Sevinçlerimiz başka

Abone Ol

Şimdi yirmi beş yaşında olanlar, yirmi beş yıl sonra elli

yaşında olacaklar. Elli yaşında olanlar ise yetmiş beş yaşında olacaklar.

Biz de bu nesil üzerinde biraz daha dikkatli olalım,

imanlı, edepli, liyakatli ve de vicdanlı nesil yetiştirelim.

Bu yetiştirme işinde hükümetlerden bir şey beklemeyelim.

O kendi işini yapsın, biz, kendi imkânlarımızla, çevremizle, her çocuğumuzun

iyi yetişmesi için çok daha fazla gayret gösterelim.

İşçi çalıştıran iş adamlarımız, çalışanlarına, onların

çocuklarına yönelik din eğitimi programları geliştirsin.

Kur an okumasını bilen her insanımız en azından bir

kişiye Kur an okumasını öğretsin.

Esnafımız, dükkânlarının önlerinde tavla oynayacaklarına,

dedi kodu yapacaklarına, dükkânda Kur an okumasını öğrensinler. En yakın

caminin imamı bu hizmet için hazır beklemektedir.

Maddi durumu iyi olanlarımız, Kur an okumasını bilen

birine kaç kişiye Kur an öğretirsen ona göre para vereceğim vadinde bulunsun ve

vadini de yerine getirsin.

Şu anda çok değerli hizmetlerini duyduğumuz hocalarımızın

bir kısmı bir zamanlar Fahri Kiğılı diye bilinen bir iş adamımızın, Kur an dan

bir sayfa ezberleyene hamalın bir günde kazanacağı parayı vereceğim demesi

üzerine bazı hamalların bile bu öğretim faaliyetine katıldığını biliyoruz.

İmanlı, edepli, liyakatli ve vicdanlı insanlarımızın

sayısını çoğaltmak için nüfusumuzu da artıralım.

Gazetelerin haberine göre 29 Mayıs 1995 tarihli Newsweek

dergisi 19 uncu sayısında Avrupa da sekiz milyon Müslüman nüfusunun batı için

tehdit oluşturduğunu yazıyordu.

Ortadoğu yu çok iyi bilen bir yabancı gazeteci bana:

Eğer Filistin de harp dursa ve iki taraftan da çatışma nedeniyle ölme olmasa,

Filistin e dünyanın öbür taraflarından Yahudi göçü de gerçekleşmezse otuz-kırk

sene sonra nüfus politikasıyla Filistinliler kazanır demişti. Niçin

dediğimde: İsrailli kadınlar kadınlıklarını yitirmişler, doğum yapmayı yük

sayıyorlar. Filistinli kadınlar ise doğum yapmayı ibadet sayıyorlar diye cevap

vermişti.

İki tarafta da yapılan istatistiklerde, Filistinli

kadınlar çoğunlukla erkek çocuk doğururlarken, İsrailli kadınların kız çocuğu

doğurdukları gözlenmektedir.

Doğum kontrolü haplarıyla Müslüman nüfusun önünü

alamayınca şimdi kitle imha silahlarıyla Irak ta, Afganistan da, Suriye de,

Filistin de katliam yaparak Müslümanlığın önünü almaya çalışıyorlar.

Bunda başarılı olacaklarını zannediyorlarsa aldanıyorlar.

Firavun bu yolu denedi. İsrail oğullarının erkek evladını

öldürürken Hz. Musa yı bağrında besliyordu. Başarılı olamadı. (Bak: Bakara 49)

Dünyanın neresinde bir çocuk dünyaya gelse kendi

çocuğumuz olmuş gibi sevinelim. Müslüman nüfusu bir daha arttı diyelim.

Sevgili Peygamberimizin Yemende Müslüman olan Üveys el

Karani nin kokusunu aldığı gibi (Ahmed, Müsned 2/541) İngiltere de Amerika da

veya Tanzanya da Müslüman olanın kokusunu gözetleyelim.

Çünkü Her doğan çocuk İslam fıtratı üzerine doğar

Kırk yılda beş yüz elli bin Alman ın Müslüman olmasını

sağlayan bizim insanlarımızın bu başarısı, Almanların on yıllık, yüz yıllık

üretiminden daha değerlidir.

Çünkü Sevgili Peygamberimiz, Hz. Ali ye, Hayber in fethi

günü:

Senin sebebinle bir insanın hidayete erdirilmesi kızıl

devlere sahip olmaktan hayırlıdır buyurmuş (Buhari, cihad, bab 101, hadis

2783, 1847, Fezail-üs-sahabe, bab 9, hadis 3498, meğazi, bab 36, hadis 3973)

Hadisi, Batılının anlayacağı dille söyleyecek olursak

Avrupa Birliği üyelerinin hazinelerinde bulunan para ve altınların tamamına sahip

olmaktansa, bir insanın Müslüman olmasına sebep olmak daha hayırlıdır.

Aramızdaki fark bu. Onlar adamın elindeki serveti kapmak

için adamı öldürürler.

Müslümanlar ise kâfirin Müslüman olması için kendi

hazinelerini harcarlar.

Kimin karlı olacağı yakında kefen giyince belli olacak.

Buyurun, büyük bir imkânın kapıları aralandı.

Allah ın rahmetini ve cennetini kazanmak için İslam a

hizmet yarışına giriniz ve koşunuz.