Silah mâlum, karar zâlim...

Abone Ol

Romantizm akımının kurucu yazarlarından Johann Wolfgang Goethe, Genç Werther in Acıları romanında aşkı, hayalleri, tutkuları, hüzünlü duyguları ile malul (illetli, takıntılı)  bir genci anlatır: Werther

Genç Werther in macerası kendi elinden çıkma mektuplarla aktarılır okuyucuya; arkadaşı Wilhelm e yazdığı satırlarla

O, iflah olmaz bir âşıktır. Lotte adlı zarif bir kıza tutulur. Fakat Lotte iyi bir insan olan Albert le nişanlıdır. Bu duruma rağmen, kendisine tutkuyla bağlanan Werther le sosyal ilişkilerini sürdürür.

Bu aşkla, kalbi, yatağında inleyen herhangi bir hastadan daha çok" ağrı çeken Werther in ilacı "Lotte nin siyah gözlerinde"dir

Roman, Alman romantizminin önemli bir belgesi olarak baştan sona Werther in melankolik ruh halinin anlatımından oluşur. Bu ruh halinin tabii sonucu, ölümdür. Hem de ne ölüm!

Şöyle: Genç  Werther, aşk ıstıraplarının zirvede olduğu bir gece, uşağına bir pusula vererek Lotte ye gönderir: "Yapacağım bir yolculuk için bana tabancalarınızı ödünç vermenizi rica ediyorum. Allahaısmarladık!"

Silah gönderilir. Werther: "Bunlar bana senin elinden geldi. Tozlarını sen silmişsin. Onları öpmeye doyamıyorum. Ellerin değmiş onlara. Sen, ey göklerin meleği, benim kararımı uygun buluyorsun! Ölümü bana senin sunmanı isterdim. İşte, isteğim oldu."

Gece saat onikide Werther son monoloğunu yapar: "Elveda, Lotte!" Sevgilinin silahına basar tetiği. Uzun bir can çekiş sürecinden sonra, "Öğleyin saat onikide son nefesini" verir.

Eğer eldeki kayıtlar doğru söylüyorsa, Faust yazarının bu romanda kullandığı malzeme biyografik, hatta otobiyografik nitelikler taşıyormuş. Yazar, Charlotte Buff adlı bir kıza olan bağlılığını, o günlerde yaşanan bir aşk intiharı olayıyla sentezleyip roman yapmış! Böylece, Romantizm e de çok uygun iki vak a bu romanda birleştirilmiş!

Goethe bunu yaptıysa, biz şunu niye yapmayalım: Romanı doğal bağlamından koparıp, bugünün sosyal atmosferine, reel ortamına niye taşımayalım !

***

Burada sözü kendime çevireyim: Bendeniz, güncel le arası bozuk yazarlardan birisiyimdir. Özellikle gündemle ve güncelle boğulmak endişesi yoğun bir endişedir bende. Fakat, günlük bir gazetede yazıp da memlekette olan bitene temas etmemek mümkün mü

Değil, fakat bunun da bir üslubu olmalı. İşte bu kaygıyla, Goethe nin "acı çeken iyi kalpli insanlara" bir teselli olarak takdim ettiği Genç Werther in Acıları ndan hareket etmeyi uygun buldum. 

***

Werther le, bizim iflah olmaz demokrasi âşıklarını özdeş tutmak istiyorum. Sebebi gayet basit: Birisi, yani Werther, sevgilinin silahını bir vuslat vesilesi kılıyor. Diğeri, yani demokrasi tutkunları, meftun olduklarının silahlarıyla vuruldukça vuruluyor!

Arada başka farklılıklar da var: Genç Werther, sevgilinin hatırası olan silahın tetiğine ulvî bir amaçla, kendisi dokunuyor. Demokrasi tutkunlarına ise "mevhum" sevgilinin koruyucuları tarafından silah tutuluyor. Sonra, Werther in âkıbetinde karar yüzde yüz kendisine ait ve ölüm kesin bir son. Bizim demokrasi muhafazakârlarımızın infazında ise ne kendileri, ne de sevgili müdahil; hem kendileri, hem de sevgili siyaset meydanından ihraç edilmiş; burada karar sahipleri ilginç bir şekilde, acımasız ve zalim Sonuç ise ölümden öte bir şey: Bir felç hâli, bir hâl-i kötürüm

Ve son bir husus: Werhter in sonu okuyucuda bir arınma (katharsis, yazarın ifadesiyle teselli ) oluştururken şu malum mefluç hâl herhalükârda bütün milleti boğuyor, boğuyor

DERGİLER DERGİLER

MİLCAN: Ali Büyükçapar ın Kahramanmaraş ta 39 sayıdır çıkardığı dergi. Son sayısında Peter Bıchsel in "Amerika Yoktur" hikayesini iktibas etmiş Temin adresi: P. K. 115, Kahramanmaraş.

TASFİYE: Edebiyat ve sanat ortamına tokat atmaya devam ediyor; Tokat tan Ahmet Örs ün "Direnen Edebiyat", Asım Öz ün "Uyum Döneminin Eleştirmeni" ve "İslami Edebiyat Dergisi İslami Edebiyatın Son Halkası mıdır " başlıklı yazıları önemli. İletişim: 0 505 259 07 15.

KUŞLUK VAKTİ: Salih Güzel in güzel hamlesi. Manisa dan sesleniyor. 4. Sayısında Mustafa Celep in "Şiir ve Sorumluluk"u benim dikkatimi çeken ilk yazı. Murat Soyak ın "Rüzgâra Karşı Anne" şiirinden bir beyit: "çıkıp da gelmişim bir bilinmeze/dalım, yaprağım kaygılı". Müracaat: kuslukvakti46@gmail.com

AŞKAR: Sivaslı gençlerin çıkardığı bir dergi. İkinci sayısını "Beşir Ayvazoğlu 40. Yılında" şeklinde dosyalamışlar. İdris Ekinci, Aziz Mahmut Öncel ve Ferhat Nabi Güller in yazıları, Ayvazoğlu bibliyografyasına dahil edilebilir. Bilgi: 0 505 260 93 47.

Bizim adresimiz: P. K. 205, Ulucami, BURSA

www.cevatakkanat.blogcu.com