Şeytan icadı sömürgecilik

Abone Ol

En iyi, iyinin düşmanıdır derler. En kötü de bazen kötünün düşmanıdır. Bazen de kemik görene kadar it iti ısırmaz denilir. 19’uncu yüzyılda sahneye konulan büyük oyunun devamı olarak Ruslarla Amerikalılar nöbetleşe bir biçimde İslam alemini sömürüyor ve istila ediyorlar. Büyük oyunun diğer parçası ise Ortadoğu’da, Seykes-Picot ile 1916 yılında İngilizlerle Fransızlar arasına sahneye konulmuştur. Afganistan’da olduğu gibi birisi diğerine rekabet etse de mesele Müslümanlar olunca birleşebilmektedirler. Rusların çekilmesinden sonra Afganistan’da Mücahitler ABD’ye göre tanım değiştirdi. Mücahitler yeni dönemin küresel teröristleri haline geldiler! Afganistan’dan sonra Suriye’de de İslamcılara karşı birleştiler. Ruslar bunu Esat’a açık destek vererek yaparken, ABD de İsrail namına İslamcıları oyalayarak ve kandırarak yaptı.

Suriye’de kimyasal silah kullanılmasından sonraki dönemde Rusya ve ABD’nin ayrışan Suriye politikasını nasıl değerlendirmek lazım ABD galiz sopa kullanmaya hazırlanırken Ruslar geri çekildiler ve Beşşar için kimseyle savaş ve kavga etmeyeceklerini ilan ettiler. Efelenmeleri bir anda söndü gitti. Bunu Amerikan kartını görmeden yapsalardı ne iyi olurdu. Ama Çeçenistan’da yerin altını üstüne getiren Ruslar neden Suriye’de farklı bir politika izlesinler ki Onları harekete geçiren ahlak değil, çıkar ve siyaset. Hizaya getiren de sopa. Obama çizmeyi aşan ve ‘dünya benden sorulur’ diyen Putin’in havasını indirmeye, almaya, hizaya sokmaya karar verdi. Bunu da Suriye üzerinden yapacak. BM’yi bloke etse de Putin’in durumu 1994 ve 1999 yıllarında Yeltsin’in durumundan farklı olmayacaktır. Şişen havası Suriye’de inecektir.

***

Peki! Neden böyle oldu Bunun nedeni Putin’in fazla şişinmesi ve kendisine fazla güvenmesidir. Beşşar da bu güvenin arkasına sığınarak dokunulmazlık payesi elde ettiğine inanmaya başlamıştı. Aslında, Ruslar ile Amerikalılar pekala Müslümanlar aleyhinde anlaşabiliyorlar. Bunun en tipik örneklerinden birisi Boston’da infaz edilen Çeçen kardeşler meselesi oldu. Bu davada Ruslar ile Amerikalılar iyi paslaştılar. Lakin iş ifşaatçı Snowden’e dayanınca külahlar değişti. Obama bir dizi görüşmesini iptal etti. Moskova’ya gitmekten vazgeçti ve Ruslara haddini bildirme niyeti ağır bastı. Yani Çeçen kardeşlerin birleştirdiğini Snowden ayırdı. Mesele birbirleriyle alakalı olmasa, Müslümanların sırtından geçinip gidecekler. Bunun en son örneği Suriye idi. Lakin Putin rolünü abartınca Beşşar üzerinden hesaplaşma ve kötek vurma eğilimi ağır bastı. Putin, ahlakı değil gücü esas aldığından köteği fazlasıyla hak ediyor. Bu arada Amerikalıların gücü de eriyerek bitiş çizgisine doğru gidiyor. Beter olsunlar.

***

ABD’nin gücünü kırmak için Ruslar bazen Müslümanları manivela aracı olarak görüyorlar. Amerikalılar da Ruslar için aynısını düşünüyorlar. Bu hususta samimi değiller. Baş Şef Putin gibi keskin dilli olan Başbakan Yardımcısı Dmitry Rogozin sözünü esirgemeden Suriye olaylarına getirerek şunları söylemektedir: “Batı, Müslümanlara, elinde bomba olan maymun muamelesi yapmaktadır…” Çeçenistan ve Boston aynasına bakmayı unutuyor galiba. Onun zihniyetine göre Müslümanlar bu tür basit sözlerle, mavallarla aldatılabilecek tıynettedir! Oysa ki, denenmiş denenmez ve Müslüman bir delikten iki defa geçmez. Son dönemde İslam dünyasına yönelik olarak öne çıkan iki ülkeden birisi ABD diğeri de Rusya’dır. İkisi de İsrail’in bekası ve çıkarları noktasında hassastır. Müslümanlar için ise ‘bulundukları pespaye durum nelerine yetmiyor’ görüşündeler! Tarihçi Tonybee SSCB’yi Batı’nın rafızisi olarak nitelendirmiştir. Veya gayri meşru çocuğu. Bediüzzaman’ın 1920’lerin başında “Gâvurlardaki iki cereyanları nasıl görüyorsun ” şeklinde kendisine yöneltilen soruya verdiği cevapta ikisini çok iyi teşhis etmiş olduğu görülüyor ve şu benzetmede bulunuyor: “Şimdilik biri necis, biri encestir. Tâhir-i mutlak yalnız desåtir-i İslâmiyettir…” İslam dünyasını sömürenler ve sömürgeleştirenler necistir. Cezayirli ilim adamı Ammar Cidal, kurumsal olarak Batı ve uluslararası nifaktan bahseden bir makalesinde 1965 yılında vefat eden Cemiyetü Ulemai’l Müslimin’in ikinci lideri Beşir İbrahimi’den benzeri bir cümle aktarıyor: “El istimar ricsun min ameli’ş şeytan…” Sömürgecilik şeytan işi ve icadı bir pisliktir. İt iti ısırmaz ama aralarına kemik attığında hırlamaya başlarlar. Yoksa dertleri Müslümanları bayındır ve payidar etmek değildir.