Sivil olmak sivil anayasa için yeterli olmaz

Abone Ol

A

KP iktidarının yeni bir sivil anayasa yapacağına dair ümidimi kaybetmiş bulunuyorum. Çünkü, yeni bir sivil anayasa yapmak için önce bir takım tepkileri peşin olarak göğüslemeyi göze almak gerekiyor. Sadece bizde değil dünyanın hiçbir ülkesinde yeni bir sivil anayasa tepkisiz karşılanmaz. Çünkü, mevcut Anayasnın kendilerine bahşettiği imkanların ellerinden gideceğini düşünen çevreler boş durmazlar. Bunun için darbe çığırtkanlığı bile yapabilirler.

Yeni sivil bir anayasa yapmak için sadece ortaya çıkacak tepkileri göğüslemeyi göze almak da yetmez, bir de bu anayasayı yapanların kafalarının sivil olması gerekiyor. Sivil derken elbette demokrat olmayı kasdediyorum. Yoksa insanları üzerlerindeki  kıyafetlerle değerlendirmenin doğru olmadığını biliyorum.

Bu bakımdan AKPyi gerek tepkileri göğüsleyecek kararlılıkta görmediğim, gerek demokrasiyi dillerinden düşürmememelerine rağmen kafalarının tam demokrat olmadığını düşünüyorum. Bazı gazeteci arkadaşların Başbakanlığa girişlerinin yasaklanması sanıyorum bunun son örneğidir.

Niçin böyle düşündüğümün  elbette çeşitli sebepleri var. Bunun başında da Başbakan Erdoğanın aşırı tepki veriyor olması geliyor. Elbette tepkisiz insan olmaz, ancak belli bir makama gelmiş kişinin sinir uçlarını yakmış olması gerekir. Bu duygusuz, vurdum duymaz, omurgasız  olunması anlamına elbette gelmez. Aşırı tepki ancak böyle engellenebilir. Aşırı tepki beraberinde alınacak tedbirler hususunda da aşırılığı gündeme getirir. Sistemin korunması adına yeni anayasaya konacak hükümler sonunda  beğenmediğimiz anayasayı bile arar hale gelebiliriz endişesini taşıyorum.

Çünkü, bu memlekette bazı kurumlar ya hiç işlemiyor ya da aksak işliyor. Bu arada kurumların başında bulunanların siyasi ve ideolojik yaklaşımları kararlarında ve hukukun tecellisinde etkili, daha doğrusu yönlendirici oluyor. Bunun sonucu olarak anayasa ve yasalara yazılanlar değil uygulama önemli oluyor. Böyle olunca da her dönemde bir kesim kendisinin haksızlığa uğradığını düşünüyor. Diyelim ki yeni bir anayasa yapıldı ve partilerin kapatılması iyice zorlaştırıldı diyelim. Bu Mahkemede karar verecekler kendilerini yorum makamı olarak görüp yapacakları yoruma göre karar vermeye devam edeceklerse yeni anayasa yapmanın bir anlamı kalır mı

Özellikle de bir takım ön kabuller toplum ve idarecilerin iradesinin önüne geçebiliyorsa yeni anayasayı nasıl yaparsanız yapın sonuç değişmeyecektir. Mahkemeler iş yoğunluğu sebebiyle pek çok davaya bakamadan davalar zaman aşımından düşecekse ya da bir gizli el devreye girip bazı davaların zaman aşımından düşürülmesini sağlayacaksa bu memlekette yeni anayasayı yapanların gerçekten demokrat olmaları da sonuç almak için yeterli değildir.

Düşüncelerimizi tecrübelerimiz ve bilgi birikimimiz belirlemiyor da  bir takım ön kabullerimiz oluşturuyorsa bu ülkede nasıl olunacak da sivil ve demokrasiyi tüm kurum ve kuralları ile hayata geçirecek yeni bir anayasa yapılabilecek

Demek istediğim o ki, AKPnin yeni bir sivil anayasa konusunda kesin bir kararlılığının  olmaması bir yana bu ülkede bazı çevreler sözde demokratlıktan geçek demokratlığa çıkamadıkları ve bu çevrelerin de belli köşe başlarını tutmayı sürdürdükleri sürece sadece AKP değil hiç bir iktidarın yapacağı yeni anayasa yeni uygulamaların önünü çok zor açacaktır.