Sıra Somali'ye Geldi Listede Türkiye de var

Abone Ol

ÖNCE Afganistan a saldırdılar, ülkeyi işgal ettiler, oradaki meşru rejimi yıktılar, kukla bir hükümet kurdular. Savaş devam ediyor.

Sonra Irak a saldırdılar, meşru hükümeti yıktılar, ülkeyi işgal ettiler. Halkı üçe bölüp iç savaş çıkarttılar. Kan gövdeyi götürüyor. Bir rivayete göre 650 bin, başka bir rivayete göre bir milyon Iraklı öldü. Kan, ateş, rezalet, Saddam ı nasıl zâlimâne bir şekilde astılar, bütün dünya gördü ve lânetledi.

Sonra Somali ye saldırdılar. Etiyopya ordusu, ülkeyi ABDve İsrail hesabına işgal etti. ABDuçakları köyleri bombaladı, siviller öldü.

Bundan sonra sırada hangi Müslüman ülkeler var

İlk adaylar: Suriye, İran, Sudan...

Ardından Türkiye ye sıra gelebilir.

Birleşik Ortadoğu Projesi demek parçalanmak, Müslümanların birbiriyle savaşması demektir. Ortaya küçük küçük devletler çıkacak, bunların hiçbiri ABD ve İsrail e kafa tutamayacak, hiçbirinin büyük ve güçlü bir ordusu olmayacak, hepsi de ABD den silâh, cephane, araç gereç satın alacak;İslâm dünyasının başta petrol olmak üzere bütün zenginlikleri ABD ye ve İsrail e akacak.

Türkiye ye şimdi güler yüz gösteriyorlar, dostmuş gibi görünüyorlar. Bunlara aldanmamak gerekir. İlk fırsatta feci şekilde darbe ve sille indireceklerdir.

Çocukları ve Gençleri

Seks ve Uyuşturucu ile Mahvetmek

SOVYETLER Birliği nde iki değere savaş ilan edilmişti: Biri din, ikincisi edeb, haya ve iffet. Bezbojnik cemiyetleri vasıtasıyla dini yıkmaya çalışıyorlar; okullarda, yurtlarda kız erkek öğrencileri sıkı fıkı, pek samimî bir şekilde kaynaştırarak iffet ve namus kavramını yok etmeye çalışıyorlardı.

Sovyetler Birliği yıkıldı, Marksist felsefe ve ideoloji iflâs etti ama bir kısım kemikleşmiş, fanatik taraftarları hâlâ mevcuttur. İşte bunlar, birtakım yurtlarda bu felsefeyi canlı tutmaya, hayata uygulamaya çalışıyorlar.

Tecâvüze uğrayan, ırzlarına geçilen yetim ve sahipsiz çocukların feryatları ayyuka çıkıyor. Tecâvüze uğrayan kız, hattâ erkek çocukları. Bunları koruyan kanunlar var ama kanundan, hukuktan önce alınması gereken tedbirler var.

Evcilik oynuyorlarmış, biraz ileri gitmişler... Ya öyle mi

Sekiz yıllık kesintisiz ilköğretim sistemi çocuklarımızı, gençliğimizi bitirmiş, mahv etmiştir. Sekiz on yaşındaki çocuklarla onbeş onaltı yaşındakilerin birlikte, karmakarışık bir şekilde okuması doğru değildir.

Son birkaç gün içinde konunun uzmanı bir hanım "Uyuşturucu girmeyen okul mu kaldı .." diye bir lâf etti. Evet, başka yerleri bilmem ama İstanbul daki bütün okullara uyuşturucu girmiştir. Okullardaki uyuşturucu işini bir çete idare etmektedir.Bu çete kasıtlı ve planlı olarak korunmuştur ve korunmaktadır. Birtakım devletliler bu işin içyüzünü iyi bilirler.

PKK nın gölgesinde ve PKKsavaşının tozu dumanı içinde dehşetli bir uyuşturucu ticareti ve trafiği yapılmaktadır.

Türkiye nereye gidiyor, nereye götürülüyor

Faydalı ve Değerli Kitaplar Niçin Etkili Olmuyor

FAYDALI ve DEĞERLİ (bu iki sıfata dikkat buyurunuz) kitapların aynı zamanda TESİRLİ (etkili) olması gerekir. Vatandaş faydalı ve değerli bir kitap alacak, bunu okuyacak, bu okuma onda tesir meydana getirecek, okuduğu faydalı bilgileri hayata uygulayacak...

İslâmî kesimde yayınlanan bazı kitaplar faydalı değil, değerli değil. Böyle oldukları için tesirli de değil.

Bir de, faydalı ve değerli oldukları halde tesirli olmayanlar var. Bu tesirsizlik okuyanlardan kaynaklanıyor.

Meselâ, büyük bir İslâm âliminin lisan âfetleri hakkındaki kitabını aldık ve dikkatle okuduk. Bu okumadan sonra, ya hiç gıybet etmememiz gerekir, yahut da, gıybeti azaltmamız. Kitabı okuyoruz ve tam gaz gıybete devam. Bizde bir hastalık var demektir. Âyetlerden, hadîslerden, faydalı bilgilerden ders almıyoruz, ibret almıyoruz.

Din kitaplarımızda namazın farz olduğu, hür ve mukim erkeklerin vakit namazlarının farzlarını cemaatle kılmaları gerektiği çok açık şekilde yazılıdır. Bu kitaplar milyonlarca adet basılıp satılıyor, lâkin tesirli olmuyor, camiler cemaatle dolmuyor.

Acaba bu tesirsizliğin sebepleri nelerdir

Birincisi: Böyle kitapların büyük bir kısmı para kazanmak niyetiyle basılıyor. Yani niyette ihlâs yok.

İkincisi: Kitapları satın alanlar doğru dürüst okumuyor.

Üçüncüsü: Okuyanlar, içindeki bilgileri layıkıyla anlayamıyor, idrak edemiyor.

Dördüncüsü: Anlayıp idrak edenlerin iradeleri çok zayıf, bunları hayata uygulayamıyor.

* Faydalı ve değerli kitapları alalım,

* Ders çalışır gibi dikkatle okuyalım, mütalaa edelim,

* İçlerindeki bilgileri, nasihatleri, uyarıları iyice ve sağlam şekilde öğrenelim, ezberleyelim,

* Bu öğrendiklerimizi hayata geçirelim.