Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
Bir gün bir yerde bir adamla konuşuyoruz. Adam konuşuyor.
Adam dert yanıyor. Şikâyet ediyor. Ben adama diyorum ki, arkadaş, zatınız
Saadet Partililer Milli Görüşçüler gibi konuşuyorsunuz. Adam, ben Saadet
Partisi ni Milli Görüşü severim ama, şansı yok cevabını veriyor. Ben kendisine,
şans dediğin kumarda olur, sen kumar mı oynuyorsun ki şans arıyorsun. Kumarcıya
sormuşlar, o da şansım yaver gitmedi demiş. İlim ortadan kalkınca zanlar ilmin
yerini alıyor, zanlarıyla hareket edenler ise hep belasını buluyor. Batıl bir
şeyin taraftarının çok olması, o şeyin hak olmasını sağlamıyor. Arkadaş, batıca
değil İslam ca düşüneceksin ve aklını vahyin emrine vereceksin ki, iki cihan
saadetine ereceksin. Mülkün sahibi Allah tır. O mülkünde tek tasarruf
sahibidir. O ne derse o olur. Onun ol demediği hiçbir şey olmaz. İnkârcılar da
O nun müsaadesiyle inkârı kesp ediyorlar. Çünkü Allah kullarını dünyada imtihan
ediyor. Allah kullarına saadet yolunu göstermiş, isteyen iman ediyor, isteyen
inkâr ediyor. Bu imtihan böyle oluyor.
İnsan yaratılmışların en şereflisidir. Diğer varlıklardan
farklı olarak akıl, şuur ve irade ile donatılmış; iyiyi kötüden, doğruyu
yanlıştan, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden ayırt edebilme yeteneği
verilmiştir.
İnsanın kendisini ifade edebilmesi, diğer insanlara faydalı
olabilmesi ve kemale erebilmesi, aklını ve iradesini iyiden, güzelden,
doğrudan, faydalıdan ve adaletten yana kullanması ile mümkündür. İnsan ayni
zamanda tek başına yaşayamayan sosyal bir varlıktır. Hayatını sürdürebilmesi
için tek başına karşılayamayacağı çok çeşitli ihtiyaçları vardır. Bu nedenle
insan, aileden devlete kadar çeşitli sosyal ve siyasi oluşumların üyesi olmak
zorundadır.
Tarih boyunca, değişik şekillerde de olsa, bir siyasi
organizasyon olarak devlet, insan hayatında hep önemli bir yer işgal etmiştir.
Siyaset; meşruiyetini bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma amacından alan,
en üst siyasi organizasyon olan devlet eliyle, hak ve adalet ilkeleri
çerçevesinde insanlara hizmet etme işidir. İnsanın özlemi ise, yeryüzünün en
önemli değeri olan saadet içinde yaşamaktır. Saadet, ancak sevgi ve kardeşlik,
hak ve özgürlük, adalet, refah ve saygınlık ortamında gerçekleşebilir. Siyaset:
İnsanların dünya ve ahiret saadetini sağlamak, halkı fesattan kurtarmak, adil
bir şekilde yönetmek işidir. İbni Abbas (r.a) siyaseti şöyle tarif etmiştir:
Siyaset, insanların en güzel, adil bir şekilde idare edilmesidir. İbni
Abidin e göre ise siyaset: Sorumluluk duygusu içerisinde Adil bir şekilde
insanları idare etmektir. Bilinmelidir ki biri zalim diğeri adil olmak üzere
iki çeşit siyaset vardır.
Zalim Siyaset
Zalim siyaset: Halkın temel haklarını gasp ederek, halkı
sömürerek, ezerek menfaat ve çıkar sağlamak için yapılan yönetme şekline zalim
siyaset denir. ABD, AB, İSRAİL ve bütün batı âlemi ve bu dünyanın işbirlikçisi
konumunda bulunan bütün İslam âlemi yöneticileri zalim siyasetin öncüsü ve
temsilcisi durumundadırlar. Zalim siyasetin temel özelliği İfsat etmektir. Bu
siyasetten toplumlara hayır gelmemiştir, gelmesi de mümkün değildir. Rabbimiz
bizi, bu siyasete karşı uyarıyor: BAKARA 204-206: İnsanlardan öyleleri vardır
ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi
kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah ı şahit tutar. Hâlbuki o, yaman bir
düşmandır. O, iktidara geldiği, yönetimin başına geçtiği zaman yeryüzünde
ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır.
Allah bozgunculuğu sevmez. Böylesine Allah tan kork! denilince benlik ve
gurur kendisini günaha sevk eder. (Ceza ve azap olarak) ona cehennem yeter. O
ne kötü yerdir! Peygamberimiz buyuruyor: Kıyamet gününde Allah ın en
sevgilisi ve ona en yakın olan insan, adaletli olan devlet başkanıdır, Allah ın
en çok gazap ettiği ve kendisinden uzak tuttuğu kimse ise, zalim devlet
başkanıdır.
Zulüm siyasetini takip eden bütün yöneticiler tarih
boyunca helak olmuşlardır. Ülkemizde hâlihazır yöneticilerimizin de takip
ettikleri siyaset, faizi dünya gerçeği saydığı, zinayı suç olmaktan çıkardığı,
vergiyi gelir ve tüketimden aldığı, hakkı değil kuvveti üstün tuttuğu için
zalim siyasettir. Bu siyaset anlayışıyla insanlar saadet bulamazlar.
Adil Siyaset
Adil siyaset: Halkın haklarını, zalimlerin elinden
alarak, zulüm, sömürü ve fesadı kaldırarak, halkı en güzel şekilde idare
etmektir. Adil siyaset, halkın can, akıl, mal, din, nesil ve ırz emniyetini
teminat altına alan siyasettir. Maverdi, Ahkâmı Sultaniye de şöyle der
Siyaset çok ince bir şeriat yoludur. Siyaset: İnsanları kırmadan, ezmeden,
adil bir şekilde idare etme sanatıdır. Adil siyaset, halkı iyiye ve güzele,
faydalıya, doğruya, adalete yönlendirir, kötülük ve çirkinlikten, yanlıştan,
zararlı olandan ve zulümden korur.
Adil siyasetin temel özellikleri vardır. Bu özelliklerden
bazıları şunlardır.
1- Sadık olmak: Sadakat, bütün ahlaki özelliklerin kendisinde
toplandığı ve yüksek derecelerin kaynağı olan yüce bir ahlâktır. Sıdk,
peygamberlerin (a.s) sıfatlarından biridir. Rabbimiz buyuruyor: HUD 112: O
halde seninle beraber tövbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol!
Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.
2- Emanet sahibi olmak: Emanet: İnsanın güvenilir olması,
kendisine bir şeyin korkusuzca teslim edilebilir olması demektir. Bunun anlamı
şudur: Emanet, maddi olsun manevi olsun, bir şeyi veya bir değeri gönül huzuru
ve güvenle başkasına teslim etmek ve aynı gönül huzuru ve eminlikle onu geri
almaktır. Emanet, kişinin bulunduğu yere, imkânlara, yetkilere göre bir anlamda
sorumluluktur. Üzerine aldığı görevdir, yapmakla yükümlü olduğu işteki
sorumluluğudur. Rabbimiz buyuruyor; NİSA 58: Allah size, mutlaka emanetleri
ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle
hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah
her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.
Halkı aldatmamak, doğru, dürüst olmak adil siyasetin en
önemli şiarıdır.
3- Merhamet sahibi olmak: Merhamet, acımak, iyilik etmek,
yumuşak davranmak, şefkat göstermek esirgemek anlamındadır. İnsanlara sevgi ile
yaklaşıp onları kötülüklerden koruma, yaptıkları bir hatanın neticesinde onları
affetme, hep merhamet duygusundan kaynaklanır. Adil siyasetin bir özelliği de
herkesin iyiliğini ve saadetini istemektir.
Zalim ve adil siyaset; bu iki siyasetten hangisi insanlık
için hayırlıdır Bu sorunun doğru cevabını herkes, araştırıp kendisi bulmak
zorundadır.
Adil Siyaset=Saadet Partisi
Adil siyasetin tek adresi Milli Görüş ün tek temsilcisi
Saadet Partisi dir. Çünkü Saadet Partisi Materyalist değil, maneviyatçıdır.
Nefse esareti değil, nefis terbiyesini esas almaktadır. Sıradan Türkiye yi
değil, manen ve madden kalkınmış öncü Yeniden Büyük Türkiye yi hedeflemektedir.
Saadet Partisi; Kin ve husumeti değil, şefkat, sevgi ve
hoşgörüyü benimser. Küçük bir azınlığın saadeti için değil, bütün insanlığın
saadeti için mücadele eder. Yanlışın, zararlının, zulmün hâkimiyeti için değil,
doğrunun, iyinin, güzelin, faydalının ve adaletin hâkimiyeti için çalışır.
İfsat için değil, ıslah için siyaset yapar.
Saadet Partisi; Baskı değil, tam ve kâmil insan
haklarından yanadır. Güdümlü demokrasiyi değil, gerçek olan Adil Düzeni
savunur.
Saadet Partisi; Yanlış hak anlayışını değil, doğru hak
anlayışını benimser.
Saadet Partisi; Rant ekonomisini değil, reel ekonomiyi
savunur. Rantiye grubunun değil, Türkiye nin bütünüyle kalkınmasını istemektedir.
Saadet Partisi; Tıpkı birinci dünya savaşından sonra,
istiklalini kaybetme tehlikesini gören milletimizin, Müdafaa-i Hukuk hareketi
ile ayağa kalkarak Ben ölmedim! deyip mukaddesatına sahip çıkmak için
başlattığı İstiklal Savaşı ndaki şevk ve heyecanı taşıyan, 21. yüzyılda Ben de
varım! diye ayağa kalkan Anadolu nun azmini tüm dünyaya ilan eden, bunu
gerçekleştirmek için kendi gücüne ve kaynaklarına güvenen, aziz milletimizin
özgüveninin ifadesidir. Bundandır ki Saadet Partisi Türkiye de işbirlikçi
partiler tarafından yürütülen bu bozuk ve zulüm düzeninin tek alternatifidir.
Başka çare de yoktur. İnanırsanız Saadete koşunuz. İnanmazsanız yapacak bir
şeyimiz yoktur vesselam.