Bir genç kız, altı ay nişanlı kaldıktan sonra yollarını
ayırdıklarını ancak nişanlandığı kişinin facebook a eklediği fotoğrafları
montajla değiştirerek, kendisine şantaj yaptığını ve mahkemelik olduklarını
anlatmıştı. Genç kızı dinlerken, fotoğraflarını, aile sırlarını ve bütün
hayatını sosyal medya üzerinden paylaşıma sunan kızlarımızı ve onları korumak
için her zorluğa katlanan ailelerini düşündüm. Sohbetleri ile bizlere yol
gösteren bir hocamız, bugün çocuk büyütmek, büyükçe bir dağı sırtınızda
taşımak gibi bir şey, benim zamanımda bu kadar tehlike yoktu da bizler daha
rahat büyütmüştük derdi. Artık bu sözleri hepimiz söyler olduk. Çünkü
çocuklarımızı bekleyen onlarca tehlike var ve bu tehlikeler sadece sokaklarda
değil artık evlerimizde ve odalarımızda
Küresel kapitalizmin hastalıkları bir virüs gibi
yayılıyor ve hepimizi etki altına alıyor. Bununla da kalmayıp siber zorbalıkla
haklarımızı gasp ediyor, özel alanımıza girerek bizi en hassas noktamızdan
vuruyor. Artık saldırılar teknoloji üzerinden geliyor ve bütün hayatınızı etki
altına alıyor
Bilindiği üzere, Siber zorbalık bilgi ve iletişim
teknolojilerini kullanarak bir kişi ya da toplumun kişiliğine verilen zarardır.
Artık isteyen istediği kişinin, şifresini ele geçirerek her türlü zararı
verebiliyor. Yani, düşman geliyor, oturduğunuz yerden sizi vuruyor ve siz
hiçbir şey yapamıyorsunuz.
Üzerinde çok fazla konuşulan ve tartışılan Amanda Todd un
acılı hikayesi, bu sorunun bütün dünyayı nasıl etki altına aldığını özetler
mahiyettedir. Hatırlayacağınız üzere, Amanda Todd, sosyal paylaşım sitesi
üzerinden bir pedofilinin tacizine uğramış ve olay vahim boyutlara varmıştı.
Adam şantaj yapmaya başlamış ve Todd kabul etmeyince de genç kızın
fotoğraflarını arkadaşlarına ve ailesine göndererek olayı farklı boyutlara
taşımıştı. Bütün bunlar genç kızı içinden çıkamadığı bir bunalıma sürüklemiş ve
genç kız intiharla hayatına son vermişti.
Bıçak bir araçtır, maksadına uygun kullanıldığında
işimizi kolaylaştırır ve faydalı bir nesne olarak tanımlanır. Ancak bıçak
katilin eline düştüyse, bir suç aracına dönüşür. Tıpkı bunun gibi teknoloji de
kötü emellere alet edildiğinde çocuklarımızı hedef alarak içinden çıkamadığımız
sorunlara sebebiyet verebilir.
İnsanlar, değer ekseninden kaydıkça, yeni sorunlar ve
yeni kayıplar ortaya çıkıyor. Siber zorbalık bu sorunlar arasındaki yerini
koruyor. Sosyal medyada, cep telefonu ve eposta ile bireylerin hak ihlali ve
küçük düşürülmesi ve özel alanın ihlali yapılabiliyor. Mağdurların bir kısmı
intihara kalkıyor bir kısmı evden kaçıyor bir kısmı ise çaresizliğe teslim
oluyor. Mağdurların büyük çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Bu çocukların çoğu yaşadıkları
sorunu aileleri ile paylaşamıyorlar.
Baskıya maruz kalan kişi kurban durumuna düşüyor
Zulmeden taraf ise, karşısındakini zayıf gördükçe duyarsızlaşıyor ve her türlü
kötülüğü yapma eğiliminde oluyor. Zorba, sıradan hayatında yapamayacağı zararı
teknoloji vasıtasıyla yaparak kurbanı alt ettiğini düşünüyor. Mağdurun
kendisini mağdur eden kişiyi dava etme hakkı var ancak bu tür hakların olması
bu sorunları ortadan kaldırmaya yetmiyor. Çünkü bu kimselerin tek kişilik bir
dünyaları var ve empati kuramıyorlar. Bu nedenle çözüme tek bir yoldan
gidilemiyor.