Merhum Necati Molder…
Erbakan Hocamızın çok değer verdiği, Milli Görüş sevdalısı bir isimdi…
Molder’e, 1978 yılında bir mektup geldi.
Tarihin çelmeli, çekişmeli, tartışmalı koridorlarından bugüne süzülerek gelen bir mektup…
Mektubun taraflarından biri, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yol arkadaşlarından, önceki gün rahmet-i Rahman’a kavuşan, eski adalet bakanlarından muhterem Şevket Kazan.
Diğeri ise yıllarca Milli Görüş saflarında büyük hizmetler ifa eden, Milli Nizam ve Milli Selamet Partisi dönemlerinde Eyüp İlçe Başkanlığı yapan, Milli Görüş’ün önemli isimlerinden Necati Molder.
Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Sekreter Yardımcısı olarak Şevket Kazan’ın, Necati Molder’e yazdığı bir mektuptan söz etmek istiyorum. Mektup şöyle:
“Milli Selamet Partisi Genel Sekreterliği, 23 Nisan 1978.
Muhterem Alb. Necati Molder,
Aziz milletimizi huzur ve sükun içerisinde ‘Yeniden Büyük Türkiye’ye kavuşturmak hususunda iktidar ve muhalefette yaptığımız çalışmalar hakkında bilgi vermek, hususiyle görüş ve düşüncelerinizden yararlanmak maksadıyla 27.04.1978 Perşembe günü saat 18:00’de, Çankaya Hoşdere Caddesi No: 193, Alican Apartmanı’ndaki misafirhanemizi teşrifinizi ve mümkün ise aynı idealde olan subay kardeşlerimizi de beraberinizde getirmenizi önemle rica eder, selam ve sevgilerimizi sunarım. Şevket Kazan, Milli Selamet Partisi Genel Sekreter Yardımcısı.”
Merhum Şevket Kazan, mektubunun sonuna şu notu da düşer; “NOT: Çalışmalarımız hakkında Genel Başkanımız Muhterem Prof. Dr. Necmettin Erbakan izahat verecektir.” Şevket Kazan’ın, Necati Molder’e gönderdiği mektup bu şekildeydi...
Her iki isme de rahmet diliyorum…
İLGİNÇ BİR ŞEVKET KAZAN ANISI…
Selami Güder anlattı:
“Merhum Şevket Kazan, Erbakan Hoca’nın en yakın çalışma arkadaşlarındandı.
80 sonrası Milli Görüş’ün Hoca’dan sonraki 3 önemli isminden biriydi. İstikamet sahibiydi, hiç yalpalamadı.
Müthiş çalışkandı; karınca gibi deyimi en güzel onu anlatır. Emeğiyle, çalışkanlığıyla örnekti.
Rahmetli tez canlıydı biraz, celallendiği olurdu; ancak hemen geçerdi öfkesi, gönül almasını bilirdi.
Bir İzmir seyahati yaptığımızı hatırlıyorum, otobüsle. Mola vermiştik.
Aynı firmanın yan yana duran iki otobüsünden hangisi bizimdi?
- “Bizim arabanın plakası kaçtı?” diye soruvermesin mi?
Ben afallamıştım.
- “Bindiğin aracın plakasına bakacaksın” dediğini; verdiği bu dersi yıllar geçti, unutmadım.
Allah gani gani rahmet eylesin.”
7 MADDEDE ŞEVKET KAZAN
1) Erbakan Hoca’nın en yakın dava ve yol arkadaşlarındandı. Siyasi hayatı boyunca hiç yalpalamadı, zikzak çizmedi, davasına sadıktı.
2) Çok çalışkandı. İleri yaşında dahi cihattan asla bir adım dahi geri durmadı.
3) İşini en iyi şekilde yapmaya çalışırdı.
4) Titiz ve bir o kadar müsamahakârdı.
5) Çabuk sinirlenir ama hemen sonra gönül almasını bilirdi. Aslında çok yumuşak mizaçlıydı.
6) Anılarını kaleme alan bir politikacıydı.
7) Liyakate büyük önem veren bir “devlet adamı” idi.
GÜLE SEVDALI GÜL ADAM
Cuma Şahin anlattı:
“Güler yüzlü gül adam. Güle sevdalı gül adam.
Baharı başlatan gülün yanında yalpalamayan, dik duran gül adam.
Sadakatin, vefanın ve davanın dikenli yolunda güllere örnek gül adam.
Adaletin çileli yolarını gülümsemesi ile güle çeviren gül adam.
Kimsenin konuşmaya cesaret edemediği yıllarda güllerin arasında şahsına münhasır bir gül adam.
Yusufiyeli Yusuf’ların çaycısı, mazlum ve mustazafların savunucusu, hak ve adaletin temsilcisi yedi gül adamın üçüncüsü gül adam.
Bitmez tükenmez bir heyecanla dava aşkını bir ömür gönlünde taşıyan gül adam.
İnancın saygınlığı, İslam’ın merhameti, müminin sabrı, şairin duygusallığı, sanatkârın titizliği, hocamın letafeti, davanın güzelliği, aşkın zarafeti yüzüne akseden gül adam.
‘Kimdir o, kimdir o?’ diye soranlara, tebessümü ile gülü hatırlatan gül adam.
Savunan adamın savunucusu, Millî Görüş’ün Şevket abisi güler yüzlü gül adam.
“Her canlı muhakkak ölümü tadacaktır” inancıyla, “İnnâlillâh ve innâileyhirâciûn.” emrine teslim olarak, İslam binasının bir tuğlasının daha düştüğü bilinciyle…
Milli Görüş camiamıza sabır dilerim. Rabbim rahmet eylesin. Mekânın cennet olsun.”
MERHUMUN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ
Merhum Şevket Kazan’la sağlığında belki yüzlerce kez görüştüm.
Yakın çalışma arkadaşları ile hasbihal ettim.
Şevket Kazan’ın ön plana çıkan özelliklerinden biri şuydu: “Erbakan Hoca’nın da hazır bulunduğu toplantılarda, konular hakkında en sert eleştirileri yapan, en esaslı karşı görüşleri seslendiren Şevket Kazan’dı. Ama karar alındıktan sonra o kararı/kararları en iyi ve süratli şekilde uygulayan da yine Şevket Bey’di…”
28 ŞUBAT DARBESİNİN KİTABINI YAZDI
28 Şubat Darbesi’nin kitabını yazdı, merhum Şevket Kazan. MGV Yayınları’ndan çıkan kitabın adı; “28 Şubat, Postmodern Bir Darbenin Anatomisi.” Merhum kitabında şu noktaların altını çiziyordu: “28 Şubat sürecinde REFAHYOL iktidarına karşı gösterilen tepkilerin kaynağı aslında dört türlü korku psikolojisine dayanıyordu... Bu dört korku psikolojisinden ilki, “iktidar şansını kaybetme korkusu”, ikincisi “rant ve menfaati kaybetme korkusu”, üçüncüsü “rejim ve can korkusu”, dördüncüsü ise “taassup korkusu” idi...
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile siyasi parti liderlerinden Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’ın korkuları, “siyasi rekabet havasından, iktidar olma şansını kaybetme endişesinden” kaynaklanırken, TÜSİAD ve rantiyeci medyanın korkusu “faiz rantların”, ABD ve İsrail’in korkusu ise, “siyasi menfaatlerinin elden gideceği” psikozuydu... Nitekim bir yıl süren REFAHYOL iktidarı dönemi, bu endişelerin hiç de haklı olmadığını bütün açıklığıyla gözler önüne sermiş, fakat yine de bazı çevreleri, REFAHYOL iktidarını işbaşından uzaklaştırmak için zaman zaman birlikte hareket etme yolundan alıkoyamamıştır...” 28 Şubat darbesinin aslında ne olduğunu bir de merhumun kaleminden okumanızı isterim.
***
Şevket Kazan’a Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Peygamberimiz Efendimiz’e (sav) komşu olsun.