Merkez Bankası Başkanı kim olacak
Çıkrıkçılar yokuşu kökenli Devlet Bakanı Ali Babacan geçtiğimiz günlerde Çankaya ya çıkıp kafasından geçen yine Çıkrıkçılar yokuşu kökenli ismi sundu ama Sezer den henüz bir onaylama gelmedi!
Gazetelerde yer alan haberlere bakarsanız Sezer şimdilerde "Eşinin başı örtülü olan birini Merkez Bankası Başkanlığı na atayan kararnameyi onaylasam mı onaylamasam mı" diye tereddütler içindeymiş.
Doğrudur, Sezer in bu tür hassasiyetleri vardır ama bu olayda yani atama kararnamesini onaylamasını geciktiren başka saikler de olsa gerek!
Mesela Hükümetin Merkez Bankası Başkanlığına atamak istediği Çıkrıkçılar Yokuşu kökenli Erdem Taşçı nın kararnamesinin Çankaya ya sunulduğu günlerde gazetelerde Sayın Taşçı nın babasının açıklamaları da yer almıştı.
Ve Taşçı nın babası lafını hiç esirgemeden "Benim aklım para işlerine Erdem den çok erer" diyordu.
Böyle bir durumda siz kalsanız ne yapardınız
Bir yandan "Para işlerinden çok iyi anlar bu kişiyi Merkez Bankası Başkanı yapalım" diyen hükümet kararnamesi bir yanda ise "Benim aklım para işlerine Erdem den daha çok erer" diye bu kişinin babası!
Böyle bir durumda siz olsanız hangisine inanırdınız
Doğrusunu söylemek gerekirse böyle bir durumda biz Sezer in yerinde olmak istemezdik!
Sezer, Hükümet in dediğine mi kulak versin yoksa Merkez Bankası Başkanı yapılmak istenen Sayın Taşçı nın babasının dediklerine mi
Sezer şimdi Çıkrıkçılar Yokuşu kökenli Ali Babacan ı çağırıp "Bak sen bu arkadaşı öneriyorsun ama babası "Para işlerini ben daha iyi bilirim" diyor ne yapalım" dese Ali Babacan ne yapabilir
İşin şakası bir yana Ali Babacan ile başlayan Çıkrıkçılar Yokuşu kökenlilerin ekonomideki hakimiyetleri şimdi Sayın Taşçı nın isminin gündeme gelmesi ile iyiden iyiye perçinlenmiş bulunuyor.
Bu da Çıkrıkçılar Yokuşu kökenlilere ayrı bir hava veriyor.
Bugün sokakta herhangi bir iş yerinde çırak olarak çalışanlar bile geleceğe bir ayrı umutla bakıyor olmalılar.
Kendilerini yarının ekonomi kurmayları olarak görmüyorlarsa iyi!
Bir dönemler ülke yönetiminde Mülkiyelilerin hakimiyeti vardı.
Bir dönemler ise Tıbbiyeliler ağırlıklarını hissettirmişlerdi.
Mülkiyelileri ve Tıbbiyelileri hatırlayıp da Harbiyelileri unutmak mümkün mü
Onlar da ülke yönetiminde adlarını sıkça duyurdular.
Sonraki dönemlerde ise Teknik Üniversiteliler kendilerini gösterdiler.
Şimdi ise Çıkrıkçılar Yokuşu kökenliler isimlerinden söz ettiriyorlar.
Elbette sadece Çıkrıkçılar Yokuşu kökenli olmakla yetinmemişler, ülkemizin saygın eğitim kurumlarında eğitim ve öğretimlerini tamamlamışlar, hepsi birkaç dil biliyorlar.
Ve ülke yönetiminde hak ettikleri yerleri alıyorlar.
Ama bir de babaları çıkıp pişmiş aşa su katmasa!
Ben daha iyi bilirim diye oğulları ile yarışmasalar belki atamaları çok daha çabuk olacak.