Şimdi de doğru yer tartışması!

Abone Ol

Ufacık meseleleri büyütmekte nasıl da mahiriz! Pireyi deve yapmakta üstümüze yok!

Askerlerimizin peş peşe şehit olmaları üzerine Genelkurmay ve Silahlı Kuvvetlere yöneltilen eleştirilerin dozajının giderek artması üzerine Genelkurmay Başkanının uzun süre sessiz kalması elbette beklenemezdi!

Sonunda Genelkurmay Başkanı sesini yükselti!

Ama biraz beklenenden ve umulandan fazla yükseltmiş olacak ki, bir başka eleştiri için kaynak oluşmuş oldu!

Özellikle medyanın önde kalemleri Genelkurmay Başkanının bu isyanına hak verirken üslubuna karşı çıktılar!

Genelkurmay Başkanı Başbuğ un herkesi doğru yolda olmaya davet eden uyarısındaki sertlik de eleştiri konusu haline geldi!

Üslup meselesi fazla dile dolanınca da Başbakan Erdoğan devreye girme ihtiyacını duymuş olacak ki o da görüşlerini açıkladı!

Başbakan Erdoğan ın açıklaması Genelkurmay Başkanının açıklaması kadar sert olmasa da en az Aydın Doğan a karşı başlattığı kampanyalardaki kadar sertti!

Adeta birdirbir ya da uzuneşek oynayan çocukların birbirlerinin üzerinden atlarken söyledikleri "Ustamın dediği gibi" tekerlemesini hatırlatan bir söylem içine girmiş gibiydi!

Genelkurmay Başkanı herkesi doğru yerde olmaya davet ediyordu, Başbakan Erdoğan da "Bizim yerimiz doğru, yanlış yerde olanlar düşünsün!" demek suretiyle aynı çizgide olduğunu ortaya koyuyordu!

Böylelikle de doğru yer tartışması fiilen başlamış bulunuyordu!

Ortada önemli ve büyük bir sorun var!

Sürekli şehit veriyoruz!

Yapılması gereken pek çok iş, alınması gereken pek çok tedbir var!

Ama bütün eforumuzu doğru yerde olduğumuzu ispata ayırmış durumdayız!

Başbakan ve Genelkurmay Başkanı kendi bulundukları noktanın doğru yer olduğunu savunarak, herkesi kendi yanlarına davet ederken karşı taraf yani siyasileri ve askerleri bölücü terörü önleme konusunda doğru tedbirleri alamamakla suçlayan ve eleştiren çevreler de kendi bulundukları noktanın doğru yer olduğu konusunda ısrarlarını sürdürüyorlar!

Böylesi bir tartışmanın ülkemize bir şey kazandıracağına inanmıyoruz!

Kimin bulunduğu yerin doğru olduğundan çok neticeye bakıyoruz!

Şehit haberlerinin ardı arkası kesilmiyor!

Yani bizimkiler lafla meşgulken, adamlar icraatta bulunuyorlar!

Biz terörle mücadeleyi İçişleri Bakanlığının üzerine yıkarak büyük mesafe aldığımızı sanırken adamlar yine bildiklerini okuyorlar.

Peki, böyle bir durumda ne mi yapılmalı

Lüzumsuz yere nefes tüketmek yerine bütün gücümüzle doğrudan terörle mücadele etmeliyiz.

Yapılan eleştirileri tahammülle karşılamalı ve eksiklerimizi gidermeye çalışmalıyız.

Böyle yapmamız gerekirken bir de bakıyoruz meselenin aslı bir kenara bırakılmış teferruat ile uğraşılıyor!