Bugünlerde siyaset, cadı kazanı gibi kaynıyor. Siyasi tarihimizin akışı içerisinde, unutulmayacak, büyük harflerle yazılacak ve gelecekte nesillerin kolayca hatırlayıp, kendilerine örnek alacakları tarihi bir olay yaşadık. Bunu kimileri geçmişte yapılan Güneş Motel olayına benzetmeye çalıştılarsa da hayır, asla benzemiyor. O günleri çok iyi hatırlayan biri olarak söylemek durumundayım ki, Güneş Motel olayında sadece menfaat üzerine yapılan kirli pazarlıklar vardı. Şimdi ise bu yapılan 15 milletvekilinin CHP’den İYİ PARTİ’ye geçme olayında bu pazarlığın olduğunu düşünmüyoruz. Zira meşru zeminler üzerinde kurulan siyasi bir partinin demokratik hakkının kullanmasında, iktidar cephesinin önüne çıkarmış olduğu engelleri aşmak için insani, ahlaki ve siyasi teamüllere uygun, takdire şayan bir davranıştır.
Peki ama, bunda anlaşılmayacak ne var? Niçin kendisine cumhuriyet cephesi denilen cephe, hakaretvari sözlerle saldırıyor. MHP kanadını anlamak mümkün. Çünkü makam, mevki, menfaat ve siyasi kariyer elden gidiyor. Ya AK Partililere ne demeli? Kaybetme korkunuz yoksa niçin bu kadar hırçınlaşıyorsunuz? Müsabakayı kaybeden fanatik taraftarlar gibi... Çünkü kalenize gol yediniz, yani bir başka deyimle ava giderken avlandınız. Şimdi sizin ne yapmanız lazım? Yapılan bu hatayı, başkalarının üzerine atmanız ve YSK’ya yüklenmeniz lazım. Alışkanlık haline getirdiniz. 16 yıldır yaptığınız bu. Bir işi yaparken iyi sonuç verdi mi şov yaparsınız, kötü olunca da başka sebepler arar ve bir başkasının üzerine yıkarsınız. Bunun aksini söyleyebilir misiniz? Hayır, söyleyemezsiniz. Çünkü hep böyle geldi, böyle gidiyor.
Şimdi bundan sonra vatandaşlarımıza düşen önemli bir görev var. Bu siyasi tabloyu, oynanan oyunları ve yazılan senaryoyu iyi seyredip iyi görmek, iyi anlamak, düşünmek, mülahaza etmek ve ona göre karar vermek... Aslında son bir aydır bendeniz görme engelli birisi olarak, camiamızın çeşitli gruplarıyla yapmış olduğum gerek toplantılar gerekse istişareler sonucunda, artık Saadet Partisi ve Genel Başkan Temel Bey’i körler bile görmeye başlamış. Görme engelli biri olarak rahatlıkla söylüyor ve diyorum ki, “Ey Gözü Gören Vatandaş! Sen neden görmeyesin? Hani devletin bekası diyorlar ya. Gerçekten devletin bekası mı, yoksa bir şahsın ya da bir partinin hatta ittifak dedikleri bir oluşumun bekası mı? Eğer devletin ve milletin bekası düşünülüyorsa, bu mevcudun sonu belirsiz durumundan bir an evvel kurtulmak lazım gelmez mi? Evet, tabii ki diyenler zannediyorum ki çoğunlukta olacaktır. Çünkü artık ip, vatandaşın elinde. Kuklaları oynatacak olan artık vatandaştır. 24 Haziran’da ne yapacağını gayet iyi bilmesi lazım. Şimdi iyi biliyoruz ki, iktidar kanadı partiler arasında yapılan bu görüşmeler sonucunda Saadet Partisi’ni CHP safına koyacak, “İşte siz falancayla filancayla birliktesiniz. Siz şucusunuz, bucusunuz” diyerek topa tutacak. Vatandaşımız şunu iyi bilmeli ki, geçmişte de bu inançlı kesimi CHP sopasıyla korkutarak masonlara oy verdirdiler ve yıllarca iktidar yaptılar. Şimdi de aynı tablo var. Bir kere iyi bilinmeli ki, geçmişte merhum Erbakan Hoca, CHP ile birlikte bir kere koalisyon kurdu. Ülkemize en hayırlı hizmetleri yaptı. Kıbrıs Zaferi, imam hatiplerin ve Kur’an kurslarının açılması, ağır sanayi hamlelerinin başlatılması gibi... Peki bugünkü, Cumhur İttifakı’nın ortağı Bahçeli ne yaptı? O da merhum Ecevit’le koalisyon kurdu. Ülkemizi Cumhuriyet tarihinin en kötü yönetilen ve krizin eşiğine getiren bir karanlık tablo ile karşı karşıya bıraktı. Demek ki, at sahibine göre kişnermiş. Milli Görüş vizyonu, taşı bile yumuşatır, tekeden süt çıkarır. Bu gerçeği yukarıda da dediğimiz gibi artık neden görmeyesin ki? Daha zamanı gelmedi mi? Bugün Saadet Partisi, aynı misyonu ve vizyonu devam ettirmektedir. Hiç kimsenin endişesi olmasın ki, ittifak ortağı ve ortakları kim olursa olsun, Hakk’ın hâkim kılınması hususunda eğilmeyen, bükülmeyen ve dimdik duran bir anlayışla hareket eden kadrolar şu an iş başındadır.
Allah doğru istikametinden şaşırtmasın, ayırmasın. Ülkemizin ve bütün İslam âleminin menfaatine olacak hayırlı icraatlar ortaya koymasını sadece Saadet Partisi’nden değil, bütün partilerden bekliyoruz. Ve bu hususta sahi gayretlerinde muvaffak olmalarını Yüce Mevla’dan diliyoruz. Vesselam…