Siyasette kazan fokurduyor!

Abone Ol

Selçuk Özdağ…

Yıllardır politika yapıyor…

Son seçimlerde partisi AKP’den milletvekili listelerine giremedi, Manisa’da…

31 Mart 2019 mahalli seçimlerinde Manisa’dan belediye başkan adayı olmak istedi, ne olduysa olmadı… O arada neler yaşandığını ve Selçuk Bey’in neden aday olmaktan son anda vazgeçtiğini bilmiyoruz…

Bugünlerde adı, Ahmet Davutoğlu ile anılıyor; kulislere göre eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu yeni bir siyasi parti kurmak için kolları sıvadı ve Selçuk Özdağ da Davutoğlu’nun yanında yer alan isimlerden biri… Gerçekten böyle mi?

Birinci ağızdan açıklama gelmedikten sonra ‘şöyledir, böyledir’ demek doğru olmaz! Ancak Selçuk Bey’in son paylaşımları çok ama çok ilginç! Bakar mısınız;

* “Şu yaşadıklarımızdan siyasetten bağımsız bir yargı, din haline getirilmemiş bir parti anlayışı ve liderlere insanüstü vasıflar isnat etmeyen bir siyaset biçiminin gerekliliğini çıkaramamışsak yaşadıklarımızdan hiç ders almamışız demektir. İşte asıl felaket budur!”

* “Bizi kabileleştiren, bizi bizle dövüştüren hiçbir siyaset meşru değildir. Kavga eden bir toplum problemlerini çözemez. Hele orada hakemlik yapabilecek bir hukuk ve yargı düzeni yoksa o ülkenin sonu felakettir.”

* “Partiler, liderler gelip geçicidir. Kalıcı olan millettir. Vazgeçilmez olan da budur.”

* “Farklılıklarımızla, renklerimizle, bir arada yaşamanın güzelliğini görmemiz gerekir.”

* “28 Şubat’ta toplumun bir kesimi ezildi. Vatandaşın kararlılığı 28 Şubat’ı püskürttü. Ardından o günün mağdurları iktidar oldu. Bu defa toplumun başka kesimleri mağdur edilmeye başlandı. Halbuki ders alınmalı değil miydi?”

* “28 Şubat bize baskı siyasetinin ne kadar kötü olduğunu göstermişti,  o tecrübe bize en demokrat, en özgür, en insan haklarına saygılı düzeni kurdurmayı sağlamalıydı. Ama 28 Şubat tersinden tekrar edildi.”

* “Ne yazık ki parti sistemimiz doğruları konuşmaya el vermez, özgür düşünmeye kapalıdır. Biraz şahsiyet belirtisi gösteren kendini kapı önünde bulur. Partiler kışla gibi, mensupları asker gibi görülür. En azından liderlerin beklediği parti ve partili tipi budur.”

* “Nerede hata yaptım yerine bize komplo kurdular diyerek sorumluluğu görünmez odaklara yükler. Bu zihniyet biçimi aslında sorun çözmekten kaçma biçimidir. Problem çözücü değil, problem biriktiricidir. Geldiğimiz noktanın birinci, belki de biricik sebebi budur!”

***

Okudunuz, Selçuk Özdağ’ın paylaşımlarını, görüş ve düşüncelerini…

Ne düşünüyorsunuz, sahi?

BEŞTEPE BU ZAMMA EL KOYAR!

* Trafik cezalarına büyük oranda zam geldi, ama herkesin arabası yok!

* Doğalgaza büyük zam geldi ama Türkiye’de herkes doğalgaz kullanmıyor!

* Köprü geçiş ücretlerine astronomik zam geldi ama bu bir bakıma sadece İstanbulluyu alakadar ediyor!

Burada sayfalarca yazabileceğimiz zamlar yağmur gibi yağdı ama bunlar yine insanımızın bir kısmıyla ilgili…

Şimdi buraya dikkat;

* Edirne’nin en ücra köyünden tutun da Van’ın en kıyısında yer alan yerleşim birimine kadar, doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm Türkiye’yi kapsayan, herkesi ilgilendiren bir zamdan söz etmek istiyorum;

- Beyler, bayanlar, ilaç fiyatları bir kalemde yüzde 27 zamlandı!

Emekli maaşına yüzde 10 zam yapıldı ama ilaç yüzde 27 zamlandı!

Bana kalırsa Beştepe bu zamma el koyar…

ŞULE YÜKSEL ŞENLER’E ŞİFA DİLİYORUM!

* Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferanslarla biliniyor.

* Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü “şulebaşı” olarak anılmaya başlandı.

* Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, 8 ay cezaevinde kaldı. Cumhurbaşkanı’nın af talebini geri çevirdi.

* Bugün gazetesinde 1967-71’de köşe yazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971’de hapis yattı.

* 1980 sonrası başta Millî Gazete olmak üzere farklı gazetelerde yazılar kaleme aldı.

***

Anlamışsınızdır; Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’den söz ediyorum.

Bir kere şunu açık yüreklilikle itiraf etmek gerekir; Şule Yüksel Şenler, bana okumayı sevdiren kadındır.

Henüz 12 Eylül askeri darbesinin olmadığı, ideolojik ortamın koyu ve kavi olduğu dönemlerdi.

Erzincan İmam Hatip Lisesi, ortaokul 1. sınıfta okurken ve Başbakanlık’a bağlı Vakıf Öğrenci Yurdu’nda kalırken üst sınıf ağabeylerden birinden aldığım, sayfaları yıpranmış ve kapak rengi solgun (kim bilir kaç öğrencinin elinden geçen) bir “Huzur Sokağı” romanı sayesinde kitabı ve okumayı sevdim ben.

Şule Hanım bu andan itibaren hep yolumun üzerinde olan yazarlardan biri oldu. Rahatsız olduğu ve yoğun bakıma alındığı haberleri geldi, Şule Yüksel Şenler’in…

Allah’tan (c.c.) şifalar temenni ediyorum…

‘KIRMIZI KİTAP’ EFSANESİ

  1. Ankara Kitap Fuarı, 15-24 Şubat 2019 tarihleri arasında, ATO Congresium Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda Ankaralı kitapseverleri ağırlayacak. Fuarda, gazeteci-yazar Muhammet Kutlu, Türkiye’nin uzun süre tartıştığı ve yıllarca en çok satan kitaplar arasında liste başı olan Kırmızı Kitap’ını imzalayacak.

Hoton Yayınları standında kendisine ait telif kitapları imzalayacak olan Kutlu’nun imza günleri 16 Şubat 2019 (yarın) ve 23 Şubat 2019 (gelecek cumartesi).

***

Muhammet Kutlu, her gördüğümde kendisini biraz daha geliştiren bir gazeteci. Bol ve hayırlı okurlar diliyorum…