Ne diyordu Şair, "Koyun gibisin kardeşim, sallayıverince celep sopasını katılıverirsin sürüye" Onu konuşma, bunu konuşma Bu konuda özgürlük getirecek hiçbir şeyi talep etme. Bu nasıl memleket Sürekli yazdığımız "Sandık Demokrasisi" içinde insanları hapseden bir sistem. Sandığa gidip oy attığınız, gerisini bürokratik oligarşi, atanmışlar aristokrasisi, derin devlet, hakim paradigma ve siyaseti kendi meşreplerince dizayn etme insiyatifini elinde bulunduranların halledeceği bir sistem. Tam bir enformasyon kirliliği yaşanıyor. Herkes konuşuyor, ama, neyi konuştuğunun farkında değil İnsanlar bilinçsiz. Böyle bir durumda ne yapılabilir Kime hesap sorulabilir Seçilmişler ne yaptıklarını bilmiyorlar. Tepki-anti tepki kabilinden, parti kapatmaları zorlaştırma kılıfı altında şimdiye kadar neden yapılmadığı belli olmayan bir şeylerin peşine düşmüş durumdalar. Neyi konuşacağız Türkiye de düşünce ve ifade hürriyetinin neden böylesine kaygan bir zeminde olduğunu konuşmamız gerekir. Yargının siyasete müdahale hakkının neden pamuk ipliğine bağlı olduğunu sorgulamak gerekir. Kapatma davasının ardından günlerce dut yemiş bülbül gibi konuşmayan, arkasından da hiçbir orjinalitesi olmayan, "Savcı görevini yapmıştır" şeklinde özetlenebilecek bir beyanatla demokrasinin gelişimine zerrece katkısı olmayan bir yaklaşım sergileyen Deniz Baykal, bu sürecin neresindedir acaba
Savcı, elbette yetki ve donanım alanıyla ilgili görevini yapmıştır Peki, sayın Baykal, iktidar partisinin tutum ve icraatlarının eleştirilmesinde, ülkenin yön tayininde, vizyonunda, kendinize ait laiklik algısının bile inşasında millete doğru veriler sunmak adına "Siz görevinizi yaptınız mı " Bütün bunlar zaten sizin ana muhalefet görevinizi yapmamanızdan kaynaklanmıyor mu Ortaya çıkan fecaatin sorumlusunun siz olduğunuzu hiç düşünmüyor musunuz Türkiye de bir muhalefet boşluğu vardır Birileri de bu boşluğu, başka kanallardan doldurmaktadır. E-muhtıra da buna benzer bir şeydi Kapatma davası da Siyaset dışı kanallar, sizin acziyetiniz, basiretsizliğiniz, vurdumduymazlığınız, aymazlığınız, memleketi Ali Babanın çiftliği gibi gören oligarşik bürokrasiyi pışpışlayan tavrınız, kavramları eğip bükerek kendilerine dokunulmaz yaşam alanları kurgulayan birilerine verdiğiniz cesaret dolayısıyla, bir nevi muhalefet işlevine kalkışmışlardır. Durum budur!
Bu arada, elinden gelse, memlekette seçim sandıklarını bile kaldıracak tekaüt Vural Savaş a bir parantez açmak lazım. Vural Savaş a bıraksak, bu memlekette "tıkaç inzibatları ve devriyeleri" kurmak gerekecek Ne yapacaklar bunlar Düşüncesini ve fikrini açıklamaya meyilli herkesin ağzına tıkaç sokuşturacaklar ve konuşturmayacaklar. Bu memleket sadece Savaş ve avanesinin konuşacağı, cirit oynayacağı, iktidar nimetlerinden yararlanacağı bir hale dönüştürülecek Sistemin çöküşü, sistemdeki arızalardan başlıyor.