Silahı verip gideceklermiş!..

Abone Ol

ABD ile Menbiç konusunda sağlanan mutabakat gereği PKK/YPG silahları vererek çekilecekmiş. Haberlerde böyle deniyor. Sanki ABD binlerce TIR silahı imza karşılığı terör örgütüne vermiş, şimdi de o imza karşılığında verilen silahlar sayılarak geri alınacakmış gibi bir hava estiriliyor. ABD ile Türkiye arasında mutabakata varıldığı sıralarda YPG de ‘Çekiliyoruz’ açıklaması yapmış. Hemen belirteyim ki, varılan mutabakatta YPG’nin silahları vermesi konusunda anlaşma sağlanmış olsa da buna inanmanın mümkün olmadığını söylemek gerekiyor. Çünkü işin başından beri ABD, PKK/YPG konusunda Türkiye’nin tüm karşı çıkmalarına rağmen terör örgütünü tercih etti. Israrlı bir şekilde silahlandırmayı sürdürdü, maddi destek överdi. Bu arada Türkiye’nin Menbiç’i teröristlerden temizlemeye yönelik operasyonlarını sürekli karşı çıkarak engelledi. Yani, teröristlerin imha edilmesini istemedi. Durum böyle iken bugün varılan mutabakat gereği teröristlerin silahlarını bırakarak Menbiç’i boşaltacaklarına, bir başka ifadeyle ABD’nin buna razı olacağına inanmak mümkün olabilir mi? Diyelim ki, terör örgütünün Menbiç’i terk etmesi konusunda ABD ile anlaşma sağlandı, bu anlaşmanın nasıl yürüyeceğini, silahları ABD’nin mi Türkiye’nin teslim alacağı önem kazanıyor. Kısacası, varılan mutabakat yeni bir oyalama taktiği gibi görünüyor. Çünkü bölgemizdeki tüm gelişmelerde ABD sadece kendi bildiğini okudu. Hatta ülkemizin zayıf düşürülmesini ve parçalanmasını öngören planların ABD tarafından yürütüldüğü hatırlandığında anlaşma adı altında yeni bir oyunun sergilendiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Aslında varılan anlaşma Menbiç’teki teröristlerin can güvenliğini sağlamaya yöneliktir. Menbiç boşaltılacak diyerek Türkiye’nin teröristleri yok etmesi engellenmiş, yani can güvenlikleri sağlanmış olacaktır. Silahların teslimine gelince ABD tarafından gönderilen TIR’lar dolusu silahların önemli bir bölümü belli yerlere ulaştırılmış, depolara yerleştirilmiş durumda. Irak ve Türkiye’deki PKK militanları da o silahları kullanıyor. Hatta son günlerde Irak’ta askerlerimizin uğradığı saldırıların arkasında doğrudan ya da dolaylı ABD’nin bulunduğu haberleri medyada yer alırken varılan mutabakatın inandırıcı olması mümkün olabilir mi?

Diyelim ki, ABD’nin bölgemizdeki bunca hainliğine rağmen bu defa sözüne güvenelim. Verdiği sözde durmazsa ne olacak? Çünkü ABD’nin bu konudaki sicili çok bozuk. Çünkü, ABD’yi bölgemizde sadece İsrail’in güvenliği ile kendi çıkarları ilgilendiriyor. Böyle olunca Menbiç mutabakatına uymadığı takdirde bunun hesabını kim verecek?

Dileriz yeni bir oyuna gelmeyiz, yeni bir ihanete uğramayız. Varılan mutabakat seçim malzemesi olarak kullanılmak adına olduğundan farklı gösterilmez. Kaldı ki, teröristlerin Menbiç’i terk edeceği ısrarlı bir şekilde vurgulanırken ABD tarafından teröristlerin çekilmesi ile ilgili olarak bir tarih veremeyeceklerini açıklıyorlar. Yani, takvimi terör örgütü ile ABD belirleyecek. Peki, onların belirlediği takvime güvenmek mümkün olabilir mi?

Böylesine güvenilmeyen bir muhatap ile hâlâ müttefiklik sürdürülecekse Türkiye’nin yanılması ve aldatılması son bulabilir mi? Bu tür aldatılma ve yanılmaların bedelini ülkemiz ve insanımız ödüyor. Böyle olunca sorumlu mevkilerde bulanların çok daha titiz davranması, bunun da ötesinde bunca yaptıkları bilinirken hâlâ Suriye’de çözümün ABD’den beklenmesi ne kadar doğru olur?