Sevginin Yerini Öfke ve Nefret Aldı 

Abone Ol

Gazetelerin üçüncü sayfaları giderek cinayet haberleri ile dolmaya başladı. Bunun da ötesinde şehir içinde ister bir taksi ya da otomobil ile bir yerlere giderken bir sürücünün çaldığı korna hemen bir öfke patlamasına sebep olabiliyor. Bunun da ötesinde sanki insanlar işe gitmek için değil de evden her an kavgaya gidiyormuşçasına hazırlıklı çıktıkları görülüyor. Birbirleri ile kavga eden iki sürücüden hazırlıklı olanı arabasında taşıdığı sopayı ya da demir çubuğu alarak kavgaya koşuyor. Sanırsınız ki aralarında kan davası var. Hâlbuki genellikle böylesine birbirlerine öfke ile koşan insanlar birbirlerini tanımıyorlar bile. Bunun ötesinde bir de son günlerde İstanbul’da taksi şoförleri ile müşterileri arasında kısa mesafe kavgaları patlak vermeye başladı. Hemen belirteyim ki, çoğu zaman olay  kavga ile de bitmiyor, böyle bir kısa mesafe kavgasında sürücünün attığı yumruk ile bir yabancı uyruklu müşterinin hayatını kaybetmesine sebep olduğu gibi haberler gelmeye başladı. 

Mesele bunun da ötesine geçerek yol kenarında araba bekleyen yaşlı bir kadını hastaneye gitmek için arabalarına almadıkları görüntüleri insanı gerçekten çileden çıkartıyor. İnsan hemen, “Bize ne oluyor? Bu öfke, nefret ve kinin sebebi ne?” diye sormadan edemiyor. Yaratıkların en şereflisi olarak tarif edilen insanlara ne oldu ki, para onlar için en değerli hale geldi. Kısacası ne oldu da insanların hayatlarında sevginin yerini nefret, öfke ve kin aldı? Hemen belirteyim ki gelinen bu noktayı sadece bir sebeple izah etmek yeterli olmaz. Çünkü toplumda yaşanan değişimin sebepleri tespit edilmeden soruna çözüm bulmak da mümkün görünmüyor. Kaldı ki bu değişime doğru teşhis koyabilmek için geniş çaplı bir araştırmaya ihtiyaç var. Çünkü toplum adeta bir cinnet hali yaşıyor. Sanıyorum toplumdaki bu öfke, kin ve nefreti tetikleyen hususların başında da maddeye olan bağımlılık ve maddenin adeta putlaştırılmış  olması geliyor. Çünkü toplumları değerli yapan, birbirlerine karşı sevgi ve saygının oluşmasında ana unsur ortak değerlerdir. Ancak; günümüzde toplumda herkesin kendiliğinden uyduğu ya da uyacağı ortak manevi değerler eski gücünü yitirmiş, artık herkes kendine göre bir takım değerlerin peşine düşmüş, böyle olunca  da toplumda ortak değerler giderek etkisini yitiriyor. 

Toplumda düzeni sağlamak üzere geçerli olan tek ölçü kanunlar ve yargı haline gelmiştir. Bu da sıkça ifade edildiği gibi toplumda adeta giderek zayıflıyor, insanlar sırtını dayadıklarına güvenerek hareket etmeye başlamışlarsa ister istemez o toplumda eşkıyaların sözü geçer hale gelmiş olur ki, artık o toplumda sosyal patlamayı millet olarak beklemek durumundayız demektir. Bunun yolu da toplumun sorunlarına çözüm bulmaktan geçiyor. Yoksa giderek aile fertleri arasında işlenen cinayetlerin artması devam edecek, bu ise zaten oldukça zayıflamış olan aile bağlarının tamamen yok olacağını söylemek yanlış olmayacaktır. 

Bu noktada hemen belirteyim ki ekonomideki çıkmazın giderek daha da derinleşmesi çatışmaların sokağa yansımasında etkili olmaktadır. Buna bir de uyuşturucu kullanma yaşının 10 yaşına kadar indiği, son 6 ayda 5 ton uyuşturucu yakalandığı bilgisi eklendiğinde gitmekte olduğumuz yolun çıkmaz olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu bakımdan ortak değer yargılarımızın yeniden oluşturulması ve toplumda geçerli hale getirilmesi nasıl sağlanır bilemiyorum ama bunun kolay olmadığını biliyorum. Özellikle toplumun ortak değerlerinin  yok olmasında uzun yıllardan beri toplumumuza ulaşılması gereken hedef olarak gösterilen Avrupa hayranlığının toplumumuzda ciddi bir parçalanmaya yol açtığını söylemek yanlış olmaz. Kısacası, maddi refah çok önemli olmakla birlikte parayı kutsamanın insanımızın manevi değerlerinde tahribata yol açtığını da unutmamak gerek. Sonuç olarak toplumda huzur ve güvenin tesisi için sevgi ve saygının hâkim kılınması gerekiyor. Yoksa özellikle sevginin yerini öfke, kin ve nefret almaya devam ettiği sürece huzurlu bir topluma ulaşmak mümkün olmaz. Ayrıca Avrupa hayranlığı gelişmemizi değil, gerilememizi, toplumsal düzenimizi bozmaya devam edecektir.