Dinimiz İslâm,
sevgi temeli üzerine kurulmuştur. ALLAH Teâlâ, kullarını çok sever.
ALLAH Teâlâ nın isimlerinden olan Vedûd, O nun kullarını
çok sevdiğini ifade eder. Ayrıca:
... ALLAH onları sever, onlar da ALLAH Teâlâ yı
severler... ayet-i kerimesi ALLAH ile
kullar arasındaki karşılıklı sevgiyi vurgulamaktadır.
Kur ân-ı Kerîm in insanlığı ulaştırmak istediği
hedeflerin başında: Onu tevhîd yani ALLAH Teâlâ nın birliği inancına ve ALLAH
Teâlâ yı her şeyden daha çok sevme duygusuna ulaştırmak vardır.
Nitekim İman edenler ise en çok ALLAH Teâlâ yı
severler. Ayet-i kerimesinde bu hedefe
işaret edilerek ALLAH sevgisinin bütün sevgilerden daha güçlü olması gerektiği
bildirilmektedir.
İnsan için en büyük mutluluk, ALLAH sevgisine ulaşmaktır.
ALLAH için sevmek, ALLAH için buğz etmek
Ebû Zer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)
Efendimiz:
Amellerin en faziletlisi ALLAH için sevmek, ALLAH için
buğz etmektir.
Sevdiğini ALLAH için sevmek Müslümanın şiarıdır. Kişi
mü min kardeşini ALLAH için sevmekle imanın tadını bulmuş ve imanın hakikatine
nail olmuş olur. Bu konuda Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre:
Üç şey vardır ki; bunlar kimde bulunursa o, imanın
tadını bulmuş, tatmış olur: ALLAH ve Resûlü, kendisine başkalarından daha
sevgili olmak, bir kimseyi sevmek, fakat yalnız ALLAH için sevmek, ALLAH
kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe
atılmak gibi tehlikeli görmek. buyuran
Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bu sevgiyi gönlünde taşıyanların imanın
tadını alacaklarını müjdelemekte, imanın tadına erebilmenin temel şartının
sevgi ve hoşnutluk olduğunu bildirmektedir.
Din sevgi ve buğzdan başka bir şey değildir. Dinimiz
açısından sevmek ve buğz etmek du44444ygularımızı kullanmanın ne kadar
ehemmiyetli, hayatî bir iş olduğunu iyi anlamak gerekir. Kendisini Müslüman
bildiği halde sevgi âlemini sadece artistler, sporcular, romancılar vs.
dolduran veya Müslüman büyüklerine, İslâmî değer ve mefâhirlere gerekli alâkayı
göstermeyen, sevmeyen Müslümanlar bu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin
ışığında kendilerini muhasebe ve murâkabe etmelidir. Bilmelidir ki, ömür
sermayesinden, bir an bile olsa, pay ayırdığı her şeyden hesap verecektir.
ALLAH için sevmek ve buğz etmek, kişinin imanını kemale
erdirir
Ebu Ümame (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)
Efendimiz:
Kim ALLAH için sever, ALLAH için buğzeder, ALLAH için
verir, ALLAH için vermezse imanını kemâle erdirmiştir.
Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Resûlullah
(S.A.V.) efendimiz:
Sizden hiçbiriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi
din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz. buyurarak, toplum dayanışmasının gereğini en
güzel şekilde ortaya koymuşlardır.