Sincan Mitingi

Abone Ol

Gündem yoğun İnsan takip etmekte güçlük çekiyor. Daha

doğrusu güç olan gündemi takipten ziyade olaylar arasında bir tercih yapmak.

Cumartesi günü AK Parti Sincan da Milli İradeye Saygı adı altında miting

düzerlerken, aynı gün Taksim Parkı boşaltıldı, İran daki Cumhurbaşkanlığı seçim

sonuçları açıklandı. Üç konu da önemliydi. Ancak, yazımı Sincan mitingine

ayırmak istiyorum. Çünkü Başbakan ın burada yaptığı konuşmada herkese meydan

okuması, özellikle de oynanan oyunun arkasında kimler olduğu, ne gibi oyunlar

oynandığı konusunda ellerinde hepsinin belgeleri olduğu yollu açıklaması meydan

okumanın ötesinde bir gözdağı anlamına geliyordu. Sanıyorum bundan iktidarın

bazı sivil destekçileri de paylarına düşeni almışlardır.

İster gazeteci ister politikacı ve devlet adamlarının bu

tür açıklamalarını doğru bulmuyorum. Özellikle devlet adamları ellerindeki

belge ve bilgileri toplum ile paylaşmayı zamansız ya da sakıncalı buluyorlarsa

o konuya hiç girmemeleri daha doğru olur diye düşünüyorum. Bir kaç yıl önceydi.

Server Vakfı nın haftalık sohbet toplantılarının konuğu sevdiğim genç bir

meslektaşımdı. Günün önemli konuları üzerinde duruyor, faydalı bililer de

aktarıyordu. Ancak, bir süre sonra konuşmasını öylesine bir havaya büründürdü

ki, bilinmeyen esrarengiz kaynaklardan edindiği bilgilere sözü getirip

dayandırdı. Bu derin kaynakları açıklamıyordu. Konuşmanın sonunda

açıklayamayacağınız derin kaynaklardan söz etmenin konuşmayı belki esrarengiz

hale getirdiğini ama söylenenlerin güvenilirliğine zarar verdiğini

hatırlatmıştım. Hangi kaynaktan olursa olsun edinilen bilgiler elbette yeri

geldiğinde yazı ya da konuşmada kullanılacaktır. Ancak, bu bilgileri aktarmak

yeterli iken konuşmayı veya yazıyı ilginç kılmak çabasıyla meselenin

açıklanmayan ama vurgu yapılan kaynaklara dayandırılmasını oldum olası yanlış

buldum. Konuşmayı yapan bir de devlet adamı ise bu yola hiç başvurulmaması

gerekir. Çünkü devlet adamlarının halkın bilmediği pek çok şeyi bilmesi işinin

gereğidir.

Sincan mitinginin bana göre dikkat çeken diğer önemli bir

yönü ise miting alanında birkaç kişinin ellerindeki MHP bayraklarını sonuna

kadar sallandırmalarıydı. Mitingi televizyon başında birlikte izlediğimiz

arkadaşlarla sallanan MHP bayraklarını izlerken Bu ne perhiz, bu ne lahana

turşusu diye düşünmeden kendimizi alamadık. Çünkü MHP nin Gezi Parkı olayları

ile ilgili tavrı biliniyor. Öylesine biliniyor ki, bu konuda CHP ile aynı

çizgide görüntü verdiler. Arkasından AK Parti nin seçim kampanyasını başlatma

mitinginde MHP bayraklarının dalgalanması ilk bakışta anlamsız göründü. Hemen

belirteyim ki, olayın birilerinin organizasyonu olduğunu düşündüm. Bu

düşüncemde yanılmadığımı Devlet Bahçeli nin açıklaması da gösterdi. Peki, bunu

kimler tezgâhladı Sanıyorum bu sorunun cevabını Ankaralı meslektaşlarım

bilirler.

Milli İradeye Saygı tüm siyasi partilerin ortak dayanak

noktasıdır. Milli iradeye saygının olmadığı yerde demokrasiden zaten söz

edilemez ancak Milli İradeye Saygı adı altında ama bir seçim kampanyasının

başlangıcı olarak takdim edilen bir mitinge farklı partilerin katılması işin

doğasına aykırı düşer. Aynı adla sivil toplum örgütleri bir miting düzenlemiş

olsaydı o zaman elbette o mitinge her partinin temsilcileri katılır, orada

yerlerini alırlardı. Almaları da gerekirdi.

Görünen o ki, AK Parti ortak bir değerden yararlanarak

partileri aynı alana toplamak gibi bir taktik sergilemiştir. Taksim olaylarına

karşı olmak ile aynı alanda boy göstermek farklı şeylerdir. Sincan mitingi bir

AK Parti mitingi ve gövde gösterisiydi.