Beyitlerin başındaki rakamlar, Tahir’ül-Mevlevi’nin tercümesindeki beyit rakamlarıdır.
271- “Bu, yani, mü’min, temiz ve zirâate kaabiliyetli bir arâzîdir. Öbürü-yani, kâfir- ise, çorak ve kötü bir yerdir. Yine mü’min, melek gibi mâsumdur, kâfir ise şeytan ve canavar misâlidir.”
278- “Kâfirler, mücâdele ve inâd hûsûsunda maymun tabîatlıdırlar. Göğüs içerisindeki tabîat, bir âfetdir.”
279- “ İnsanın yaptığını maymun da yapar, insandan ne görürse onu taklid eder.”
280- “Maymun, ben de insan gibi yaptım sanır. O inatçı hayvan, aradaki farkı nasıl tanır ”
281- “Bu; - yani mü’mini kâmil- mahzâ emre itâat için yapar; diğeri –yani kâfir ve fasık –ise, mücâdele ve gösteriş olsun diye yapar. O gibi inatçı ve taklitçi adamların başına toprak saç.”
444- “O kâfir vezir, din nasîhatçisi kılığına girmiş, hile ile bâdem helvasına sarımsak karıştırmıştı.”
4476- “Kâfir de, mü’min de Allah der. Fakat ikisinin arasında mühim bir fark vardır.”
4477- “Bir dilenci ekmek dilendiği için Allah der. Bir mütteki ise tâ samîm-i rûhundan gelen bir ihlâs ve coşkunlukla Allah’ı zikreder.”
635- “Peygamberler dünya işinde, kâfirler de âhiret işinde cebridirler.”
636- “ Bil’akis peygamberler ahiret işini, cahiller de dünya işini ihtiyar eylemişlerdir.”
637- “Çünkü her kuş kendi cinsine doğru ve onun arkasından uçar. Bunun gibi can da ileri ileri uçar.”
638- “ Kâfirler, siccin cinsinden oldukları için dünyâ sicninden, yâni zindanından hoşlandılar ve ona yaklaştılar.”
639- “Peygamberler ise illıyyîn cinsinden oldukları için can ve gönül illiyyînine girdiler.”
1228- “Kazânın hükmünü inkâr eden karganın, yüz bin aklı olsa da kâfirdir.”
1229- “Sende kâfirden bir kâf, yani küframiz itikad bulundukça kâfirler gibi kokmuş bir şehvet mevzısın.”
1375- “Taşlar ve taş yürekli kâfirler, o cehennemin içine zâr ve mahcub olarak girerler.”
3241- “Ne kadar kâfir vardır ki, kendilerinde din sevdası mevcuttur. Onların seddi de şunun bunun kibri ve nâmusudur.”
3242- “ O bend gizli, lâkin demirden beter ve kuvvetlidir. Demir bendi balta kırar.”
3243- “Demir bend açmak ve kırmak suretiyle bağladığı kimseden ayırmak mümkündür. Gaybî ve ilâhi bende ise kimse çâre bulamaz.”
13694- “Müşrik ve kâfirlerin amelleri üst üste zulmetlerdir. Kıyamet gününde onlar için ne akıl yardımcıdır, ne de devlet ve saadet vardır.”
14844- “Gaziler, gaza ve cihat hamlesinde bulunmazlarsa, aksine olarak kâfirler hamle ederler.”
15066- “O kafirlerin kötü huylarından en hafifi haseddir. O hased ki şeytanın boynunu vurmuştur.”
15067- “ O köpekten hasedi, çekemezliği öğrenmişlerdir de insanların ebedi bir mülke ve devlete nail olmalarını istemezler.”
15068- “ Kim de sağdan, soldan bir yücelik görürlerse hasetlerinden adeta kulunç illetine tutulurlar ve hastalanırlar.”
15069- “Zira harmanı yanmış her bedbaht, kimsenin mumunun yandığını istemez.”
3311- “ Allah ve peygamber sözüne karşı vahşîleşen, onu dinlemez ve dinletmez hâle gelen bir insan, ey âlî dost; nasıl ma’zûr görülür ”
3312- “Şüphesiz vahşileşmiş düşman kâfirlerin kanı da ok atanlara ve mızraklara karşı mubah olmuştur.”
3313- “Muhârib kâfirlerin karıları, çocukları esir edilir. Çünkü o kâfirler akılsız, merdud ve zelîl mahlûklardır.”
3314- “Yine bir akıl, akıl bağından ve hududundan çıkarsa o akıl, akıl derecesinden hayvânat derekesine düşer.”
4112- “ Git, kâfirlere karşı şiddetli bulunan eshâb-ı kirâm meşrebinde ol. Yabancıların dostluğuna karşı toprak saç, yani onlardan yüz çevir.”
4113- “Din düşmanları olanların başına kılıç ol. Sakın tilki oyununa ve onun gibi yaltaklanmaya kalkışma. Arslan ol ve arslan gibi heybetli ve cesâretli bulun.”