Hatırlayın 18 Mart 1915 te Çanakkale zaferimizi cereyan
etmişti. Düşman kuvvetleri mağlubiyeti İngilizlerin stratejik hatalarına
bağlıyordu. Bu tarihte İngiliz deniz bakanı Churchill idi. İngilizler
Churchill e:
Biz sana dünyanın en güçlü donanmasını verdik. Sen ise
elinde doğru dürüst bir silahı bile bulunmayan Müslüman Türk e mağlup ettin.
Olmaz böyle şey diyorlardı. Churchill halkının huzurunda hesap vermek üzere
çıktığında yenilgisinin sebebinin şu tespitiyle izah etti:
Ey halkım! Müslüman Türk milleti, İslam denizinin
içinde yüzen balık gibidir. Biz bu balığı elimizle yakalamaya çalıştık. Ancak,
ahmak balık avcısının durumunu düştük. Bu yenilgiden ders alacağız. Bundan
sonra yapacağımız şey, Müslüman türkün iman ve İslam denizini kurutmak. Onları
Kur an dan İslam dan ayırmak. Tarihlerine sövdürmek, ahlaklarını bozmak, namus
duyguları zayıflatarak yıkmak. Kısacası, adı Müslüman veya Türk, ama kafası,
aklı, ruhu ve yaşayışı İngiliz olan sürüler haline getirmek olacaktır. Bu
Kur an ı Müslümanların elinden alamadığınız müddetçe, İngiliz İmparatorluğu na
rahat yoktur.
Churchill in bu önemli tespiti ve konuşması İngilizleri
ikna etti.
Şimdi dönüp kendimize bakalım:
Bu ülkede, Kur an a düşmanca bakan herkes bilerek veya
bilmeyerek İngilizlerin hesabına çalışmaktadır.
Tarihimize ve geçmişimize küfreden herkes İngilizlerin
hesabına çalışmaktadır.
Ahlaksızlık yapan ve ahlaksızlığa zemin hazırlayan
herkes İngilizlerin hesabına çalışmaktadır.
Namussuzluk yapan ve yayan herkes bilerek veya
bilmeyerek İngiliz in hesabına çalışmaktadır.
Şimdi de dönüp sokaklarımıza bakalım:
Gençlerimiz ne durumda
Sokaklarımızın hali ne
Evlerimizin görünümü nasıl
Hülasa, İngiliz den farklı bir yönümüz kalmış mı
Televizyonlar, radyolar, gazeteler ve dergiler kime
hizmet ediyor Hangi amaca yönelik yayın yapıyorlar Churchill in dedikleri
gerçekleşti mi, gerçekleşme yolunda mı Peki, bütün bu sorulara sizin cevabınız
nedir İkrar edin bakalım.
Aynı soruyu siz bana soruyorsanız, benim cevabım şudur:
İslam a hayatını adamış, İslam için yaşamış, binlerce
cephede Hakk ın, adaletin sancağı olmuş bu milletin hayat soluğu tükenmemiştir.
Bazıları, düşman ve yardakçıları safında yer alsalar bile, milletimizi asla
yıkamayacaktır.
Çünkü söndürülmek için her kor üflendikçe, külleri
gidiyor, taze fidanlar boy atıyor. Bu boy atan fidanlar toplumumuzun temel
taşlarıdır. Sağlam temelimiz sarsılacak kadar bozulmuş değildir.
İstanbul feth olacaktır. Onu fetheden komutan ve
askerleri ne güzeldir müjdesine dedemiz Fatih Sultan Mehmet ve askerleri layık
olmuştur.
Bu mübarek müjdenin bereketi hâlâ üzerimizdedir. Her şey
İslam için, diyen koca yiğitler yaşıyor bu ülkede. Bereket hâlâ üzerimizdedir.
Şair şöyle diyor: Şu toprağa diktiğimiz fidanlar açtı gonca gonca gül oldu
şimdi.
Tükendi ızdırap, dindi sancılar. Hâlimiz bir güzel hâl
oldu şimdi
Müslümanlar, biz üzerimize düşen görevi yerine
getirelim. Böyle yaparsak Rabbimizin ikramını, yardımını hak etmiş oluruz. Bunu
elde ettikten sonra hiçbir güç bizi yıkamayacaktır. Buna böyle inanıyoruz