Silah sanayi neden hiç grev yapmaz!..

Abone Ol

NOBEL Edebiyat Ödülü sahibi Jose Saramago nun Türkçeye

çevrilen savaşların silah endüstrisi ve silah fabrikalarıyla ilişkisini

irdeleyen romanında, Neden silah sanayisinde hiç grev olmaz sorusunun

cevabını araştırdığına vurgu yapılan kitapla ilgili Star gazetesindeki haberin

başlığını okuyunca bu soruyu kendime de sordum. Küresel sermaye ve küresel

güçlerin en önemli gelir kaynaklarından birisi olan silah sanayinin durmasına

bu güçlerin izin vermediği, bunun için silah fabrikalarının sürekli çalışmak

zorunda oldukları aklıma geldi. Bu arada bir arkadaşım da silah sanayinde

grevin yasak olduğunu, bu sebeple silah sanayinde grev yapılamadığını söyledi.

Silah sanayinin devlet tekelinde olduğu ülkelerde grevin kanunla yasaklanmış

olması mümkündür. Ancak, sektöre özel, ister devlet hâkim olsun silah sanayinde

greve gitmenin çoğu zaman mümkün olmayacağı da ortada. Çünkü küresel sömürgeci

güçler dünyayı daha rahat sömürebilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinde

sürekli çatışma ortamları oluşturuyorlar. Bunun için çeşitli örgütleri

kullanıyorlar. Kullandıkları örgütlerin istenen sonucu alabilmesi için sürekli

olarak bu örgütlere silah sevkıyatı gerekir. O zamanda silah sanayinin

üretimini hiç ara vermeden sürdürmesi gerekir. Bu bakımdan silah sanayinin

üretime geçicide olsa ara vermesi için öncelikli olarak yeryüzünde barışın

hâkim olması gerek. Bu ise sömürgeci güçlerin işine gelmiyor.

Sömürgeciler için sürekli çatışma ortamına, çatışmaların

devam etmesi için silah fabrikalarının sürekli çalışmasına ihtiyaç var. Bunun

için de bu sektörde grevin söz konusu olmaması gerekiyor. Kaldı ki, sömürgeci

güçlerin kendi oluşturdukları çatışmalara silah sevkıyatı yaparak dünyayı

sömürürlerken, öbür yandan da pek çok ülkenin zenginliklerine el koyarak bu

sömürülerini sürdürüyorlar. Silahsız ve çatışmasız bir dünyanın oluşması için

grevsiz bir silah sanayisinden önce silaha duyulan ihtiyacın azalması, hatta

sıfırlanması gerekiyor. Hâlbuki günümüz dünyasında sahip olunan silahlarla pek

çok ülkenin zenginlikleri sömürgeci güçlere akıyor.

Her gün medyaya yansıyan bölgemizdeki terör örgütlerinin

faaliyetleri ile ilgili haberlerden bile silah sanayi ile terör ve küresel

sömürü arasındaki irtibatı açıkça görmek mümkün. Özellikle İslam dünyasındaki

terör örgütleri silah sanayinin grevsiz, sürekli üretim yapmasına ve küresel

güçlerin zenginleşmesini sağlıyorlar.

Sömürgeci güçler ve küresel sermayenin işbirliğinin bir

sonucu ortaya çıkan terör örgütleri sürekli çatışma ortamını canlı tutuyorlar.

Söz gelimi Peşmerge ve PKK birlikte Kuzey Irak ta Arap köylerini yıkıyor. PYD,

Rusya ve Esad güçleri Suriye nin kuzeyinde Türkmenleri bölgeyi terk etmeye

zorluyor. PKK ile Türkiye nin 40 yıla yaklaşan bir süreden beri çatışma halinde

olması, IŞİD denen örgütün kan dökmeye devam etmesi hep silah sanayisinin hiç

grev yapmadan tam kapasite üretimini sürdürmesini sağlıyor. Sonuçta Müslümanlar

ölüyor, bu ölmeler küresel sermaye ile sömürgeci güçlerin çıkarlarına hizmet

ediyor. Gerçekten silah sanayisinin arada bir grev yapması, bir diğer ifadeyle

üretime ara vermesi için öncelikli olarak dünya üzerinde barışın sağlanmasını

dillerinden düşürmeyen küresel güçlerin söyledikleri ile amel etmeleri ilk

şarttır. Bu bakımdan silah sanayisinin susması için küresel güçlerin kan

dökücülükten vazgeçmeleri, akan kanlar pahasına daha fazla kazanma duygusunu

bir kenara bırakmaları gerekiyor. Peki, böyle bir durum söz konusu olabilir mi

Elbette olamaz. Parayı putlaştırmak vahşi kapitalizmden, Haçlı-Siyonist

ittifakının kan emicilikten vazgeçemedikleri sürece yeryüzünde barışı düşünmek

hayalden öte gitmeyecektir.