dünkü yazımda kupa statüsü üzerinde durmuştum. Hem ülke futboluna, hem de kulüplerin lehine bir takım yenilikler düşündüğümü ifade etmiştim. Bugün yazacaklarım tabii ki daha değişik olacak. Peki, nasıl mı? Başlığa bakarsanız, bizim ülkeden bazı pasajlar, ülke dışından bambaşka bilgiler sunacağım.
Önce bizden başlayalım... Mahmut Uslu Bey ki Fenerbahçe’nin konuşan ağzı olsun diye yeniden göreve getirilmiştir, onca Fenerbahçe-Trabzonspor maçı koridorlarda yaşananlara rağmen... Neyse, Mahmut Bey demişler ki, “FIFA, Cüneyt Çakır’ın kendi ülkesinde iyi maç yönetmediğini ifade diyor. Ama aynı hakemin Avrupa’da başarılı olduğunu dile getiriyor.” Mahmut Bey’e yalvarırım bu bilgiyi nereden aldığını açıklasın. Açıklasın ki cehaletimize ilaç olsun. FIFA o kadar geri zekâlıdır ki tutar son Dünya Kupası’nda üçüncülük maçını bu hakeme verir. Nasıl iyi mi Mahmut Bey?
***
Sonra inceden yurt dışına çıkalım... Benim ölçülerime göre dünyanın en iyi teknik adamı Arsene Wenger’dir... Çünkü dünyanın dört bir yanında gözü vardır. Oralardan, mahalle aralarından, sokaklardan oyuncular bulur, alır yetiştirir, onlardan yararlanır, sonra da maliyetinin yüz katına satar... Böyle olmasa adamı 21 sene Arsenal gibi firmada tutarlar mı? Son eseri ise Granit Xhaka isimli bir genç. Kosovalı imiş. Ama İsviçre pasaportlu... Ön libero oynuyor. İzleyin. Yarın maliyetinin bilmem kaç katına Barcelona’ya giderse beni hatırlayın! Hatırlar mısınız Weah diye bir siyahi oyuncu vardı. Wenger onu mahallede oynarken bulmuş Nijerya’da, alıp Monaco’ya 50 dolar masrafla ailece getirmiş, sonra 50 milyon dolara Milan’a satmıştı. Darısı bizim kulüplerin başına...
***
İstanbul Büyükşehir Belediyesi geleceğin yeteneklerine alt yapı sunmak adına ciddi adımlar attı. Bunların tanıtımı için de geçtiğimiz günlerde bir etkinlik düzenledi. Ben de davetliydim ancak televizyondaki bir yayına denk geldi, gidemedim. Etkinlikte 20 ayrı branş için 370 bin malzeme dağıtılmış. Hem de dediğim gibi 20 farklı branşta... Kesenize bereket, Allah razı olsun!
***
Beşiktaş’tan sonra Kayseri’de de acı yaşadık. Bu defa hedefte polis değil askerimiz vardı. Başka ülkelerde benzeri şerefsizlikler yaşandığında bizler başsağlığı dileriz. Üzüntü paylaşırız. Ama o başka ülkelerdekilerden ses çıkmıyor. Çıksa da yasak savmak gibi bir şey oluyor. Zaten onca şerefsizi de bünyelerinde korumakla sanki övünüyorlar. Ama bilmiyorlar ki bir gün bunu yaptıklarına pişman olacaklar...
***
Taze haber geldi. Emenike ve Wiel süresiz kadro dışı bırakılmış Fenerbahçe’de... Gökhan Gönül gittiğinde yerine ne adam aldık be diye övünenler acaba şimdi ne yapıyorlar? Emenike’yi geri getirirken, ne forvet oldu be diye divanda falan nara atanlara acaba şimdi soru soran var mı? Zaten bütün mesele soru soramamaktadır. Batılı öyle sorar ki, sokağa çıkamazsın vallahi!