Ailede şiddetle tanışan ve şiddet ortamında büyüyen çocuklar ileriki yaşlarında bu davranışı taklit ediyorlar. Bu ortamda çocuk, kişilerin haklı haksız kavramını ayırt edemediği gibi kuvvetli olanın her şeyi yapma hakkı olduğuna inanıyor. Toplumun düzenini sarsan, aileyi parçalayan pek çok şiddet olayında çocuğun aile içinde öğrendiklerinin etkisi var. Bu nedenle sorunun çözümüne aileden başlanması gerekir.
1- Haklı haklı haksız kavramının verilmesi gerekir: Ailenin öncelikle değerler eğitimini ciddiye alması ve çocuğa haklı haksız kavramını vermesi gerekir. Haklı tarafın hakkını vermenin de aynı şekilde bir sorumluluk olduğu hatırlatılmalıdır.
2- Haklıya hakkının verilmesi: Kim haklıysa onun hakkının verilmesi gerekir. Bunun için, şiddet değil ailnin bilgilendirilmesi gerekir. Yani eşine şiddet uygulayan bir kişinin haksız olduğu öncelikle kabul edilmeli ve bu aşamadan sonra da dayağın bir kul hakkı olduğunu dolayısıyla bunun ahiretine zarar getireceği hatırlatılmalıdır.
3- Sorunların doğal yollardan çözme becerisi geliştirmek: Dayak yanlış bir ifade şeklidir. Aile sorunlarını doğal yollardan konuşarak çözme beceresi geliştirmeli ve bu konuda çocuklara örnek olmalıdır. Yani çocuk aile içinde, sorunları çözmek yerine şiddet deneyecektir. Bu nedenle yapılan her şeyin çocuğu etkilediğini akıllarından çıkarmamak gerekir.
4- Aile içinde çocuk şiddete şahit oluyorsa, bunu kardeşlerine uyguluyor büyüdüğünde de aile yaşamına taşıyor.
ŞİDDET ÇOCUĞUN GÜVENİNİ KIRIYOR
Şiddet mağduru çocukları kendilerini ifade etmekte güçlük çekiyorlar. Bu çocuklara konuşma, düşüncelerini ifade etme fırsatı verilmemiş, baskı uygulanmıştır. Aile içinde yaşanan baskılar zaman içinde çocuğun iç dünyasına işliyor ve dışarıdaki ilişkilerini de etkiliyor.
Yani çocuk konuştuğunda, şiddete maruz kalabileceğini düşünüyor ve çekimser kalıyor. Çocuk küçük yaşlarda kendisine nasıl davranılmışsa büyüdüğünde kendi çocuklarına ya da aile bireylerine de bu şekilde davranıyor. Bu sadece fiziksel şiddet olmayabilir. Bazı aileler çocuklarına fiziki olarak şiddet uygulamazlar ancak, sürekli onu eleştirirler, baskı altında tutarlar, hakaret ve tehdit ederler. Bu da aynı şekilde çocuğun ruh sağlığına zarar getirir. Psikolojik şiddet toplumda pek ciddiye alınmasa da getirdiği tahribat büyüktür. Çocuk ailede ya da okulda farkında olmadan bu türden bir şiddete maruz kalabiliyor.
DUYGUSAL ŞİDDETE MARUZ KALAN ÇOCUKLAR
Aşağılanan tehditle korkutulan çocuğun güven duygusu kırılır. Çocuk kendini yetersiz ve değersiz görür. Akranlarıyla uyumunda sorunlar yaşar. Korku ve tedirgindir, kendini ifade edemez
EVLİLİKLERDE NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR
Evlenecek kişi bir ailenin üyesidir ve bu çatı altında kişiliğini oluşturmuştur. Aynı şekilde farklı bir aileden gelen eş adayıyla evliliği gerçekleştirecek ve hayatına devam edecektir. İki farklı insan ve bir çatı altında devam eden bir hayat. Burada eşlerin uyum içinde yaşamaları gerekir.
SAĞLIKLI AİLENİN SIRLARI
Eşler birbirleriyle uyum içindedir ve sorunlarını aile içinde çözerler. Müşterek hedefler vardır ve aile bireyleri bu hedeflere birlikte koşarlar. Aile manevi değerler üzerine kurulmuştur ve bu değerler korunur. Eşler birbirlerinin özelliklerini kabullenirler ve farklılıklara saygı gösterirer. Eşler birbirlerininkonumları ve sorumlulukları konusunda açık ve nettirler.
Aile içinde uyulması gereken kurallara uyarlar. Aile içinde duygusal ya da fiziksel şiddet yoktur, sorunlar makul bir şekilde çözüme ulaşır. Eşler birbirlerine karşı açıktırlar, beklentilerini rahatça dile getirebilirler. Eşler aile içinde kul hakkına riayet edeler ve bu konuda birbirlerini uyarırlar. Aile içinde yaşanacak çatışmalarda, eşlerin empatik yaklaşım geliştirebilirler ve çatışma çözme beceresi geliştirebilirler. Birbirlerinin yaşamsal alanlarına saygı gösterirler sınırlarını korurlar. Aile içi ilişkilerinde müdahaleci değil destekleyici tamamlayıcı ilişkiler kurarlar ve birbirlerine yardımcı olurlar. İlişkilerinde samimi içten dürüst ve açıktırlar. Ailede yaşanan sorunlara karşı bir direnç geliştirirler ve bu konuda gerekli donanımı sağlayabilirler.