Sınır düzeltmesi ya da Tampon Bölge

Abone Ol

Yıllardan beri dağlardan geçen sınırların korunmasının bazı zorlukları olduğunu konuşur, yazarız. Bu tartışma terör olaylarından çok önce başlamıştır. Düz bölgeler mayınlanmış, kaçakçılar dağlık bölgeleri tercih eder olmuşlardır. Şimdilerde mayınların temizlenmesi ve bu arazilerin kullanıma açılması gündemde. Hatta, bu bölgelerde mayınların temizlenmesine İsrailin talip olduğu, temizlemenin ardından bölge arazisinin kullanımını istediği iddiaları ortada dolaşıyor. İşin bu boyutu ayrı bir konu olmakla birlikte  bölgenin sorunlarının başında İngilizler tarafından çizilmiş olan sınırların geldiği artık sıkça tekrarlanıyor. Sınırların kasıtlı olarak bugünkü şekliyle çizildiği, Türkiyeyi sıkıntıya sokacak noktalardan sınırın geçirildiği, hatta Kuzey Irakta bugün netleşmiş olan gelişmelere zemin hazırlamaya yönelik olduğu her fırsatta tekrarlanıyor.

Böyle olunca da ister istemez sınırın var olan mahzurlarını giderecek şekilde yeniden düzenlenmesi ya da dağların arkasında Irak sınırları içerisinde iki tarafın anlaşması ile bir tampon bölge oluşturulması özellikle terörle mücadelede başarının şartı olarak gündeme geliyor. Elbette sınırın yeniden çizilmesi ile Tampon Bölge oluşturulması Irak ve Türkiyenin anlaşması ile olabilecektir. Hatta diyebiliriz ki, bugün ABD güdümlü Irak yönetimi Türkiye ile Irak sınırının yeniden belirlenmesi ya da Tampon Bölge oluşturulmasında Türkiyenin karşısına muhatap olarak Barzaniyi sürmektedir. Bu da gösteriyor ki sınırda nasıl düzenleme yapılacaksa yapılsın Kuzey Irak yönetimi ile masaya oturmak gerekiyor. Yok eğer masaya oturmayız biz bir kara harekatı ile bize sıkıntı oluşturan dağları aşar düzlükte yeni mevziler belirler ve sınırı buna göre çizeriz deniyorsa o da Türkiyenin tek taraflı çözümü demektir. Şahsen budan önceki sınır ötesi harekatta Irak ile Türkiye arasında bir tampon bölge oluşturulacağını düşünmüş ve bunu birkaç kere köşemde ifade etmiştim. Ne  olduysa oldu birliklerimiz ani bir kararla geri çekildi. Böyle olunca da tampon bölge oluşturulması düşüncesi suya düşmüş oldu. Eğer o günlerde Türkiyeyi askerlerini geri çekmeye zorlayan ABD idiyse -Ki öyle olduğu biliniyor- bugün de  ister tampon bölge oluşturulması ister sınırın yeniden düzenlenmesi hususunda karşımıza ABDçıkacaktır. ABDnin karşımıza çıkışı doğrudan olmayabilir. İsteklerini Irak ya da Kuzel Irak yöneticileri aracılığı ile iletebilir. Bunda zorlanacak olursa bakanlarını gönderip Türkiyeyi sıkıştırmaya kalkışabilir. Bu husustaki muhtemel sonuçları baştan iyi hesaplamak gerekir. Çünkü son sınır ötesi harekatı ile toplumda ciddi beklentilere yol açıldı. Konuşulanlar, yazılanlar karşısında hiçbir açıklama yapılmadı. Böyle olunca da toplum ister istemez en azından bir tampon bölge oluşturulmasını beklemeye başladı. Ama netice fos çıktı. Niçin fos çıktığının ip uçlarını da Başbakan Erdoğanın "Ağzı olan konuşuyor" değerlendirmesinde yakaladık. Belli ki Türkiye muhtemel bir rizikoyu üstlenmek istememiş.

Şimdilerde Tampon Bölge istekleri tekrar gündeme taşınıyor. Hatta, bununla da yetinilmeyerek sınırın yeniden çizilmesi gerektiği,  bunun için de  Barzaninin muhatap alınmasının yeterli olacağı gibi düşünceler dillendiriliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse gerek sınırın yeniden belirlenmesi gerek tampon bölge oluşturulması hususunda Barzaninin tek başına karar verme yetkisine sahip olduğunu düşünmüyorum. Barzani olsa olsa kendisini orada bir devlet başkanı konumuna getiren ABDnin müsaadesi çerçevesinde hareket edebilir.

Sınırla ilgili yeni düzenleme gelip Barzaninin gönlünü etmeye, onunla iyi geçinmeye, hatta tanınmasına değil, ABD ile varılacak mutabakata dayanıyor. ABD ile yapılacak mutabakatın ne karşılığında olacağını ayrıca iyi düşünmek gerekiyor. Belli ki ABD ve müttefikleri bölgede büyük birKürdistan Devleti kurmanın peşindedirler. Kuzey Irak yönetimi bunun ilk adımını oluşturmaktadır. Bu bakımdan sınırların yeniden çizİlmesi ya da Tampon Bölge oluşturulması hususunda Barzaninin hiçbir insiyatifi olamaz. Iraktan yapılan açıklamalara inanmamak gerekiyor. Çünkü, Irak yönetimi tam bağımsız, kendi göbeğini kendisi kesecek güce sahip değildir. Gelişmeleri iyi değerlendirip bir takım dengeleri kollayarak atılacak adımlarla bazı engeller aşılabilir ve bu engellerin aşılabilmesi için en uygun çözüm Tampon Bölge oluşturulmasıdır. Çünkü,Türkiye hem işgalci durumuna düşmemiş hem de teröristleri dağların tepesinde değil, düzlükte karşılama imkanına kavuşacaktır.