Şiddet, Kitlelerin Kullandığı Sopadır

Abone Ol

Ekrem İmamoğlu’nun Erzurum’da maruz kaldığı şiddeti izlerken olduğum yerde donup kaldım. Havada uçuşan o taşlar ve savrulan hakaretler hafızamda mevcut olan nezaket, anlayış, hoşgörü, uzlaşı ve medeniyet kavramlarını yerle bir etti ve tutunduğum tüm değerlerin enkazın altında ezildiğini gördüm. Bilindiği üzere şiddet kişisel gelişimlerini sağlamamış, olgunlaşamamış, varlığının mahiyetini kavrayamamış kalabalıkların elinde bir sopadır ve ne yazık ki iktidar ve yandaşları bu sopayı kendileri gibi düşünmeyenlere karşı her fırsatta kullanıyorlar.

Devletin zirvesindekilerin muhaliflerine ve karşıt gruplara karşı kullandığı şiddet içerikli dil sokakları dolduran kalabalıkların şiddet eğilimini tetikliyor ve küçük bir kıvılcımla başlayan çatışma büyük felaketlerle sonuçlanabiliyor. Böyle durumlarda başımızdaki kişiler yapıcı bir dil kullanarak tehlikeye dönüşen kalabalığı sakinleştirmek yerine yanlı açıklamalar yaparak şiddeti daha da tetikliyor ve kalabalığın çıkardığı gürültüyü lehlerine çevirmeye çalışıyorlar.  Hatırlarsınız Erzurum’da yaşanan vahim olayda devletin zirvesindeki kişiler İmamoğlu’nu kitleleri provoke etmekle suçladılar daha da öteye giderek, “Bu kişinin Erzurum’da ne işi vardı” dediler. Yukarıdakilerin bu tavrı kalabalıkların cesaretini artırdı ve toplumun güvenliğini tehdit eden bir güç haline getirdi.

Kibirden kuleler örmüşler… Her şey onların elinde, her şey onların kontrolünde… Belli şehirlere sınırlar çizmiş ve halkları bölmüşler.

Onlar istedikleri yere ellerini kollarını sallayarak girebilirler karşıt görüşte yer alan siyasiler ise sadece kıyı şehirlere girebilirler… Buna göre Diyarbakır, Adıyaman, Erzurum muhalefetin asla uğrayamayacağı şehirler ve eğer yasak bölgeye girmeye kalkarsanız kalabalıklar ellerindeki taşlarla, sopalarla saldıracaklardır ve buna hakları da vardır(!) Her şey onların zimmetine geçirilmiş, din adına sadece onlar konuşur, ülke adına sadece onlar karar verebilir, sadece onlar yargılayabilirler, onlar konuşur ve ne yaparsa onlar yaparlar…

AKP’li kardeşlerimiz istiyorlar ki CHP sürekli laiklikten, din karşıtlığından, başörtüsüne karşı olmaktan bahsetsin ve halkın korkuları tetiklensin sonra da bütün yetkiler kendilerine verilsin. Kardeşim bu insanlar değiştik diyor, değişmeyi, sizinle uzlaşmayı arzu ediyoruz diyorlar… Peki, niçin itibar etmiyorsunuz? Çünkü gücünüzü CHP karşıtlığı üzerinden inşa ettiniz ve bu çatışmanın devam etmesini arzu ediyorsunuz. Eğer halkın CHP korkusu ortadan kalkarsa bir yere gelemeyeceksiniz bunu çok iyi biliyorsunuz… Öyle değil mi?

Seçim sürecinde AKP’li siyasetçilerin ve seçmenlerin insanları din üzerinden yargılayarak korku oluşturmaya çalıştıklarını görüyoruz. Hocaefendiler din elden gidiyor bu seçim imani bir seçimdir karşı tarafa oy verenler imanlarını tazelesinler mealinde açıklamalar yapıyor ve ellerindeki imkânları kaybetme korkusu ile sağa sola tehditler savuruyorlar. Son derece agresif, saldırgan, anlayışsız ve öfkeliler… Ve kendilerini arınmış, günahsız kullar, dini temsil eden yegâne taraf olarak görüyorlar… Allah aşkına üzerinizde bunca kul hakkı varken Allah’ın yardımı size ulaşır mı? Siz önce kibrinizi tedavi etmeye ve tehdit ve tekfir ettiğiniz insanlardan helallik almaya gayret edin… Yoksa hesabınız çok ağır olacaktır…