Bir savaş provası sürüyor gibi. Bir tatbikat yaşanıyor
adeta Suriye özelinde. Asıl mesele Suriye değil ama bütün bir İslam coğrafyası.
11 Eylül saldırılarının ardından Batı nın açıkça düşman ilan ettiği İslam a ve
İslam ülkelerine karşı yürütülen savaşta korkunç bir safhaya doğru bir gidiş
var adeta. Adeta bir büyük çapta savaşın provasını yapıyor kan emiciler.
BOP eliyle İslam coğrafyasını tarumar eden, ülkeleri
işgal edip insanları katleden, sınırları değiştiren, huzursuzluğu ve kaosu
yayıp ülkeleri boşaltan küresel yamyamlar, kahredici bir satranç oyununda art
arda hamlelerle meşguller şu an. İslam dünyasındaki işbirlikçilerini de işin
içine katıp bir dünya savaşına çevirme niyetindeler gibi.
Gerçi Batılı küresel yamyamlara gelene kadar Müslümanın
Müslümanı katletmesine tepki vermek gerekmiyor mu Suriye de örgütlenen
Batı nın koalisyon güçlerinin benzeri, Yemen e saldırmıyor mu Suud un başını
çektiği koalisyon un vurduğu Yemen Müslüman değil mi Terörist vuruyoruz
diye atılan bombaların yağdığı evlerin,
düğün merasimlerinin kanlı görüntülerini görmek istemeyen görünmüyor maalesef.
İşbirlikçiliği içine sindirebilenler, ABD ile ortak çıkara sahip olabilenler
için bu görüntüler anlam ifade etmiyor bile. İslam Teşkilatı nın toplanıp da
Yemen için, Suriye için tek bir açıklama yaptığı, tek bir harekete giriştiği
vaki mi
Batılı adam yine bir plan kuruyor, yine İslam
coğrafyasının başına çoraplar öre hazırlığında. Gafil durumdaki İslam dünyası ne
yapıyor peki Yanı başındaki İsrail belasına karşı bile birleşemeyen İslam
alemi, yetmezmiş gibi bir mezhep çatışması ile birbirini yeme derdinde
neredeyse. İşgalciye, emperyaliste küfretmek dışında hiçbir somut adım
atılmadığı gibi bir de mezhep vs diyerek birbirine düşme derdinde yani.
Suriye diye bir ülke gözlerimizin önünde bitti bitecek
vaziyette. Neredeyse yaşayan halk kalmayacak, büyük bir kaçış var. İslam
aleminin kendi meselesi olan Suriye de, Batılı adamı çözüm için çağırmak
aymazlıksa, onun teşekkül ettirdiği koalisyon a katılmak aymazlıktan da öte
bir gaflet. IŞİD i bombalıyoruz diye atılan bombaların çoluk çocuk dinlemeden
sivil halkı katlettiğini bilmek için stratejik derinliğe sahip olmaya gerek
yok.
İslam coğrafyasına önce El Kaide, şimdi de IŞİD i bahane
ederek çöken küresel yamyamlar, işi farklı ve daha kanlı bir boyuta doğru
sürükleyecekler gibi gözüküyor. Bir hazırlık var, adeta bir fırtınadan önceki
sessizlik, büyük bir depremden önceki stres birikmesi hali var Suriye özelinde.
Akdeniz in doğusu bir askeri güç yığınağına
dönüştürülürken, herkes kendine göre bir mevzi seçiyor. ABD yetmezmiş gibi
Almanya ve Fransa da İncirlik i kullanmak için Türkiye ye başvuruyor.
İngiltere, Suriye de ilk haça saldırılarını yapıyor. Ortalık tehlikeli bir
şekilde ısınıyor. Bu emperyalistlerin olduğu yerden hayırlı bir sınuç beklemek
anlamsız.
İslam alemi uyanık olsa, Batı nın işbirlikçiliğine
soyunmasa, kendi, üstüne dönen hesaplara karşı gerekli tedbirleri alsa, küresel
yamyamlara bölgeye sokmaz, kendi meselelerini kendisi çözmeye çalışırdı. Her
fırsatta ABD den, AB den medet ummanın manası, tabir-i caizse sürüyü koruması
için sırtlanları davet etmektir. Araya sokulmak, bölgeye bir şekilde sızmak
inçi fırsat kollayan sırtlanlar, o
fırsatı Irak işgaliyle buldular ve şimdi işi daha da ileri götürme fırsatını
yakaladılar.
İşin kötüsü, bu sırtlanların savaş tamtamları çalmaya
başlaması, dünyayı yeni bir deliliğe sürükleme hazırlıkları yapmasıdır.
Papa nın 3. Dünya Savaşı açıklamaları boşa değil ve bizler sırtlanlardan
aslanlık bekleyeduralım, Haçlı Seferini savaşa çevirmek isteyenler boş durmuyor
maalesef.