Şimdi “van münit” zamanı

Abone Ol

Son zamanlarda terör devleti İsrail’in Filistin’de zulmü artırması ve Mescid-i Aksa’ya yapmış olduğu tecavüzlere baktığımızda insanın aklına ya bir zamanlar “van münit” diye bir şey vardı bu günlerde nerede kaldı diyesi geliyor. O “van münit” ki iç politikada muazzam bir karşılık bulmuş siyasi iktidarın bu kadar ömrünün uzun olmasına da başlı başına sebep olmuştu da diyebiliriz.

Hiç unutmuyorum yine o günlerde kendisi muhalefette olan bugünkü iktidarda yer alan bir zatı muhterem, kendisine “van münit” meselesi sorulduğunda ben olsaydım “van münit değil de Türkçe hele bir durun derdim” demişti.

İşte şimdi tamda “van münit”in ya da “hele bir durun” çıkışının tam da zamanı değil mi? Şimdi neden susuyorsunuz? Hayır, sadece susmuyorsunuz! Hem de enerji hususunda yeni anlaşmalar yapıyorsunuz. Zaten “Mavi Marmara”dan hiç söz etmiyorsunuz.

Uyuttunuz bu milleti diyeceğim amma uyutmak az kelime çünkü uyuyana seslenirseniz belki uyanır ama siz bu milleti uyuşturdunuz. Artık bir cerrahi müdahale gerekiyor. Ancak o müdahaleyi de Milli Görüş yani Saadet Partisi yapabilir.

30 Temmuz Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapmış olduğu “Büyük Kudüs Mitingi” ile bunu göstermiştir. Lâkin bunu içine sindiremeyen bazı iktidar yandaşı sözüm ona hoca geçinen Ş.Y. adlı vatandaş sosyal medyada Saadet Partisi Ayasofya’yı kapatan CHP’nin yanında duruyor bu miting Oy’a yönelik diye densiz ve mesnetsiz bir gaflette bulunmuş. Biz de kendisine sen de Yahudi’nin yanındasın mı diyelim. Zira 1974’te CHP ile MSP’nin kurmuş olduğu koalisyon zamanında mason locaları da bu gibi ithamlarda bulunmuş idi. Sizin onlardan farkınız ne? Kaldı ki o koalisyon Kıbrıs Barış Harekâtı, Ağır Sanayi Kurulma Hamlesi, Manevi Kalkınma’da önemli adımlar atılması gibi birçok hayırlı hizmetlere vesile olmuştu. Bunların bu Ş.Y.’de gayet iyi bilir ve de hatırlar.

Bu Ş.Y. ki Refah döneminde hemen hemen her konuşmasında yurtiçi veya yurtdışında sarf ettiği sözler aynen şöyleydi: “Atatürk kâfir, laiklik dinsizlik, faiz haram, Avrupa Birliği Hristiyan Kulübü” diyerek bas bas bağırırdı. Şimdilerde ise laikliğin, Avrupa Birliği’nin yanında faizden de hiç söz etmiyor. Peki, niçin dediğinizde ben değiştim diyorlar. İyi ama mü’min neden değişsin? Kur’an ayetleri değişti mi ki? Din, İslâm değişti mi ki? Kıble değişti mi? Hayır değişmedi o halde siz neden değişiyorsunuz? Dün söylediğinizin tersini bugün neden söylüyorsunuz? Fark ne? O gün Milli Görüş lideri merhum Erbakan hoca vardı şimdi ise Tayyip Erdoğan var. Demek ki siz kişilere göre değişebiliyorsunuz. Bizim bildiğimiz mü’min, Müslüman değişmez. İnancından, ihlasından, samimiyetinden asla taviz vermez. Değişme alâmeti onda görülmez. Dünyevileşen insanlar menfaat uğruna ve iktidara yaranmak adına halisane ve samimiyetle yapılan, mazlumların yanında zulmü şiddetle kınayan bir faaliyete dil uzatma cüretini gösterebiliyor.

Allah dünyevileşen Müslümanlara şuur ve izan versin. Bizleri de bu tür dünyevileşmenin şerrinden muhafaza eylesin. Amin...