Seyyid Kutup'tan Esma Baltacı'ya?

Abone Ol

Mısır devrimi de sonunda doğum sancılarıyla birlikte

hakiki bayraktarını ve sancaktarlarını buluyor. Churchill in bile hatıratında

yer verdiği Tunuslu şair Ebu l Kasım Şabi nin kasidesi karanlıkları yırtmış

ve  devrimin şulesi ve meşalesi haline

gelmişti. Namık Kemal den sonraki muhallet kasidelerden birisi olan Kaside nin

matlaı şöyledir:

İzâ eş-Şa bu yevmen erâde el-hayate

Felâbüdde en yestecîbe el-Kader

Velâ büdde lilleyli en yencelî

Velâ büdde lil kaydi en yenkesir

Bir gün olur da millet canlanmayı dilerse,

Muhakkak kader ona karşılık verir.

Muhakkak gece açacak, karanlık yırtılacak,

Muhakkak zincirler kırılacaktır. 

Tunuslular bu kasidenin ışığında karanlığı yırtarak,

delerek aydınlığa çıkmışlardır. Karanlığın kalıntıları aydınlığı boğmaya

çalışıyorlarsa da bu sadece uzatmaları sağlar. Savaş çoktan bitmiştir. Şimdi

Mısır Seyyid Kutup un kasidesiyle yeniden diriliyor. Ondan sonra da İhvan

liderlerinden Muhammed Baltacı nın 17 yaşındaki şehit kızı Esma, Amr Bin

Salim in Hazreti Peygamberden yardım isteyen dizelerini yeniden düzenleyerek ve

yeni bir kalıba dökerek Mısırlı devrimcilerin sesi, soluğu ve meşalesi

olmuştur. Onun meşalesi ışığında yürüyorlar, Merhum Seyyid Kutup da  Kardeşim Sen Özgürsün başlıklı kasidesinde bu

mısrayı mırıldanmaktadır: Fevkid min rüfati eş şumue siru biha nahve mecdin

telid. Yani kemiklerimden (karanlık veya özgürlük için) mumlar yak ve onunla

doğmakta olan şan şerefe ve yüceliğe doğru yürü, yüksel! Seyyid Kutup kabrinin

ziyaretçisinden kemiklerinden meşale yakmasını ve bununla karanlıkları

aydınlatmasını istiyor.  Fecrin,

aydınlığın bize göz kırptığını göreceksin diyor.

Kardeşim! Bentler, setler ve prangalar ardında da olsan,

sen hürsün!

Allah a bağlı kaldıkça, uşakların düzenbazlıkları sana ne

zarar verebilir ki

Kardeşim! Karanlık savaşçılarının ordularını dağıtacaksın

ve kâinatta yeni bir sabah doğacak.

Ruhunun arzularını sal; fecrin uzaktan bize göz

kırptığını göreceksin! 

Kardeşim! Bana gözyaşı dökersen ve huşu içinde kabrimi

gözyaşlarınla sularsan,

Kemiklerimden ona mumlar yak ve onlarla doğmakta olan

şanlı dönemin tepelerine yüksel. 

Kardeşim! Eğer ölsek de dostlarımızla buluşur ve bize

hazırlanmış Rabbimizin ihsanlarına kavuşuruz!

Cennet kuşları etrafımızda kanat çırpar! Ebediyet

diyarında bize müjdeler olsun!

 Bunun üzerine

dostu Muhyiddin Atiyye Seyyid Kutup un bu kasidesine bir nazire yazar ve

şunları söyler:

Kardeşim! Sanki mücadeleden usanmış, bıkmışın ve omzundan

silahı atmışsın!

Kurbanların yaralarını kim sarsın Onlara kim teselli

etsin ve yeniden sancaklarını göndere kim diksin

Seyyid Kutup nazireye nazire ile karşılık verir ve

atışmayı şöyle sürdürür:

Kardeşim! Ben mücadeleden usanmış ve silah bırakmış

değilim!

Karanlık savaşçıları beni kuşatsa bile, ben sabahtan

(doğacağından) eminim!

Ben Allah yolundan; süngülerin ve aydınlıkların Rabbinin

yolundan eminim!

Diken batsa, çıksa da ben sağlam sözümün eriyim

 Gelelim günlümüzü

yasa boğan Esma nın son tweetine. 

Huzaa Kabilesinin şefi Amr Bin Salim in Peygamberimizden

yana yakıla yardım isteyen şiirini yenileyerek Mısır kalıbına dökmüştür.

Hum beyyetuna bilvetiri hücceden

Kateluna rukkean sücceden

Hüm ezellu ve akallu adeden

Fed u ibadellahi yetu mededen

Fi feylakin kelbahri yecri meziden

Geceleyin bize Vetir de pusu kurdular,

Rükû ve secdede acımadan vurdular!

Onlar hem zelil hem de sayıca azdırlar.

Allah ın kullarını yardıma çağırıyorum,

Deniz gibi kabaran ve artan bir bölük içinde

 Mısır da ve

bölgede 21 inci yüzyılın destanı yazılıyor. Kan ile yazılan destanın

bestekârları da Seyyid Kutup ve Esma Baltacı ve Şabi gibi  isimlerden oluşuyor.