Usame Bin Ladin, ABD‘nin 1980 model "Yeşil Kuşak" projesinin mahsulüydü.
Amerikalılar, Sovyetleri Afganistan‘dan püskürtmek için o bölgede Müslüman direnişçileri örgütlemiş, İslam dünyasının her yanından insan devşirmişlerdi. Usame mücahitlerini CIA silahlandırdı, eğitti, besleyip büyüttü. 80‘lerin sonunda Ruslar çekilince zaferden başı dönen El Kaide kontrolden çıktı; ama Washington, örgütü bu kez de yayılmacılığına meşruiyet kazandırmakta kullandı. Bin Ladin, ABD için Rusların yokluğunda oluşan "yeni düşman" ihtiyacını karşıladı; her saldırısında, Amerikan savunma bütçesinin kabartılmasına, Irak‘ta, Afganistan‘da masum kanı akıtılmasına bahane yarattı. Sonunda ABD, elleriyle yarattığı eski ortağı Bin Ladin‘i denize gömdü. Karşılığında ona bir efsane unvanı bahşetti... Sırada ne var? Hem ABD‘yi hem terörü iyi bilen "Çakal Carlos", 2 yıl önce Pakistan‘a dikkat çekmişti. Fazıl Duygun‘a verdiği demeçte "ABD‘nin asıl hedefi Pakistan‘dır. Çünkü Pakistan, nükleer güce sahip yegâne İslam ülkesidir. İlk fırsatta müdahale edip liderliği devirmeye ve nükleer silahların kontrolünü devralmaya hazırlanıyorlar" demişti. Bin Ladin, Pakistan Harp Okulu‘na yakın bir evde basıldı. Fatura, Pakistan‘ın önünde şimdi... (CAN DÜNDAR / MİLLİYET)