Sevdiğimizin esiri oluruz

Abone Ol

12 Eylül 1980 darbesinde basında yaygın olan bir söz

vardı: Dev Genç Gitti Sev Genç Geldi demişti yetkilinin biri.

Sevgiyi kalpten bel altına indirdiler.

Akşam âşık yattılar sabah düşman olarak ayrıldılar.

Bütün sevdiklerimizi biz yaratmıyoruz.

Seyrettiğimiz güzellikleri, resmini yaptıklarımızı,

fotoğrafını çektiklerimizi, kokladıklarımızı biz yaratmıyoruz.

Onları seven sevgimizi de biz yaratmıyoruz.

Bu gerçeği hatırda tutan bir insan, önce bütün bu kâinatı

yaratan, onları gören gözleri yaratan, onları sevecek o değerli şeyi yaratanı

sever sonra onun yarattıklarını severse sevdiğine saygı da kusur etmez.

Hiç bir zaman hiç bir yaratılmışı Allah sevgisinin önüne

geçirmemeye dikkat edelim.

Ondan sonra hiç bir insanın veya maddenin sevgisini Allah

rasülünün önüne geçirmemeye dikkat edelim.

Ben çok seviyorum demek yeterli değil.

Ben annemi çok severim dediği halde imkânları olduğu

halde ziyaret etmeyen, ihtiyacını karşılamayan haylaz çocuk durumuna düşeriz.

Ben Allah ı ve Rasülünü severim dediği halde Allah

düşmanlarının koyduğu kurallara göre hayatını düzenlemeyi tercih edenler de o

haylaz çocuk durumundadırlar. Hatta Maide süresinin haberine göre kâfir

olurlar.

Sevgimizi yalnız yiyecek, içecek, giyecek, eğlenecek,

servet, şehvet ve saltanata yöneltirsek bizi bize bırakmazlar.

Neyi, ne zaman, nasıl ve niçin seveceğimizi de

belirlemeye ve bizi Mankurt gibi, robot gibi yönlendirmeye kalkarlar.

Teknolojinin zirvesine çıkan Japonya nın bağrında yılan

gibi çöreklenen Amerikan üsleri, onların halkını yaşam sevgisiyle zehirleyip

yönetiyorlar.

Askerlerimizin başına çuval geçirenler aynı zamanda eşya

esaretine bizi aldıklarından çuvalcı generallere selam durduk.

Sevgisiz olmaz.

Ancak önce sevgimizi ve sevdiklerimizi yaratanı seveceğiz

ve onun dediklerini tutacağız.

Hakkın esiri olursak halkın esiri olmayız.

Dünya nimetlerinin haramlarından mahrum kalırız ama

dünyamızda helaller, haramlardan çok çok fazladır.

Rabbin rahmeti ve mağfiretine denk olacak hiç bir şey

yaratılmamıştır.

Rabbimiz buyurur:

57- Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt,

gönüllerinizdekine bir şifa ve iman edenlere yol gösteren ve rahmet gelmiştir.

58- De ki: Allah ın lütfu ve rahmetiyle, ancak bununla

sevinsinler. Bu, onların topladıklarından daha hayırlıdır. (Yunus süresi ayet

57-58)

Sevgili peygamberimiz, Hevazin kabilesinin ganimetlerini

Kureyş kabilesi arasında taksim ettiğinde Medineli Ensar ın gençlerinden bir

mırıltı gelmişti. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz:

Bu insanlar, dünyalıkla beraber giderken siz, Allah ın

rasülü ile gitmeye razı değil misiniz Dediğinde Medineliler, Evet razıyız

dediler.

(Buhari, Sahih, K. Meğazi, Babü ğazveti Taif)

Allah a, ahirete, Kur an a, Peygambere ve onun haber

verdiklerine iman eden bir insan, dünyanın en zenginlerinin tamamından daha

zengindir.

İmanla ölen bir Müslümanın sonsuz senelerde kalacağı

cennetin bir gülünü dünyanın tamamını verseniz alamazsınız.

Onun için bizim ifadelerimiz farkı anlatamaz ama Rabbimiz

Allah ın lütfu ve rahmeti, onların (Kâfirlerin) topladıklarından daha

hayırlıdır buyurur.