buna rağmen milletin karşısına çıktıklarında öylesine birbirlerine saldırırlar ki görenler gerçekten aralarında çok büyük farklar varmış sanır.

Hemen belirteyim ki bugün kendisini merkez sol olarak takdim eden CHPnin solla hiçbir ilgisi yoktur. Sağdan daha sağda, hatta faşist bir çizgide olduğunu bile söylemek mümkündür. Hareket tarzlarını bu ülkenin ve insanımızın gerçekleri ile arzularından çok enternasyon birtakım sloganlar oluşturur. Kendilerini merkez sağ olarak tarif eden partilerde CHPden çok farklı bir noktada değillerdir. Aradaki tek fark merkez sağ partiler iktidarda olsalar da CHPnin bürokrasideki iktidarının sürüyor olması sebebiyle belirleyiciliği hep devam ettiğinden bu partiye karşı merkez sağ partilerin öfkesi vardır. Millet de öfkelenmektedir. CHPnin belirleyiciliğini sürdürebilmek için zaman zaman millet iradesinin rafa kaldırılmasına zemin hazırlayışı elbette tasvip edilemez. Sözün burasında belki CHPnin bürokratik cumhuriyet savunuculuğu, millet iradesine karşı zaman zaman bayrak açması diğerlerinden en belirgin farkıdır. Bu da fikri farklılıktan ziyade ele geçirilmiş birtakım kalelerin elden çıkma ihtimaline karşı duyulan öfke ve tepkiden ibarettir. Ülke yönetimi bakımından tekrar ediyorum merkez sağ ile merkez sol arasında hiçbir fark yoktur. Bu sebeple de yapılan iş horoz dövüşünden öte gitmiyor. İşte bu noktada seçmene büyük bir görev düşüyor. Bu oyuna son verecek olan millettir.