Büyük İslâm âlimi ve mutasavvıfı Seyyid Abdülhakim Arvâsi, 1860 yılında Başkale’de doğmuştur. Dedeleri Moğol istilası sebebiyle Bağdat’tan Doğu Anadolu bölgesine gelmiş, burada Urfa ve Bitlis’e yerleşmiştir.
Seyyid Abdulhakim Arvâsi hazretleri, İbtidaiye ve Rüştiye’yi Başkale’de bitirdikten sonra çeşitli bölgelerdeki âlimlerden icâzet almak için seyahatler yapmıştır. 1879 yılında Nakşibendi Tarikatı’nın Halidiye koluna bağlı şeyhlerden Seyyid Fehim-i Arvâsi’ye intisap etmiş ve 1882’de icâzetname aldı. Sadece Nakşibendi tarikatı değil Kadiriyye, Kübreviyye, Sühreverdiyye ve Çeştiyye tarikatlarından da hilafet aldı.
Musul, Adana, Eskişehir ve nihayet İstanbul’a göç etti. 1919 yılında İstanbul Eyüp’te bulunan Kaşgârî Dergahı’nın şeyhliği ve imamlığına vazifelendirildi. Aynı tarihte Sultan Vahideddin tarafından Süleymaniye Medresesi’ne tasavvuf müderrisi olarak tayin edildi. Vefa Lisesi’nde din dersi dersleri verdi.
1924 tarihinde İstanbul Vaizliği’ne tayin olundu. İrşâd ve vaaz faaliyetlerine Eyüp Sultan, Fatih, Beyazıd, Ayasofya Camileri ile Bakırköy Zuhurat Baba, Kadıköy Osman Ağa, Üsküdar Yeni Camii, Beyoğlu (İstiklal Caddesi) Ağa Camii ve Kasımpaşa Cami-i Kebir’de vaaz verdi. 1930 yılında emekliliği gelmesine rağmen vazifesi Bakanlar Kurulu kararıyla uzatıldı.
Beyazıd Camii’nde ehl-i sünnetin temel eserleri Kadı Beydavî Tefsiri Şeyhzâde hâşiyesini, Ebussuud, Nimetullah tefsirlerini, Kadı Iyaz’ın Şifâ-i Şerif ve İmam-ı Gazali’nin Kimyâ-yı Saadet adlı eserlerini okuttu.
1930 yılında Menemen Olayı’yla ilişkisi olduğu iddiasıyla tutuklandı ancak alakası olmadığının anlaşılması üzerine serbest bırakıldı. Tutukluğundan sonra emekli oldu. Soyadı kanunu çıktıktan sonra “Üçışık” soyadını aldı.
1943’te vaazlarından dolayı şikâyet edildi. Bir süre İzmir’te ikâmete tabi tutuldu. Bursa ve İstanbul’a nakli için talepte bulunmasına rağmen reddedilerek Ankara’ya nakledildi. Ankara’da Hacı Bayram-ı Veli yakınlarında ikamet ettiği günlerde 27 Kasım 1943 tarihinde vefat etti. Ankara yakınlarındaki Bağlum’da defnedildi.
Seyyid Abdülhâkim Arvâsî, bir taraftan vaaz ve irşâd görevini ifâ ederken, bir yandan da önemli eserler kaleme almıştır. Seyyid Arvâsî’nin eserlerinden Râbıta-i Şerîfe ve er-Riyâdü’t-Tasavvufiyye’yi Necip Fazıl Kısakürek, Sefer-i Âhiret, Ecdâd-ı Peygamberî, Râbıta-i Şerîfe’yi Hüseyin Hilmi Işık, İmam Hüseyn’in Şehâdeti ise İbrahim Boğalı tarafından sadeleştirilerek yayınlanmıştır. Ayrıca “Namaz Risâlesi, Küfr ve Kebâir Risâlesi, Esmâ-yı Hüsna Şerhi, Nevevî’nin Hadîs-i Erbâîn Şerhi, Sevânihü’l-efkâr ve Sevâmihü’l-enzâr (Keşkül), Mevlid Risâlesi, Kıskanıyorum” eserleri bulunmaktadır.
Abdulhakim Arvâsî hazretleri, hayatı boyunca önemli kişileri irşad etti. Sultanü’ş-Şuara Necip Fazıl Kısakürek ve Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye eserinin müellifi Hüseyin Hilmi Işık, hazretin hayatına dokunduğu kişilerdir.
İslâm inancının en doğru şekilde yerleşmesi için vaaz ve irşad vazifesini yerine getiren, sadece vaaz ve irşad değil insanların kalplerine dokunarak onları manevi bir iklime götüren büyük İslâm/ehl-i sünnet âlimi ve mutasavvıfı Seyyid Arvâsî’ye rahmet olsun.