Sina Yarımadası'ndaki yerleşimlere kim saldırdı?

Abone Ol

Müslümanların yaşadığı acılar giderek katlanıyor. Bunlar

önü alınamaz bir acıya dönüşüyor ve sonu da gelmiyor bir türlü. Mısır

demokrasiye geçtikten sonra içten bir darbeyle yeni bir işgal sürecine girdi.

Halkına güç yetiremeyenler düşmanlarının desteğine gereksinim duyuyor. On

yıllardır düşman gibi görünen iki ülke Mısır ile İsrail arasında ilginç ve

tuhaf gelişmeler yaşanıyor. Mısır da Adeviye deki halk ayaklanmasının

üstesinden gelmek için önce bir katliamda bulundu. Bu, kamuoyunda beklenmedik

bir tepki gördü. Uluslararası önemli bir konuma sahip olan Sina ya halk hâkim

olunca, bu hem İsrail için bir tehdit oluşturuyordu, hem de kanal geçişinin

tehlikeleri bulunuyordu. Mısırlıların oraya bir müdahalesi yeni bir açmaz

oluşturacaktı. Belki kendi başına bu müdahalede yetersiz kalabilirdi. Buraya

uçaklar ve helikopterlerle bir saldırıda bulunuldu. Saldırıya yapan ise

İsrail di. Tabii bu durum Mısır ın darbeci yönetimi için bir açmazdı. Saldırıyı

yapanın İsrail olduğu bilinmesi Mısır kamuoyunda yandaşları tarafından bile

kabul görmesi olası değildi. Zaten Abede ile birlikte yapılan darbe bir türlü

izah edilemiyordu. Üstüne üstlük böyle bir durum onları daha da zorda

bırakabilirdi. Bu açıdan bakılınca Mısır bu saldırıyı kendisi yaptığını

söylüyor. Durum hiç de öyle değil. İlginç olan durum Şalom gazetesi ve

bültenine yansıyan haber çok daha açıklayıcı. Bültende yer alan metin şöyle:

Geçtiğimiz cuma günü havadan yapılan bir saldırı ile

Mısır ve İsrail hedeflerine roket atmaya hazırlanan teröristler malzemeleri ile

birlikte yok edilmişlerdi. Mısır makamları resmen bu işbirliğini reddediyorlar.

Mısır ordusu yaptığı resmi açıklamada son saldırının Mısır ordusuna bağlı

saldırı helikopterleri ile yapıldığını iddia ederken, saldırının şekli ve görgü

tanıklarının ifadeleri bu açıklamayı teyit etmiyor. Uluslararası ajanslara

kaynak bildirilmeden düşen haberler saldırının insansız bir hava aracı

tarafından yapıldığını yazıyor. Ajanslara konuşan kaynaklar bununla da kalmıyor

ve iki ülke arasında terörizme karşı son zamanlarda tam bir işbirliği olduğunu

iddia ediyor. İsrail de saldırıda rolü olduğu konusunda hiçbir açıklama yapmaz

iken, uluslararası haber ajansları, kilometrelerce öteden uzaktan kumandalı

insansız uçaklar ile yapılan böyle bir saldırıyı dünyada ancak birkaç ülkenin

yapabileceğini belirtiyorlar. İsrail ve Mısır 1973 teki Yom Kipur savaşından

sonra bir daha savaşmadılar. 1979 ta yapılan barış anlaşması gereği İsrail

savaşta işgal ettiği Sina Yarımadası nı terk etti. Her ne kadar kâğıt üstünde

iki ülke arasında barış yapılmış olsa da, iki ülke ordusu 34 yıldır yukarıda

iddia edildiği kadar büyük bir işbirliği içinde çalışmadı.

Burada ortaya çıkan ilginç durum şu. Hem İsrail hem

Mısır ın darbecilerinin bu gelişmelerin ardından kendilerine göre bir yoruma gidiyorlar.

Başta demokrasi yoluyla iktidara gelen Müslüman Kardeşler yönetimini

kabullenemediler. Darbe ile yönetimi ele geçirdikten sonra onların direnişini

terörizm olarak nitelendiriliyorlar. Bu yeni durum değil. Batılılar

istemedikleri her hareketi terörizm olarak niteliyor ve dünya kamuoyuna böyle

sunuyor ve kabullendiriyorlar. Ellerinde hiçbir teknik güç olmayan ve şu ana

kadar silahlı bir mücadeleye girmemiş olan Müslüman Kardeşler in İsrail e roket

saldırılarında bulunmaya hazırlananlar olarak görüyor onları imha ediyor.

Üstelik bunlar insansız hava araçlarıyla yapılıyor. Mısır ın elinde bulunmayan

insansız hava araçları. Bu durum, yukarıdaki bültende oldukça açıklayıcı.

Mısır ın Batı veya Abede güdümlü firavun yönetimi bugüne kadar İsrail ile hiçbir

gerilime girmedi. El Baradey in iki yıl önce yapmış olduğu açıklamada, İsrail

ile yapılmış kaya gibi sağlam anlaşmalar var. Bunlar asla bozulmayacak

dediğini bir kez daha anımsatalım. Arka planda Siyonizm in yeni kuklası ve arka

plan öncüsü Baradey bir sözcü konumunda. Aylar önce söyledikleri şimdi

doğrulanıyor. Filistin Lübnan direnişinin binde birini daha göstermedi.

Darbeciler yönetimi ele alır almaz yaptıkları ilk şey Refah Sınır Kapısı nı

kapatmak, tünelleri bombalamak oldu. Hatta mevcut Türkiye iktidarı birkaç yıl

İsrail ile Suriye arasında bir anlaşma yapmak için aracı oldu ve çok da

çırpındı. Nedense bu pek de başarılamadı. Gerçi Suriye yönetiminin Mısır ın

Hüsnü Mübarek ile şu anki yönetim arasında hiçbir fark yok. Kuklalar iş başında

olduğu sürece de değişen bir şey olmayacak.