Siyaset ve Sermaye de dağınıklık var, dağılma sürecine
girdiler dedik
Sürecin yan sebepleri var, ama ana sebep; sorunlara çözüm
üretememeleri
Sorunlara çözüm üretememeleri de bir yana; kendileri
sorunların ana sebebi
Ana sorunlara çözüm üretemeyenler, nice yan sorunların da
ana müsebbibidirler.
Necmettin ERBAKAN, bu genel tespit ve teşhisleri hep
yaptı
Ama aynı zamanda ve bilahare tedavi önerilerini yani
çare ve çözümleri de ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN olarak sundu
54. Hükümet Başbakanı olarak yaptıklarıyla da; bunlar
ADİL DÜZEN in kokusudur, şimdi ADİL DÜZEN in aslını getirme zamanıdır dedi
Demekle kalmadı, dediğini yapmak için son nefesine kadar
malıyla ve canıyla cihat etti; cihat etmenin de ötesinde, vasiyet mesabesinde,
malıyla ve canıyla cihat eden bir mümin olarak anılmak istediğini açıkça
ifade etti
Bu günlerde, O nun içinde KAN kelimesi de geçen ve
ADİL DÜZEN in geleceğini müjdeleyen ifadesi yine gündemde Aradan bu kadar
zaman geçmesine rağmen, maalesef, ne demek istediği maksatlı olarak veya
cahilane hep saptırıldı Ama hoş olmayan bir vesileyle bir kere daha
hatırlanması bile akıl sahipleri için çok şeyler ifade ediyor Allah bir
şekilde ve/ya değişik vesilelerle gaflet ve dalaletteki kullarını uyarıyor
Necmettin ERBAKAN ismi bir kere daha bu uyarılara vesile oluyor ve hep olmaya
devam edecek
Biz de O nun bu yönlerini hep hatırlamaya ve hatırlatmaya
devam edeceğiz
Bu hatırlatmalar elbette sebepsiz değil, sebebi var ve bu
sebep çok önemli. Siyasetteki dağınıklığın ve girilen dağılma sürecinin
sırları, işaret ettiğimiz işte bu hatırlatmalarda saklı. Siyaset ile Sermaye
yani filler çatışıyor, çimler yani halk eziliyor. Sömürü ve ezmeye dayalı bu
faizci ve zinacı zalim düzen in artık sona ermesi gerekiyor. Siyaset ve
Sermaye deki bu dağınıklık ve perişanlık, bu zifiri karanlık, bu dibe
vurmuşluk, bir başka yönüyle E leyse s-subhu bi karîb / Sabah yakın değil mi
ayetinin (Hûd, 81) müjdecisi mesabesindedir...
Neden
Bir şey iyice bulanmadan durulmaz, tam dibe vurmadan
ayağa kalkmaz
Gecenin karanlığı iyice zifirileşmeden aydınlık sabah
gelmez
Yiğit düştüğü yerden kalkar
Evet, yiğidin düştüğü yer, aynı zamanda yeniden ayağa
kalkacağı yerdir.
Siyaset ve Sermaye, bundan önceki nice yazılarımda ve son
birkaç yazımda işaret ettiğim sürece girmiş bulunuyor Hak yolunda halk olarak
da bizim mücadelemiz devam ediyor Herkes çok iyi biliyor ki, Allah nurunu
tamamlayacak ve bu mücadele Hakk ın zaferi ile sonuçlanacak Kur an ve insanlık
tarihi bunun böyle olacağına en büyük şahittir.
Siyaset ve Sermaye ile söze başladık, Sermaye ile
bitirelim. Önceki yazıda, bu haftaki iki arkadaşımızın çalışmasından söz ettim.
Bugün de üstadın üç sayfadan oluşan bu haftaki konu ile ilgili
değerlendirmesinin SONUÇ bölümünün bir kısmını aynen aktarayım:
SERMAYE ETKİSİNİ KAYBETMEKTEDİR. Sermaye uslanırsa
varlığını sürdürecektir. Ne yapması gerektiğini her yerde söylüyoruz. Tekrar
edelim: 1) SERMAYE, faizden ve karşılıksız paradan vazgeçmelidir. 2) FAİZİ
haram bilip bey i yani ticareti helal bilmelidir. Sermaye tekelleşmemelidir.
Paranın kaynağı değil parayı kullanan olmalıdır. Siyaset parayı üretmeli,
Sermaye ise bu parayı kullanmalıdır. Üretim ve tüketimi ise halk Semt
Kooperatifleri ile yapmalıdır. 3- SERMAYE nin parası olsa da; SİYASETE
karışmamalıdır, İLME karışmamalıdır, DİNE karışmamalıdır. Tekelleşmeden hizmete
devam etmelidir. 4) KARŞILIKSIZ dolarların yerine karşılıklı altın dolar
çıkarılmalıdır. İnsanlık dolara endeksli değil, altına endeksli para
çıkarmalıdır. / Evet, Sermaye uslanır ve bunları yaparsa, tarihte yaşadığı
sürgünler sona erer ve soykırımları yaşamaz. Yoksa Babil sürgünü, Roma sürgünü,
Medine sürgünü gibi toplam sürgünleri yaşamak zorunda kalır... Biz Sermaye
düşmanlığı yapmıyoruz... Biz Sermaye nin de hidayete gelmesini istiyoruz...