Siyasetin kirlenen dili

Abone Ol

Ne diyordu şair, Bütün renkler hızla kirleniyordu,

birinciliği beyaza verdiler Dikkatinizi çekiyor mu bilmem, Türk siyasi

tarihinde belki de ilk defa, bu dönemde siyasetin dilinde önü alınamaz, bir

türlü tersine döndürülemeyen bir kirlilik yaşanıyor. Zaman zaman mecliste ne

olup bitiyor diye, TRT3 ekranlarına bakıyoruz Kürsüye çıkan tüm

milletvekilleri, galiz ifadeler kullanarak birbirlerine sataşıyorlar Kürsüde

bulunan vekilin sözü sürekli kesiliyor Konuşma yapan vekil, ön sıralarda

bulunan ve kendisine sataşan vekillere, ağza alınmayacak şeyler söylüyor.

Meclis Başkanı zaman zaman müdahale ediyor ama yaşanan edepsizlikleri ortadan

kaldırabilecek elindeki tek mekanizma, genel kurulun 10 dakikalık, 20 dakikalık

ara verilmesi. Sadece Meclis Genel Kurulu mu Siyasi partilerin Salı günleri

yapılan Meclis toplantılarında, siyasi partilerin genel başkanlarının

birbirlerine karşı takındıkları tavır, söz salvoları, ifadeleri gerçekten meclis

çatısının sergilemesi gereken nezahetin, güzelliğin yanına bile varmıyor. Genel

Başkanlar, milletvekilleri, bakanlar kendilerine uzatılan her mikrofona

konuşurken, kırıcı, dökücü, inciten bir üslubu tercih ediyorlar. Siyasetin

kirlenen dili, toplumun da hızla kirlenmesine, ayrışmalara, ötekileştirmelere

neden oluyor.

Meclis Genel Kurulundaki görüşmelerde kavga ve gürültünün

eksik olmadığı gün sanki yok gibi. Sataşmalar, atışmalar ve kirli dil,

vekillerin birbirinin üzerine yürümesiyle son buluyor. Nitekim geçtiğimiz

günlerde böylesi bir tartışmada, yapılan yumruklaşmalar sonrasında bir vekilin

burnu kırıldı.

Geçtiğimiz günlerde Temel İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı

ve Saadet Partisi Genel idare Kurulu Üyesi Temel Akdağoğlu ile siyasetin

geldiği nokta ile ilgili sohbet etmekteydik. Akdağoğlu dedi ki, Mecliste eksik

olan şey Milli Görüş tür, Saadet Partisi dir. Meclis e nezaheti, kavgasız,

gürültüsüz ortamı getirecek, meclisi derleyip toparlayacak, vekillerin

birbirlerine tam olarak saygısını göstermesini sağlayacak irade Milli Görüş

iradesidir. Bir dönemlerde bir milletvekili, Milli Görüş ün vekillerine itiraf

niteliğinde olan bir şey söylemiş. Biz kürsüye çıktığımızda eğer meclis genel

kurulunda Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan varsa, kötü söz

söylememeye gayret ediyoruz. Utanıyoruz, çekiniyoruz

Mecliste eksik olan şey, Milli Görüş iradesinden başka

bir şey değildir Siyaseti, kapitalist bir zihniyet çerçevesinde

gerçekleştiren, yandaşlarına imkan sağlamak olarak uygulayan, memleketi kendilerinin

babalarının çiftliği gibi görenlerin elbette utanması, çekinmesi ve gözlerinin

önündeki kara bulutların ortadan kaldırılmasını sağlayacak bir şeyler olması

lazım.

Bugün meclisin en büyük eksikliği muhalefetin

olmamasıdır . Muhalefetin ortaya koyduğu şey, iktidarın dümen suyunda

ilerlemek, iktidarın yönlendirmesiyle bağırıp çağırmaktan başka bir şey

değildir.

Oysa, muhalef et,

ortaya koyduğu iradeyle, iktidarın yaptığı tüm yanlışları geriye çevirebilecek

bir perspektifi yansıtacak nitelikte çalışmalar yapan, toplumun

bilgilendirilmesi yönünde tüm mekanizmaları kullanan, gerektiğinde toplumsal

tepkileri de meclise yansıtabilen bir yapı olmalıdır.

Türkiye, adım adım bir kaosa doğru sürükleniyor

Neredeyse uçurumun eşiğine gelmiş bulunuyoruz. Bu saatten sonra, ya uçurumdan

düşeceğiz, ya da bizi buradan kurtaracak bir siyasi iradeye kendimizi teslim

edeceğiz.

Bu toplumsal kirlenmenin önünü alabilecek, siyasetin

dilini düzeltecek, muhalefet etmeyi gerçek kimliğine kavuşturacak kim var