Sıddıklar otağı

Abone Ol

Ömer Süleyman Aşkar, kıyamet alametlerine mütedair Tevrat, İncil ve

Kuran karşılaştırmalarında ilginç bulgu ve sonuçlara ulaşmıştır.

İslamiyet, zuhurundan sonra Kabedeki putları temizlediği gibi Tevratın

haber verdiği gibi Babilin putlarını da temizlemiştir. Müslümanlar

Babilin putlarını kırmışlardır. Tevratın dışında Zeburun müjdeleri de

Kuran-ı Kerimi tam tasdik ediyor. Tevratta Hazreti Peygamberin kılıç

kuşanan peygamber yani sahib-i kadip olduğu ifade ediliyor.

Peygamberler arasında kılıç kuşanan peygamberden birisi Davud (elbette

Süleyman Aleyhisselam da) diğeri de son peygamber Hazreti Muhammeddir

(S.A.V.). Bundan dolayı Yahudiler Mesihi ve Müslümanlar da Mehdiyi

Hazreti Davud ve Hazreti Peygamberin kademi üzerinde ve evsafında yani

sahib-i kadip/ kılıç sahibi olarak görmüşlerdir. Hazreti İsa ise Davud

soyundan gelmesine rağmen (İnciller böyle diyor) kılıç kuşanmadığından

ve kral peygamber olmadığından dolayı Yahudiler onun Mesihliğini

reddetmişlerdir. Bununla birlikte, Hazreti İsa ikinci gelişinde veya

nüzülünde birincisinin hilafına Hazreti Davud kademinde olacak ve kılıç

kuşanarak sahtesini öldürecektir. Başka bir vasıfta gelecektir. Tevrat

veya Zeburda Kudüs fatihi olarak anılan Hazreti Ömere temas olduğu

gibi Zeburda da Zülfikar gibi Müslümanların kullandığı çift başlı ve

ağızlı kılıca da atıf vardır. Araplar arasında çift hörgüçlü deve gibi

çift kanatlı kılıç da meşhur olmuş ve bunların en tanınmışlarından

birisi Hazret-i Alinin kullandığı Zülfikardır. Hatta bu mealde la

fetan illa ali la Seyfe illa zülfikar denmiştir. Mertlerden Ali ve

kılıçlardan Zülfikar denmiştir.

Davudun kılıcı gibi aynı zamanda şeriatı da meşhurdur. Hatta kimi

Şiiler Mehdinin çıkışından itibaren muhaliflerine karşı Davud yasasını

veya şeriatını uygulayacağını ileri sürmektedirler. Demek ki Hazreti

Davud ve Hazreti Muhammed (Aleyhümasselam) iki şeyle anılmıştır. Kılıç

ve şeriat. Zeburda Müslümanların, halkları terbiye edeceği ve kralları

esir alacakları haber verilmektedir. İncillerde yine Hazreti Peygambere

müjde olarak İlya peygamberden söz edilmektedir.

Ömer Süleyman Aşkara göre, yapılan cümle hesaplamalarında (ebced

benzeri) İlya Hazreti Peygambere tekabül etmektedir. Zaten İlyayı

andıracak veya ona tekabül edecek başka bir peygamber de gelmemiştir.

Hazreti İsanın müjdelediği peygamber, insanların muallimi olacaktır.

Her asırda da onun adına muallimler gelecektir (mücedditler). Bundan

dolayı Mevlana Hazretleri asrın Ahmedi benim der. İncillerde

ustaların kabul etmediği taştan bahsedilmektedir ve reddedilen taşın

köşe taşı olacağı müjdelenmiştir. Peygamberimiz de nübüvvet ağacını bir

yapıya benzetmiş ve yapıda bir tek boşluğun kaldığını ve o boşluğu da

kendisinin doldurduğunu ifade etmiştir. Matta İncilinde Yahudilerin

milletlere rehberlik ve pişdarlık mevkiinden düşeceği ve yerine başka

bir milletin geleceği ifade edilmiştir. Bu demek oluyor ki Allah

milletlere üstatlık ve rehberlik payesini Yahudilerden alacak ve

Müslümanlara verecektir. İslamiyette de ırk olarak bu misyon ilk defa

Araplara tevdi edilmiş ve ardından da bu bayrağı Türkler

devralmışlardır. Nitekim Maide Suresinin 54üncü ayeti Türklere

yorulmuştur. "Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki)

Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever,

onlar da Allahı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü,

kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu

yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allahın

bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla

bilendir."

İncillerde Hazret-i İsanın dilinden kıblenin değişmesine de işaret

vardır. Kudüsün tahtını Mekkeye kaptıracağı beyan edilmektedir.

İncillerde İsrailin başının Deccal olacağı da haber verilmektedir.

İsrail ricsetül harap olarak anılmaktadır. İsrail kibir ve büyüklenme

kurbanı olduğu gibi Deccal da her türlü büyüklenme ve kibirlenme ile

anılacaktır. Uluhiyet ve sahte peygamberlik iddia edecektir.

İncillerde, yalanın yaygın olduğu ahirzamanda sahte peygamber ve sahte

Mesihlerin çıkacağı haber verilmektedir. Sahte kurtarıcılar ve seküler

kurtarıcılar gerçekten de özellikle son dönemlerde artmış bulunuyorlar.

Ama karanlığın en koyu olduğu noktada Allah insanları gerçeğiyle

tanıştıracak ve salihler arza varis olacak ya da Kudüs sıddıkların otağı

olacaktır. Ömer Süleyman Aşkar, Deccalın bütün milletlerden tabileri

olacağını ifade etmektedir. Özellikle sağ gözünün patlak ve kör olduğuna

dair rivayetler dikkat çekmekte ve içkiye düşkünlüğü de nazara

verilmektedir. Ömer Süleyman Aşkar, Deccalın Mescid-i Aksayı

yıkacağını ileri sürmektedir. Bu, Müslümanlar için bir uyarı

kabilindendir. Bunun olup olmayacağını Allah bilir. Olursa da

Müslümanlar aslına uygun olarak onu yeniden ihya edeceklerdir. Ermiya

Aleyhisselam da Deccaldan haber vermektedir. Kısaca Kudüs ve çevresi

Deccal ile Mesih çekişmesine sahne olacaktır. Hazreti İsa ise Ben Gurion

Havaalanının olduğu mahalde Babul Lüdde Deccalı yani zıddını ve

sahtesini öldürecektir. Ve bu dönemde dünya barış havzasına dönüşecek

İslamdan başka din kalmayacağı gibi yılan toprak ve aslan ise otla

beslenecektir. İnsanlık tarihinde eşsiz bir dönem yaşanacaktır. Deccal

ile Mesih mücadelesinde iki tarafın da seçilmişleri karşı karşıyla

gelecektir. Ömer Süleyman Aşkar, Hazreti İsanın nüzülüyle birlikte

diğer dinlerin tamamen ortadan silineceğini ve bu yüzden cizyenin

kalkacağını ve Yahudilerin de Müslüman olarak bu topraklarda diğer

kavimlerle birlikte yaşayacağını öngörüyor ( Eşratus saa, s: 137). Bu

Deccalin tasfiyesinden sonraki fasıldır. Yahudilerin Filistinde

toplanmalarının başlangıcı ya da haşirlerinin başlangıcı Hazreti Ömer

dönemine renk gelmektedir. Toplanmalarının sonu ise Birinci ve İkinci

Dünya Savaşı ve sonraki dönemdir.