Hani meşhur bir simit+çay hesabı vardı ya, hani!
Bu hesabı yeniden yapsak mı acaba? Hadi yapalım…
Bugün tarih ne; 29 Ocak 2025 Çarşamba…
Asgari ücretle geçinmeye çabalayan 4 kişilik aile için; anne, baba, iki de çocuk…
* Sabah: Birer simit yeseler... İkişer çay içseler!
* Öğle: Birer simit yeseler... İkişer çay içseler!
* Akşam: Birer simit yeseler... İkişer çay içseler!
* Toplam: Günde, 12 simit ve 24 çay yapar...
* 12 simit… Tanesi 20 TL’den ne eder; 240 TL.
* 24 çay. Çayın tanesini de asgari 20 TL’den saysak; 480 TL eder.
* 4 kişilik bir aile için toplam günlük çay+simit hesabı: 720 TL.
* Peki, ya aylık simit+çay gideri; 720×30= 21.600 TL eder.
* Özetlersek; 4 kişilik bir aile sabah, öğle, akşam sadece birer tane simit ve 2’şer tane de çay içse aylık 21 bin 600 TL ödeme yapması gerekiyor.
* Yani, neredeyse asgari ücret kadar… En düşük emekli maaşı 14.469 TL olan bir aile için çay+simit imkânı da yok!
* Sofrada her bireye sadece birer tane simit ve 2’şer da çay. Öyle sınırsız çay falan yok! Tek simitten doymadınız diyelim; bir simit daha yok!
* Simit yanında öyle katık olsun diye peynir falan da yok! Zeytin haddinden fazla pahalı, çok sevdiğimiz zeytin de yok!
***
Önceki gün simitçiden simit alırken simitçi tezgahında ‘simit 20 TL’ duyurusunu okuyan vatandaşın dudaklarından şu cümleleri işittim; “Eskiden ‘tüfek icat oldu mertlik bozuldu’ derlerdi, şimdi simit 20 TL oldu mertlik bozuldu!..”
NE OLDU BU GERÇEKLERE!
Bu kadar da değil…
* Gezenini bırakın, gezmeyen tavuk yumurtası da yok! Oysa çocukların eğitiminde bedensel ihtiyaçları için peynir ve yumurta en acil gıdalar değil midir?
* Süt! Süt de yok sofrada! Çocukların ve yaşlıların kemik gelişimleri için süt çok çok önemli değil mi? Önemli ama sofrada sadece çay ve simit var, süt de yok!
* Bal, tereyağı… Karakovanından, organik olanından vazgeçtik. Karakovan balın kilosu olmuş zaten 3.000 TL. Ortalama bal ve tereyağı da yok sofrada!
***
Öğle ve akşam yemeklerinde de çay ve simit dışında yiyecek içecek bir şey alma imkânı da yok!
* Mesela et! Ne eti? Hayal mi görüyorsunuz? Etin kilosu olmuş 800-1000 TL.
* Kıyma! Kıymanın kilosu olmuş 600-700 TL. Gramla alınır oldu!
* İyi de hani tarım ve hayvancılık ülkesi idik! Hani, gıdası kendisine yetmeyen ülkenin gerçek manada bağımsızlığından bahsedilemezdi!
Evet, bunlar gerçek de… Ne oldu bu gerçeklere!
504 TL; HARCA HARCA BİTMEZ!
Sadece ve yalnızca çay ve simitten bahsediyoruz! İç acıtan bir tablo!
Ancak daha da iç acıtan devamı var bu tablonun!..
Asgari ücretli bir işçi…
* Bu işçi aylık 22.104 TL maaş alıyor, malum! 4 kişilik bir aile. Anne, baba ve 2 çocuk. Çocuklardan birisi okula gidiyor.
* Dedik ki, bu asgari ücretli aile sabah, öğle akşam sadece birer simit, ikişer de çay içse ayda 21.600 TL harcama yapması gerekiyor.
* Adamın cebinde kalan para ne; 22.104-21.600 TL = 504 TL.
* Yazıyla da yazalım; asgari ücretli bir aile sabah+öğle+akşam sadece çay+simit ile beslense, başka hiçbir yere harcama yapılmasa, ay sonunda asgari ücretlinin cebinde kalan para yalnızca ve sadece beşyüzdört TL. Harca harca bitmez…
***
Tamam da…
Bu asgari ücretlinin evinin kira olduğunu düşünelim;
* Günümüzde İstanbul’da bir bodrumun kira bedeli de 15-20 bin TL.
* Bu asgari ücretlinin çocuklarının, eşinin, kendisinin hiç mi harcaması olmayacak?
* Doğal gaz faturası ne olacak? Elektrik faturası ne olacak? Su faturası ne olacak?
* Okula giden çocuğuna nasıl harçlık verecek bu asgari ücretli baba! Peki, ya sağlık harcamaları!
* Kalan 504 TL ile ne yapsın bu asgari ücretli?
***
Yeni çay ve simit hesabı bizi nerelere getirdi?
Tüm mesele ülke gelirinin adaletli dağıtılmamasından kaynaklanıyor.
Üstadın (NFK) dediği gibi; “Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa/Yaşasın kefenimin kefili karaborsa!”
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Başkanlığını önceki Adalet Bakanlarından, gazetemiz yazarı Av. İsmail Müftüoğlu'nun yaptığı İstanbul Platformu’nun Şubat ayı toplantısının, Beylerbeyi Mahallesi, Abdullahağa Caddesi, No:14’te bulunan Hacı Sabancı Anadolu Lisesi Konferans Salonu, Beylerbeyi – İstanbul adresinde yapılacağını, programın 11 Şubat 2025 Salı günü, saat 19.00’da 28 Şubat Post-Modern Darbesi konulu gündemle icra olunacağını, İsmail Müftüoğlu'nun görüş ve düşüncelerini anlatacağını, biliyor musunuz?
RAPOR ALSANIZ NE OLACAK?
Eskiden şöyle bir uygulama vardı; rahatsızlığınız dolayısıyla hekim raporuyla aldığınız ilaçlardan eczane ücret almazdı.
Geçenlerde bir okurum anlattı;
- “Eczaneye gittim, ilacım raporlu bir ilaç. Reçeteyi gösterdim. İlaçları hazırladı, poşete koydu. Aldım teşekkür ettim, tam arkamı dönüp giderken eczacı, ‘Beyefendi borcunuz var!’ demez mi?
- ‘Ne borcu, raporlu ilaçlar bedelsiz değil mi? Ben bugüne kadar raporu olan ilaçlarımı ücretsiz aldım!’ karşılığını verdim.
- ‘Artık değişti, raporlu ilaçlardan da ücret farkı alınmaya başladı…”
Sağlık alanında birçok kaleme büyük zamlar geldiğini bu vesileyle belirtmiş olayım…