Kayseri Bûyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki nin himayesinde düzenlenen Erciyes Şiir Günleri ne katılmak için, 24-25 Mart tarihleri arasında Kayseri de bulunduk. Şehir Tiyatrosu nda yapılan bu etkinliklerle ilgili toplantılara Kayseri dışından 12 şair katılırken, Kayserili şairler yanında, şiir günlerini düzenleme komitesi üyeleri, belediye ve üniversite görevlileriyle birlikte toplantıya ev sahibi olanların sayısı 100 ü geçti. Gündüz saatlerinde düzenlenen panellerde dinleyici sayısı salonun yarısını ancak bulduğu halde, akşam saatlerinde düzenlenen şiir dinletilerinde dinleyicilerin bütün salonu doldurduğunu gördük. O bakımdan, şiir çevresinde yapılan toplantılarla bir kültür şölenine dönen Erciyes Şiir Günleri nin ilkine katkıda bulunan herkese gönül dolusu tebrikler.
Şiir ve Şair
Bunca şehir ve kasabada yıllardır düzenlenen şiir günlerinden yararlanarak böyle bir etkinliğe teşebbüs eden Kayseri Bûyükşehir Belediyesi ile tertip komitesinin 10 kişilik üyesi, gerçekten kapsamlı bir faaliyet planlamış ve başarıyla gerçekleştirmiş oldu.
Bu şiir günlerine Kayseri dışından katılan şairlerden Bekir Sıtkı Erdoğan, Erdem Bayazıt, Ragıp Karcı, Ahmet Tevfîk Ozan, Özcan Ünlü, Recep Garip ve Tayyip Atmaca yanında, Kayseri de yaşayan şair dostlarla bir arada olmak hoş bir atmosfer oluşturdu. Bunlarla ve şiir dostlarıyla otelde, Erciyes eteklerinde ve tiyatro salonunda unutulmaz sohbetler yapıldı ve tarihte "makarr-ı ulema" olarak bilinen Kayseri bundan sonra artık "makarr-ı ulema" olarak bilinmeye de hak kazandı.
Bu etkinliği düzenleme komitesinin tebrike değer üyeleri şunlardır: Kayseri Bûyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Yalçın, Belediye İştirakler ve İşletmeler Daire Başkanı Oktay Durukanı, Kütüphane Müdürü Aydın Karakimseli, Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE öğr Üyesi Prof Dr. Nevzat Özkan ve Erciyes Üniversitesinde öğr. Görevlisi şair ve yazar Bekir Oğuzbaşaran, Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Âlim Gerçel, T. Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Hüseyin Türkmen ile bağımsız şair ve yazarlardan Muhsin İlyas Subaşı ve Emir Kalkan ile eğitimci yazar, televizyon programcısı S. Burhanettin Akbaş...
24 Mart günü öğleden sonra başlayan açılış töreninden sonra Bekir Oğuzbaşaran ın yönettiği Şiir ve Şair konulu paneli, yolda karşılaştığımız sürpriz yüzünden izleyemediğim için bir fikir beyan edemeyeceğim. Daha çok şairlerin şiir telâkkilerinin ortaya konduğu bu panelden sonra akşam saat 20.00 den 23.00 e kadar süren şiir dinletisi gerçekten güzel oldu.
Bekir Sıtkı Erdoğan ın farklı türlerde yazdığı üç şiirini okuduktan sonra sahneye çıkan Erdem Bayazıt ın Aşk Risalesi adlı uzun şiirini okuması salonda gerçekten unutulmaz bir etki yaptı. Bu güzel şiirden yola çıkarak Erdem Bayazıt ın şiiri üzerinde yıllardır yazmayı düşündüğüm yazının çerçevesi de zihnimde canlanmış oldu. Pek çok şair dostu ve hemşehrimi dinleyerek otele döndük...
Şiir ve Şehir
25 Mart sabahı Erciyes in Tekir yaylasına giderek karlar üzerinde gezindik. Gençlerin kızak kaydığı bu ulu dağda teleferiğe binildi, yemekler yendi, çaylar içildi ve Erciyes için yazılmış şiirler okundu. Bu ulu dağın eteklerinden şehre döndüğümüzde tiyatrodaki panele katılmamız gerekti.
Prof. Dr. Nevzat Özkan ın yönettiği Şiir ve Şehir konulu panele Muhsin İlyas Subaşı ile Özcan Ünlü ve ben konuşmacı olarak katıldık. Misafir olduğumuz için, ilk konuşmanın bana verildiği toplantıda, şiirin şehir söyleminde ne kadar etkili olduğu üzerinde duruldu ve taşradan büyük şehre doğru akıp gelen insanımızın benimsediği değerlerin şiirde temsil edilmesi hususu üzerinde duruldu.
Şehir şiirleri, Prof. Dr. Nevzat Özkan ın ifade ettiği gibi eski şiirimizdeki "şehrengizler"den olduğu kadar Yahya Kemal ile Necip Fazıl ın istanbul şiirlerinden de uzak bir nitelik kazandığı konusunda farklı görüşler ortaya atıldı. İki turda konu daha da geliştirilerek şiir ve şehre dikkat çekildi.
Şiir ve Şehir konusunda yaptığım konuşmanın notlarından bazılarını buraya alıyorum:
Bana göre şiir başta olmak üzere, bütün sanatlar ancak şehirde ortaya çıkar veya değer kazanır. Çünkü sanat eseri kadar öteki insan emeğiyle ortaya çıkan bütün ürünler ancak şehir niteliği taşıyan yerleşme birimlerde takdir edilir, pazar ve değer bulur. Pazarı olmayan ürünün değeri yoktur.
Bu anlamda şiir, bütün sanatlarda bulunan beşeri ve estetik bir özdür. Yankısını bulamazsa sadece bir söz olarak kalır. Bu yankıya da hakkıyla ancak şehirlerde rastlıyoruz. O yüzden Yunus, "Şehre varam feryâd ü figan koparam" demiştir. Şuara Suresi nde şairlerin oluşturduğu söylemden söz edilirken, Peygamberimize kadar tevhidi tebliğ eden peygamberlere nasıl karşı çıkıldığı anlatılmıştır...
O akşamki şiir dinletisinden sonra salonda ve otelde sohbete geç vakte kadar devam ettik.
Erciyes Şiir Günleri nin ilkini başarıyla gerçekleştiren Kayserili dostlara teşekkür ederim...