Donald silinen maillerden, Hillary kaçırılan vergilerden yüklendi!
* Hillary sinirden sürekli güldü, Trump moralsizlikten donuklaştı!
* Biri “sarışın sömürgeci!”, diğeri “peruktör” kovboy!
* Trump biraz Onur Kumbaracıbaşı, Hillary “az” Tansu Çiller gibi...
* İkisi de hastalıklı! İkisi de göz boyayıcı!
* “Sarışın” sömürücünün danışmanları ve PR görevlileri “yaya” kaldı. Yakasına bir “rozet” bile bulamamışlar!.. Bu anlamda “peruktör” kovboy bir adım önde!
* Trump zenginlerin, Hillary yoksulların temsilcisi gibi... Doğrusu şu: ikisi de yanlış! Zira ikisi de emperyalist. İkisi de sömürgeci. Tam bir “aldatmaca”, tam bir “cambaza bak!” oyunu!
* Gündemlerinde Çin var... Rusya var... İran var... Irak var... Kuzey Kore var... Japonya var… Ama darbe atlatan Türkiye yok! Üzülmeli miyiz, sevinmeli miyiz?
* İkisi de sömürü planlarında ‘başa baş’ bir “performans” sergiledi! Hillary belki bu anlamda bir iki adım önde! Tartışmanın sonucu; fifti fifti gibi... Sonucu “derin Amerika” belirleyecek...
***
Şeytanlar seçime kadar iki kez daha “münazara” yapacak! Bakalım neler yaşanacak?
AGD’Lİ GENÇLERE MEKTUP...
ÖĞRENCİLERİ “pusu”da bekleyen o kadar tehlike var ki; uyuşturucu, sigara, alkol, ahlaksızlık, disiplinsizlik, karı-kız, başıbozukluk, manevi boşluk, gelecek kaygısı… Var da var…
Ama okulların açılmasıyla birlikte mekteplerde tuhaf şeyler oluyor!
Özellikle liselerde.
Kendisini “devrimci” olarak niteleyen, ancak “birtakım karanlık odakların” perde arkasında yer alarak senaryolaştırdığı oyunlara alet olan birtakım gençler sahnede!
12 Eylül askeri darbesinde İmam Hatip Lisesi talebesiydim. Başka liselerden arkadaşlarım sınıflarında yaşananları anlatırdı; “Sınıfa şu kadar silah girdi, bu kadar eylem yapıldı vb…”
Düşündürücü değil midir, sizce de; Bu oluşumlar parayı nereden bulurlar? Dergi çıkaracak, örgütlenecek, geziler, kamplar düzenleyecek imkânları nasıl elde ederler? O uzun uzun örgüt manifestolarını -üstelik son derece profesyonel metinleri- kim/kimler, nasıl kaleme alır? Kiraları kim nasıl öder?
Okul önlerinde yaşananlar noktasında sanıyorum devlet gereken önlemleri alıyordur/alacaktır.
Ancak, acaba diyorum, acaba bu gençler arasında 3-5 tane de olsa bu “masumane!” amaçların peşine takılanlar olur mu, olmaz mı?
***
İşte tam bu noktada, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) mensubu gençlere her zamankinden daha fazla görev düşüyor...
* Siz ki, bu milletin gönül rahatlığıyla çocuklarını emanet edebileceği maneviyat ordususunuz...
* Siz ki, bu milletin her dönem güvendiği asil bir topluluksunuz...
* Siz ki, tüm imkânsızlıklara karşın “hacca giden karınca”nın fedakârlığı ile hareket eden gençlersiniz...
* Siz ki, dünyanın bir ucundaki mazluma yapılan haksızlık karşısında tavır alan ve bunu eylemleriyle ortaya koyan cevherlersiniz...
* Siz ki, bu ümmetin çocukları bir harf öğrensin diye gecesini gündüzüne katan gökyüzündeki yıldızlarsınız...
* Siz ki, Erbakan hocamızın, “Bir sınıfta istenmeyen bir hadise vuku buldu ise bunu en önce o sınıftaki AGD’li temsilci öğrenmeli ve gereğini yapmalıdır” görev aşkıyla vazifelendirilen bir teşkilatsınız...
* Öyleyse... Ey AGD’li genç kardeşim! Bilesin ki, okulların başladığı bugünlerde manevi boşluk ve buhran yaşayan milyonlar karşısında vazifen daha bir ağır daha bir meşakkatlidir.
* Öyleyse ey AGD’li genç kardeşim! Bu ahval ve şerait altında vazifen, “Yok mu benim elimden tutacak bir kutlu dal?” diye feryat eden milyonları iyiye, güzele, doğruya yöneltmektir.
* Öyleyse ey AGD’li genç kardeşim! Bu ahlak ve maneviyat erezyonunda yapman gereken, elinde silah değil; kitap ve gül taşıyarak, bağrındaki engin manevi haykırışları genç dimağlara aktarmak ve yaşatmaktır.
* İhtiyaç duyduğun maneviyat, Sultan Alparslan’da, Osman Gazi’de, Sultan Fatih’te, Sultan Süleyman’da, Sultan Abdülhamit’te, Erbakan Hocamızda mevcuttur.
***
Son bir not; AGD Genel Merkez Liseler Komisyonu Teşkilat Başkanı Ömer Yazgan kardeşimiz (fotoğraftaki) dünya evine girdi. Kendisine de Allah’tan (C.C.) iki cihan saadeti diliyorum.
AVM’LERDEKİ ÇALIŞMA ŞARTLARINA KİM EL ATACAK?
Selamünaleyküm Adnan abi.
Ben büyük bir ilimizdeki bir AVM’de pizza ustası olarak 6 yıldır çalışıyorum.
AVM personeli olarak, AVM’lerin hiçbir gün kapalı olmamasına, bayram seyran demeden köle gibi çalıştırılmamıza kim karşı çıkacak? Hangi yetkili bu gidişata “dur” diyecek?
Belki bunu köşenizde yayınlarsınız diye çalışanlarla konuştuğumuzda, “Bunu yapsa yapsa Milli Gazete yapar” dedik.
O yüzden bu yazıyı sana gönderiyorum, abi!
İzin yapamıyoruz, yapan yerler de var tabii ama yapmayan da çok. Sonuçta bayram günü bile işe gidiliyor, abi!
Yanımda İngiltere’de çalışmış ve başka bir mağazada İsveç’te yaşamış arkadaşlarımız var. Oralarda AVM’lerin Paskalya zamanı 5 gün kapalı olduğunu söylüyorlar. Bizde de hiç olmazsa AVM’ler Ramazan ve Kurban Bayramı birinci günleri kapalı olsa. Böyle bir talebimiz var.
Akrabalarımıza gidemiyoruz. Küslük oluyor. Geleneklerimiz yok olmaya başladı abi. Evliyim, kayınpederim başka bir ilçede, inan gidemiyorum.
İş çıkışları geç oluyor. Bir de bayramlarda çok iş oluyor. Acayip bir sistem yani, abi. Dilersen sen de bir araştırma yapıp bunu yazarsan abi, AVM personelinin hepsine tek tek göstereceğim. Hatta o fotoğrafları da ayrıca sana göndereceğim.
Hakkımızdan bahseden birileri var diye ve sonra belki bir şeyler değişir diye… Umut işte…
Abicim saygılar. Allah yâr ve yardımcımız olsun. (BM/BİR AVM ÇALIŞANI)
SOYGUNUN BU KADARINA PES!
Çok laf edip fotoğrafı gölgelemek istemiyorum. Bu bir elektrik faturası. Elektrik tüketim bedeli 58 TL. Ama vatandaşın ödemesi gereken miktar totalde 110 TL. Yani tam iki misli! Peki, nasıl oluyor da böyle oluyor? Şunu söylemek istiyorum; soygunun bu kadarına pes ki pes!
NOT: Bugün, 28 Eylül 2016, Çarşamba 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!