Sevgi ile bağlanın

Abone Ol

İnsan bütünlemeye çalışan bir varlıktır. Çalışan, gayret eden ve zorluklara azim göstererek hayatını bütünlemeye çalışır. Doğuştan elde ettiği özellikler hayat koşusunda ona bu yolda eşlik eder. Beden, akıl ve kalbe ait donanımlar yaratılıştan ona verilmiştir. Bunlardan biri de sevgi duygusudur.

Dünyaya yeni gelen bebeğin iletişim kanalı doyum sağlayan beslenmedir. Anne sütü çocuğu hayata bağlar. Annenin sütü bedeni diri tutarken, ruhun da doymaya ihtiyacı vardır. Annenin yoğun ilgisi ve sevgisi süt kadar gereklidir. Yapay gıdalar anne sütünün yerine geçebilir ve bir ölçüde bedeni ayakta tutabilir. Fakat ruhsal ihtiyaçlar böyle karşılanamaz. Anneye de bu rolü üstlenen kişi tarafından, ‘sevgi’ duygusunun yeri başka bir şeyle doldurulamaz.

Yapılan araştırmalar sevginin güvenli bağlanmayla yakın ilişkisini ortaya çıkarmıştır. “Annenin bakım yaparken, gülümsemesi, sesi, ninnisi, kokusu ve dokunması bebeği ruhsal anlamda besleyen olumlu uyaranlardır. Bu yakınlık, sıcaklık ve sevgi çocukta kendisinin bakılmaya, korunmaya ve sevilmeye değer bir varlık olduğu duygusunu geliştirir.”

“Annesinden aldığı bu nitelikli bakım ve duygusal beslenme, onun çevresi hakkında olumlu düşünmesini sağlar. Gelecek yaşamında ihtiyaç duyacağı temel güven duygunun kökleştirir. Bebeklikte sağlanan sevgi ile hayat boyu tüketilemeyen bir kazanım elde edilmiştir. Kişilik yapısında ortaya çıkan iyimserlik ve kötümserlik eğilimine, önemli ölçüde kaynaklık eder.

Bebeğin çevresiyle ilişkisine kaynaklık eden sevgi, annenin ne kadar güvenli bir ortam oluşturduğuna bağlıdır.”

“Annenin oluşturduğu güvenli ortamın kişilik üzerinde ki etkilerinin ötesinde Allah'a inanma duygusuna taşıyıcı rolü vardır. Bu konuda Pestalozzi şöyle der; kardeşlik, huzur, adalet, paylaşım gibi olgun sevginin uzantıları olan Tanrı’nın mahiyetini anlamamızı kolaylaştıran bütün duygular ana kucağında gelişmektedir.”

“Anne sütüne karşı haz duyan bebekte meydana gelen güvenli bağlanma, onu hayat boyu kurduğu ilişkilere kaynaklık eder. Çocuk gelişim dönemleriyle ilgili önemli tezlerin sahibi olan Erikson, güven duygusunu, din duygusunun oluşumunda öncelikli duygu olarak ele alır.

Meryem suresinde geçen ayette, psikolojimiz için oldukça önemli olan sevginin ilahi bir armağan olduğuna vurgu yapılıyor. “İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.”

SEVGİ DEPOSU

“Her çocuğun bir sevgi deposu vardır, bu depo dolduğunda çocuk normal bir gelişim sağlar. Sevgi deposu boş kalan çocuğun duygusal ve sosyal gelişiminde gerileme meydana gelir.”

‘Beş sevgi dili’ kitabında Chapman çocukta bir sevgi deposu olduğuna dikkat çekiyor. Çocuğun sevildiğini hissetme ihtiyacının, diğer bütün ihtiyaçlardan öncelikli olduğunu vurguluyor.

Çocuklarda görülen davranış bozukluğu sebeplerden biri de sevgi yetersizliğidir. Çocukların yaramazlığından şikâyet eden ebeveynlerin, onlara verdikleri sevgiye bakmaları gerekir.

Yazar, cinsel istismar gören on üç yaşında bir çocuğu örnek verir. Anne ve babası, altı yaşındayken boşanan Ashley'in duygularını aktarır: “Babamın beni sevmediği için evden gittiğine inanmıştım. On yaşımdayken annem yeniden evlendiğinde, onun kendisini sevecek birini bulduğunu ama beni seven kimsenin olmadığını düşünmüştüm. Tek isteğim sevilmekti. Yaşı benden büyük olan biriyle tanıştım, bana iyi davranıyordu. İstediğim onunla başka ilişkiye girmek değil onun tarafından sevilmekti…”

Anne ve babası tarafından karşılanmayan sevgi yoksunluğunun, çocukta ne denli boşluğa yol açtığına dair iyi bir örnek. Benlik algısının temel dinamiği, bu sevgi duygusudur. Yetersizliği durumunda sevgi arayışı başlamakta ve istismarlara yol açabilmektedir.

EŞLER ARASINDA ONARICI SEVGİ DİLLERİ

Çocuklar gibi büyüklerinde sevgi deposu olduğunu vurgulayan Cahpman, “kişinin eşi tarafından sevildiğini hissetme ihtiyacı, evlilikle ilgili tüm isteklerin temelinde yatar “ diyor.

Bu konuda şu tespitlerde bulunur.

"Kadın ve erkeğin sevgi dili farklıdır. Eşlerin bu sevgi dilini keşfetmeleri gerekir.

Çocuklarda birleşen sevgi; çocuklar için harcanan yoğun mesai ardından eşlerin anlam arayışına girdikleri görülür.

Aşk kişiyi mantıksız işlere sürükleyen ve çaba gerektirmeyen bir yöneliştir. Halbuki sevgi disiplin ve bilinçli bir çaba ister.

Aşk, evlilik romanının girişidir. Romanın özü, mantıklı, iradeli ve akılcı çaba gerektiren sevgidir.

Eşinizle sağlıklı bir iletişim için, olumlu sözlerle yaptıklarını onaylayın.

Hediyeler, sevginin görsel sembolleridir. Hediyeler, ulaşılabilir ve kolay yoldan sevgi sağlayan bir yöntemdir.

Eşinizin işlerinde yardımcı olmak; hizmet eylemleriyle ona destek olduğunuzda önemli bir sevgi dili geliştirirsiniz."