Şifalı bitkiler!..

Abone Ol

Allah ölümden gayri her şeyin devasını vermiştir. İnsanların

tedavide yüzyıllardır kullandıkları bir yöntem var. Bir zamanlar kocakarı

yöntemi diye dudak büktüğümüz bir yöntem bu!..

İlaç sanayiinin iştahını kabartan hastalıkların giderek

artması ve kullanılan ilaçların bir kısmının tedavide yetersiz kalması;

insanımızı değişik arayışların içine itmiş ve bir zamanlar hor görülen bitkisel

tedavi yöntemleri günümüzde revaç bulmaya başlamıştır.

Avrupa da önleyici tedavi metodu ile sağlıkta önemli

tasarruflar temin edilirken ülkemizdeki sağlık harcamalarının ciddi bir

tutarının olması düşündürücü. İnsanımızı oldukça zora sokan bu durum ister

istemez alternatif arayışları da gündeme getirdi. İlaçların büyük kısmının

ücretini ödeyen devletimiz bu yöntemi kabullenmediğinden sağlık güvencesi

kapsamında değerlendirmiyor. Bundan dolayı da insanımız bitkisel tedaviler için

kendini zora sokucu bütçeler ayırmak durumunda kalıyor.

Bitkisel tedavi işini yeni bir kazanç kapısı olarak gören

bazı uyanıklar da çok ucuza mal ettikleri tabletleri oldukça yüksek meblağla

vatandaşa pazarlamaktalar. Bu uyanıkların reklam bütçelerine yüksek paralar

ayırmaları da dikkatlerden kaçmaması gereken bir konu. Onlarca kanalda sürekli

verilen reklamlar belki ürünün tanıtılmasında etkili oluyor ama aynı oranda da

pahalılaşmasına sebep olmakta. Hükümetin düzenlemesi ile eczanelerde de satışı

yapılan bitkisel ilaçların ucuzlaması bir beklenti. Bakalım ne oranda

gerçekleşecek

Çocukluklarımızın oyunları

Uzun sayılmayacak bir zaman önce çocukların oynadığı oyunlar

ne kadar da farklıydı! Sokaklarda, mahallelerinde boş arazilerde türlü türlü

oyunlar oynayan çocukların şen kahkahaları çınlatırdı ortalığı.

Büyüklerin yanlarından geçip giderken tebessümle izledikleri

körebe, uzuneşek, saklambaç, çelik çomak, misket vb. bir sürü oyunları oynayan

çocuklar evlere yorgun argın gelirlerdi belki ama yüzlerinde tebessüm,

gözlerindeki ışıltı görülemeye değerdi. Sokağa çıkıldığında herkes arkadaştı. O

arkadaşlıkları belki bir ömür sürmezdi ama grup içinde olmak onların geleceği

açısından çok önemliydi fark etmeseler de. Para da gerekmiyordu oyunlarında.

Yorulduklarında annelerinin ekmek arasına yaptıkları domates peynirin yanına

bir gazoz açtılar mıydı keyiflerine diyecek olmazdı.

Günümüzde ailelerin en büyük sorunlarından birisi

çocuklarının bilgisayar başından kalkmaması ve giderek içine kapanık olmasıdır.

Sürekli bilgisayarda oyun oynayan çocukların belki bazı becerileri gelişiyor

olabilir ama bireyselleşmesi gelecek yıllarında ciddi sorunlara yol açabilecek

bir durumdur. Hele ki oyunların şiddet içeriyor olması gerçekten yetkililerin

çözüm bulması gereken bir konudur.

Anneler babalar çocuklarını imkânlar dâhilinde arkadaşları

ile oyun oynamaya teşvik etmeli ve sosyalleşmesi için gayret göstermeliler.

Minik bir tebessüm

Uğursuz kadın

Temel komadadır. Yanında ise karısı vardır. Temel nemli

gözler ile karısına bakar kısık bir sesle konuşmaya başlar:

- İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün

oradaydın. Vurulduğumda gözümü açtım ilk seni gördüm. Trafik kazası

geçirdiğimde hastanede başucumdaydın

Karısı takdir edilmenin verdiği mutlulukla cümlesini bitirmesini

beklemektedir.

- Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama çok

geç kaldım. Yahu sen ne kadar uğursuz bir kadınsın!..

Kıssadan hisse: Bazen yaptığınız iyilikler, yardımlar

muhatabı tarafından doğru değerlendirilemeyebilir. Hatta tam tersi de

anlaşılabilir. Önemli olan sizin taşıdığınız niyettir.

İlgilisine notlar:

Rahmetli Erbakan Hoca için özellikle sosyal medyada

ağıtlar yakanların büyük bir kesiminin pişman olduklarını zannetmiyorum.

Onların ki olsa olsa sanal pişmanlıktır!..

Sizi inciten kelimeler değil, o kelimeleri söyleyen

insandır.