Gündem

Sınır kaçakçılığından çıkan acı öyküler

Sınır kaçakçılığından çıkan acı öyküler

Abone Ol

Van‘ın İran sınırındaki köyler, yasa dışı yollarla akaryakıt getirmek isteyen ancak açılan ateşte yaralanan ya da yaşamını yitiren birçok insanın hüzünlü öyküsünü barındırıyor. Alınan bilgiye göre, Van‘ın İran sınırında bulunan Çaldıran, Başkale, Özalp ve Saray ilçelerine bağlı köylerde yaşayan birçok kişi, akaryakıt kaçakçılığı yaptığı sırada, sınırın karşı tarafından açılan ateşte yaşamını yitirdi ya da yaralanarak, yaşamsal fonksiyonlarının önemli bölümünü kaybetti. Sınırdaki ölümlerin en çok yaşandığı yerlerden biri ise Özalp ilçesine bağlı Yukarı Tulgalı köyü oldu. Son 5 yılda 10 kişi, akaryakıt kaçakçılığı yaparken açılan ateşte yaşamını yitirdi.

"Atı mayına basınca gözlerini kaybetti"

Van‘ın Özalp ilçesi Yukarı Tulgalı köyünde mayın patlaması sonucu iki gözünü kaybeden 23 yaşındaki Murat Avan da akaryakıt kaçakçılığı yüzünden yaşamı kararan kişilerden biri. Avan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2006 yılında, sınırın karşı tarafından akaryakıt getirdiği sırada, atının mayına bastığını ve iki gözünü kaybettiğini belirterek, ‘‘18 yaşındaydım ve yeni nişanlanmıştım. Şimdi 3 ayda bir aldığım özürlü maaşı ile ailemin geçimini sağlıyorum‘‘ dedi. O günden sonra karanlık bir yaşama mahkum olduğunu ifade eden Avan, ailesinin baskısına rağmen nişanlısının kendisinden vazgeçmediğini ve evlendiklerini söyledi. Şimdi tek odalı bir evde, zor koşullarda eşi ve 3 çocuğuyla yaşamını sürdürdüğünü anlatan Avan, ‘‘Zor koşullarda da olsa, eşim ve çocuklarımla mutluyum‘‘ diye konuştu. Avan‘ın eşi Gülümsen Avan ise eşini çok sevdiğini ifade ederek, şöyle konuştu: ‘‘Eşim biz nişanlıyken gözlerini kaybetti. Ailesi 6 ay benden sakladı. Sonra nişanlım beni telefonla arayarak, gerçeği söyledi. Çevremdeki herkes, (onunla bundan sonra nasıl yaşayacaksın, seni zor günler bekliyor) diyerek, evlenmeme karşı çıktı. Biz görücü usulüyle nişanlanmıştık ama kendisini çok sevmiştim. Hiç tereddüt etmeden onunla evlenmeye karar verdim. 3 çocuğumuz oldu. Şimdi onun gözü olmaya çalışıyorum. İyi ki bu kararı vermişim. İsterse ona gözlerimi bile vermeye hazırım. Tek sıkıntımız herhangi bir gelirimizin olmaması. Çocuklarımı çok zor koşullarda büyütüyorum.‘‘

Ev yapabilmek için kaçakçılık yaptı

Aynı köyde yaşayan ve iki yıl önce akaryakıt getirdiği sırada, sınırın karşı tarafından açılan ateşte yaşamını yitiren Yavuz Karabulut da geride gözü yaşlı bir eş ve çocuk bıraktı. 10 yaşında iken babasını kaybeden Karabulut, 4 yıl önce kendisi gibi babasız büyüyen Songül ile evlendi. Evliliğinden 1 yıl sonra çoçuğu dünyaya geldi. Yıkılmak üzere olan evini yenilemek için 2009 yılında kaçak akaryakıt taşımacılığı yapmaya başlayan Karabulut, 28 Ağustos 2009 günü amcasının oğlu ile sınırı geçip akaryakıt getirmeye çalıştığı sırada, açılan ateşte yaşamını yitirdi. Yavuz Karabulut‘un eşi Songül Karabulut, oğlu Feda ile yaşadığını, hiçbir gelirinin bulunmadığını anlatarak, büyük zorluk çektiğini söyledi.