ÖZGECAN hayatının baharında koparılan onlarca genç kızdan
sadece biriydi. Vahşice işlenen bu cinayet toplumun bütün katmanlarını harekete
geçirmiş, caniye verilebilecek ceza indiriminin önlenmesi için çalışmalar
yapılmıştı. Nitekim birçok genç kızımız ya da kadınlarımız Özgecanla aynı
kaderi paylaşmış, aynı sona yürümüşlerdi. Fakat onlar bu şekilde topluma
seslerini duyurma imkânı bulamamış ve unutulmuşlardı. Bu anlamda Özgecan
haksızca öldürülen onlarca kadının sesi oldu ve onların haklarını yeniden
gündeme getirdi.
Katil insanlığından istifa etmiş bir caniydi. Fakat o
aynı zamanda bir babaydı, bir evlattı ve bir eşti. Katilin geride bıraktığı
acılı yürüklere çocukları ve eşi de dâhildi. Bir katilin eşi ya da çocuğu olmak
büyük bir bahtsızlıktı ve o çocuklar bu kara lekeyi alınlarında hep
taşıyacaklardı.
Yaşam hakkının her insanın en tabi hakkı olduğunu savunan
duyarlı kişi ya da kurumlar Özgecan davasının sonucunu beklemekteydiler.
Beklenen dava geçtiğimiz hafta sonuçlandı ve caniler müebbet hapisle
cezalandırıldılar. Umursamaz tavırları ile insanları çileden çıkaran caniler
yaşamlarının geri kalan kısmını karanlık bir hücrede geçirecekler.
Peki, bu yeterli mi
Katile verilen ceza anne babanın acısını giderebilir mi
Ölen çocuklarını onlara geri getirebilir mi Elbette getiremez. Fakat hiç
olmazsa canilerin bütün yaşamlarını hücrede geçirecek olmaları, ellerini
sallayarak yaşamlarına devam edenlerin cesaretlerini kırabilir. Özgecan ın
babasının da söylediği gibi verilen ağırlaştırılmış müebbet cezası yeni
Özgecanlar için bir umut olabilir. Fakat kadınları katleden caniler için, aşırı
sevgi indirimi, tahrik indirimi olduğu sürece cezanın caydırıcılığının ne kadar
etkili olabileceğini kestir mümkün değil. Zira yapılan bütün çalışmalara rağmen
kadın cinayetleri konusunda ön saflarda gidiyoruz. Başımızın tacı dediğimiz
kadınlar sokak ortasında katlediliyor ve toplumun yarası haline gelen soruna
bir çözüm bulanamıyor. Çünkü omuzlarında koca bir toplumun sorumluluğunu
taşıyan kadınlara sinek kadar değer verilmiyor. O yüzden sevgiyi tanımayan ve
sevgiden yoksun olan bir toplum haline geldik.